Engelli bireylere doğayla iç içe müzik terapisi
- Oluşturulma : 12.01.2026 11:23
- Güncelleme : 12.01.2026 11:23
- Kaynak : 78
İzmir'in Narlıdere ilçesinde özel gereksinimli bireyler, doğal yaşam alanı içerisinde müzik ve sanatla rehabilite ediliyor. 1,5 yaşında otizm tanısı konulan Tuna Coşkun'un (42) annesi Ayşe Coşkun oğlunun aşama aşama ilerleme katettiğini belirtip, "'Tuna konuşamaz, yazamaz, okuyamaz, yürüyemez' dediler ama çok uzun süre uğraşıp savaş verdim. Tuna şimdi yazıyor, şiir ezberliyor. Piyanoyu ezbere çalıyor" dedi.
Narlıdere Zihinsel Engelliler Derneği bünyesinde bir araya gelen hafif ve orta düzeydeki zihinsel engelli bireyler, müzik, sanat ve spor ile iç içe vakit geçirerek gelişimine katkı sağlıyor. Farklı enstrümanlar çalarak yeteneklerini geliştiren özel gereksinimli gençler, müzik eşliğinde şarkılar söyleyerek sosyalleşiyor. Uzun süredir özel eğitim desteği alan oğlu Tuna'nın her geçen gün yeni bilgiler öğrendiğini aktaran anne Ayşe Coşkun, "Tuna'nın bebekliğinde bir şey anlamadık. 1,5 yaşında fark ettim. Kalça eğriliği de vardı. Onu kabul etmeye çalışırken otizm ile yüzleştik. Tuna konuşamaz, yazamaz, okuyamaz, yürüyemez dediler ama çok uzun süre uğraşıp savaş verdim. Tuna ile ilgilenmek için öğretmenliği bırakıp emekli oldum. Onunla gurur duyuyorum. Tuna şimdi yazıyor, şiir ezberliyor, piyanoyu ezbere çalıyor" dedi.
YÜRÜYEN KASETLİ LAKABI TAKTIK
Özel gereksinimli bireyler için eğitimin ömür boyunca devam ettiğini anlatan müzik terapisti Özge Özgündüz de Tuna'nın 40 yaşında piyano çalmayı öğrendiğini belirtip, "Tuna ile tanıştığım ilk günden beri güzel yol kat ettik. Kendisine aramızda 'yürüyen kasetli' lakabı taktık. Çünkü birçok şarkıyı ezberinde tutuyor. Biz unutuyoruz, o unutmuyor. Şarkı söylemeyi, piyano çalmayı biliyor. Arkadaşları ve bizlerle olmayı seviyor. 42 yaşında ama hala yeni bir şey öğrenmeye açık. Yeni çıkan şarkıları heyecanla öğreniyor" diye konuştu.
40'INDA DARBUKA ÇALMAYI ÖĞRENDİ
Grup eğitimi alan özel gereksinimli bireylerden Hasan Kudar'ın (35) annesi Sevgi Kudar da zihinsel engellilerin 60 yaşına gelse de çocuk kaldığını hatırlatıp, "Eğitimin faydalarını gördüm. Oğlumun eve kapanmasını, televizyona mahkum olmasını istemiyorum. Çünkü yapacak başka bir şey yok. Öğrendiklerini unutmasın. Eğitimin yaşı yok. Çocuklarımız burası sayesinde 40'ında darbuka çalmayı öğrendi" ifadelerini kullandı.
'Frajil X' sendromuna sahip Bora Biber'in (26) babası Hüseyin Biber ise, "Oğluma 1,5 yaşında teşhisi kondu. Aşama aşama eğitimlerden faydalandık. Sürekli öğreniyorlar. Haftada iki saat yetmiyor. Bu eğitimde sosyalleşiyorlar. Eğitim ömür boyu sürecek bir faaliyettir" diye konuştu. Müzik terapisine darbuka çalarak katılan Barış Topbaş (28) da "5 yaşından beri buraya geliyorum. Emekliyordum burada ayaklandım fizyoterapistler sayesinde. Ücretsiz eğitim alıyoruz. Biz burayı bırakmak istemiyoruz. Çünkü bizim yaşam alanımız" dedi.
YAŞAM BOYU BU DESTEKTEN FAYDALANMALI
Narlıdere Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Besim Toker de engelli bireylerin eğitiminin anayasal bir hak olmakla birlikte aynı zamanda yaşam boyu devam eden bir süreç olduğuna dikkat çekip, "Bu yıldan itibaren 26 yaşını doldurmuş engelli bireyler özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanamıyor. Bu engelli bireyin eve kapanması anlamına geliyor. Özel eğitime gereksinim duyan tüm bireyler, yaşam boyu bu destekten faydalanmalı. Bağımsız yaşam becerilerini kazanmasına yönelik çalışmalara ağırlık verilmeli. Bu gençlerin markete gitmeleri, bağımsız toplu taşım araçlarından faydalanma ya da sinemaya, tiyatroya gidip toplumla kaynaşmaları sağlanmalı. Bu merkezi 2009 yılında Kalkınma Ajansı desteğiyle hizmete soktuk. Dönemin kalkınma bakanı ve cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz merkezi ziyarete etti. Bu tip yerlerin yaygınlaşması için talimat verdi. Engellilerin 27 yaşından sonra eve kapanmaları değil bu merkezlerin yaygınlaştırılarak özel eğitim desteğinin sürmesi önemli. Yerel yönetim, sivil toplum kuruluşu ve kamu sacayağı gibi birlikte olmalı. Engelli bireylerin spor, alışveriş, sanatsal faaliyetler, seramik atölyesi, takı tasarımı, mutfak atölyesi çalışmaları ile desteklenmesi gerekir" dedi.