Canlıların yaşam alanları daralıyor: Uzmanlardan tampon bölge uyarısı


  • Oluşturulma : 30.07.2026 10:59
  • Güncelleme : 30.07.2026 10:59
  • Kaynak : DHA
14 görüntülenme

İklim değişikliği ve insan faaliyetlerinin etkisiyle son yıllarda başta böcekler olmak üzere birçok canlının kentlerdeki popülasyonunda artış yaşanıyor. Uzmanlar, şehirleşmenin doğal yaşam alanlarını daraltmasının ve ekolojik dengenin bozulmasının bu artışta önemli rol oynadığına dikkat çekiyor.

Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurşen Alpagut Keskin, böceklerin ve diğer organizmaların uygun yaşam koşulları ile besin kaynaklarına ulaştıklarında popülasyonlarını artırma eğiliminde olduklarını belirtti. Son yıllarda kentleşmenin doğal yaşam üzerindeki etkisinin daha belirgin hale geldiğini ifade eden Keskin, "Son 20 yılda şehirlerle doğal yaşam alanlarının sınırlarının, hayvanların, bitkilerin, canlıların yaşayabileceği tampon bölgelerin kaybolduğunu görüyoruz. Tampon bölgelerin kaybolmasının yanı sıra atıklar da böceklere kolay yaşam alanı sunuyor. Böylelikle evlerimizin içerisine girmelerini destekleyecek bir durum yaratıyoruz" dedi.

Canlıların değişen iklim koşullarına uyum sağlamaya çalıştığını vurgulayan Prof. Dr. Keskin, küresel ısınmanın birçok türün yaşam alanlarını değiştirdiğini belirtti. Keskin, "Çoğu organizmanın dağılış alanlarını genişlettiklerini ya da değiştirdiklerini görebiliyoruz. Buna küresel iklim değişikliğinin de sebep olduğunu söyleyebiliriz. Ama küresel iklim değişikliğinin de insan kaynaklı olduğunu unutmamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Yaz aylarında özellikle sivrisinek popülasyonlarında görülen artışın mevsimsel olarak doğal olduğunu dile getiren Keskin, göç yoluyla ülkeye gelen böcek türlerinin de geçmiş yıllara kıyasla daha sık görülmeye başlandığını söyledi. Konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Ülkemize göç eden böcekler, geçmişe göre daha fazla görülüyor. İnsanlar böceklerden olduğu kadar böcekler de insanlardan muzdarip. Sorun hayvan kaynaklı değil, tamamen insan kaynaklı" dedi.

EÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Keskin ise teknolojik gelişmeler, artan insan faaliyetleri ve büyüyen karbon ayak izinin habitat kayıplarını hızlandırdığına dikkat çekti. Keskin, "Son 20-30 yıldaki teknolojik gelişim, insanların konfor alanını genişletmesi ve karbon ayak izimizin büyümesi habitat kayıplarına sebep oluyor ve pek çok tür yok oluyor. Böceklerdeki sayısal artışları görüyoruz ama bir taraftan yok oluş var. Faydalı türler diyebileceğimiz o diğer böcek türlerini avlayan, onlarla beslenen türler yok olduğu için diğerlerinde artışlar ortaya çıkmaya başladı" diye konuştu.

Doğal yaşam alanlarının korunmasının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Bekir Keskin, bir çayırın yapılaşmaya açılmasıyla o bölgede yaşayan türlerin yaşam alanlarını kaybettiğini belirtti. Bunun sonucunda farklı türlerin bölgeye yerleşebildiğini ifade eden Keskin, **"O alana hamam böcekleri, sivrisinekler gelecektir. Habitatı yok etmek türlerin değişimine neden oluyor. Canlıların yaşam alanı küçülüyor. Zaman zaman sarıömer, et yiyen örümcekler veya dev çekirgelerden bahsediliyor, yaban hayvanlarıyla çok fazla karşılaşılıyor. Kendi alanımızı genişlettiğimiz için o türlerle daha fazla karşı karşıya geliyoruz. İnsanın konfor alanı bir tarafta ama diğer tarafta da bazı türler bunlardan zarar görüyorlar. Habitatları yok olunca yaşam faaliyetlerini gerçekleştirebilecekleri çok sınırlı alanlara doğru göç ediyorlar. Son dönemdeki istilacı böcek türlerinin ortaya çıkmasının sebebi de küresel ısınma ile birlikte farklı alanlara doğru göç etmelerinden kaynaklanıyor. Çok zarar verildi. Derenin yatağını değiştirip önüne baraj yapılınca bir tarafta insanlık için su topluyoruz diğer taraftan derenin yatağındaki yaşam alanlarını yok ediyoruz. Mevcut habitatları korumalıyız." değerlendirmesinde bulundu.