İki çocuğunu aynı hastalıktan kaybeden anne, böbreğiyle Doruk'a umut oldu


  • Oluşturulma : 08.07.2026 10:34
  • Güncelleme : 08.07.2026 10:34
  • Kaynak : AA
12 görüntülenme

Van'da yaşayan Demirdoy çifti, akraba evliliğine bağlı gelişen genetik nefrotik sendrom nedeniyle iki çocuklarını kaybetti. Aynı hastalıkla mücadele eden 3 yaşındaki Doruk ise İzmir'de annesinden yapılan böbrek nakli sayesinde yeniden sağlığına kavuştu.

Van'da yaşayan Özlem (45) ve Özgen Demirdoy (46) çifti, akraba evliliğine bağlı genetik nefrotik sendrom nedeniyle büyük acılar yaşadı. Aynı hastalık nedeniyle iki çocuklarını kaybeden aile, üçüncü kez aynı teşhis konulan 3 yaşındaki oğulları Doruk'un sağlığına kavuşmasıyla umut buldu. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi Organ Nakli Merkezi'nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla Doruk'a annesinin böbreği nakledildi.

Ailenin ilk çocukları İremsu, 2012 yılında dünyaya geldi. Bebeklik döneminde nefrotik sendrom teşhisi konulan İremsu, 2014 yılında yaşamını yitirdi. Sağlıklı büyüyen ikinci çocukları Umutcan'ın ardından 2018 yılında doğan Muhammet Mustafa'ya da 1 yaşındayken aynı hastalık teşhisi konuldu. Mustafa için böbrek nakli planlanmasına rağmen pandemi döneminde ameliyatların ertelenmesi ve sevk sürecindeki gecikmeler nedeniyle nakil gerçekleştirilemedi. Muhammet Mustafa, 2022 yılında 4 yaşındayken hayatını kaybetti.

2023 yılında dünyaya gelen Doruk'a da aynı hastalık teşhisi konulunca aile, Van ile İzmir arasında tedavi sürecini sürdürdü. Yapılan değerlendirmelerin ardından Doruk'a annesinden böbrek nakli gerçekleştirildi ve küçük çocuk sağlığına kavuştu.

Yaşadığı süreci anlatan anne Özlem Demirdoy, "İki çocuğumu da aynı hastalıktan kaybettim. İlk çocuğum ne diyalize ne nakle gidebildi, üst solunum yolu enfeksiyonundan kaybettik. İkincisini ise pandemide kaybettim. Nakil için bizi Antalya'ya göndereceklerdi. Tam gidecekken ameliyatların iptal olduğunu söylediler. O zaman da böbreğimi verecektim, olmadı. Onu 4 yaşındayken kaybettim. Kısmet Doruk'aymış. Doruk için yaşadığım korkular anlatılmaz. İki yıldır İzmir'e tedaviye getiriyordum ama hiç umudum yoktu. Hep aynı acıyı yaşayacağımı düşünüyordum. Çok şükür ki doktorlarımız sayesinde nakil oldu, çok mutluyum" ifadelerini kullandı.

Baba Özgen Demirdoy da geçmişte hastalıkla ilgili kendilerine umut verilmediğini belirterek, "İlk çocuğumuzda çok uğraştık, Mersin'e götürdük ama kurtaramadık. 'Böbrek verseniz bile çürütür' dediler. Bu düşünceyle yaşarken Mustafa da aynı hastalığa yakalandı ve pandemiden dolayı nakil olamadan vefat etti. Doruk'a da 1 yaşında bu teşhis konulunca eski acılardan dolayı yine kurtaramayacağımızı düşündük. Umutsuzduk ama İzmir'deki doktorlarımız bize yardımcı oldular ve ameliyat başarıyla geçti. Organ naklini herkese tavsiye ediyorum. Bir hayat kurtarmak kadar güzel bir şey yok" dedi.

Ameliyatı gerçekleştiren ekibin başkanı Op. Dr. Işık Özgü, operasyonun teknik açıdan oldukça zorlu geçtiğini belirterek, "Bu vakayı özellikli kılan, hastamızın 3 yaşında olmasına rağmen gelişme geriliği nedeniyle 1 yaşındaki bir çocuk boyutunda ve kilosunda olmasıydı. Neredeyse anne böbreği, çocuğun boyutu kadardı. Teknik olarak bizi zorlayan ve başarı şansı erişkin nakillerine göre daha düşük olabilen ameliyatlardır. Kadın böbrekleri erkeklere göre biraz daha küçük olduğu için teknik olarak bizi daha az zorlasın diye anneyi tercih ettik. Ameliyat normalden uzun sürse de çok yüz güldürücü bir sonuç aldık. Artık diyaliz ihtiyacı yok, umarım sağlıkla yaşamına devam edecek" diye konuştu.

Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu ise hastalığın genetik yönüne dikkat çekerek, "Bu ailede akraba evliliği söz konusu ve buna bağlı bir genetik mutasyon var. Hem annede hem babada bu mutasyon olduğu için çocuklarda nefrotik sendrom gelişmiş. Bu hastalık idrarda ileri derecede protein kaybına ve zamanla son dönem böbrek yetmezliğine yol açar. Çocuk hastalarda yaşam kalitesi ve uzun ömür için diyaliz yerine her zaman nakli tercih ederiz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de kadavra bağışının yetersiz olması nedeniyle canlı vericiden naklin önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Keskinoğlu, "Anne taşıyıcı olmasına rağmen böbrek işlevleri sağlam olduğu için nakil sonrası hastalığın nüksetme olasılığı çok düşüktür. Doruk artık zamanla kendisini toparlayacak, akranları gibi büyüyecek ve sosyal ilişkilerini geliştirecektir. Bundan sonra genetik tabloya bağlı olarak böbrek yetmezliği gelişme olasılığı çok düşüktür. Anne taşıyıcı olmasına rağmen böbrek işlevleri sağlam olduğu için nakil sonrasında aynı hastalığın tekrar etme olasılığı da çok düşüktür. Bu çocuk açısından işlerin yolunda gideceğini düşünüyoruz" dedi.