İki yıldır beklediği karaciğer çıkınca zamana karşı yarıştı; ambulans uçakla ameliyata yetişti


  • Oluşturulma : 21.04.2026 10:48
  • Güncelleme : 21.04.2026 10:48
  • Kaynak : DHA
15 görüntülenme

İzmir'in Foça ilçesinde yaşayan Karsu Oktay (16), 2 yıldır beklediği karaciğer nakli müjdesini babasının memleketi Kars'ta aldı. Hava muhalefeti ve mesafeye rağmen 8 saatte İzmir'e ambulans uçakla yetiştirilen Oktay, operasyonun ardından sağlığına kavuşurken, “Şimdi çok iyiyim” dedi.

Foça Cemil Midilli Meslek Lisesi 10'uncu sınıf öğrencisi Karsu Oktay'ın hayatı, 2 yıl önce karaciğerinde saptanan 10 santimetrelik kitleyle değişti. Nakil sırasına giren Oktay, umudunun tükenmeye başladığı bir anda moral bulmak için 2009 yılında kaybettiği babasının memleketi Kars'a gitti. O tarihlerde Kayseri'de olan annesinden gelen gece yarısı telefonu, Karsu için zamana karşı yarışı başlattı. Uygun organ bulunduğunu öğrenen Oktay, İzmir'e gelmek üzere yola çıktı, ancak hava muhalefeti nedeniyle Kars'tan uçamadığı için Erzurum'a ulaştırıldı. Özel ambulans uçakla İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na, oradan da hazır bekleyen ambulansla Acıbadem Kent Hastanesi'ne getirilen Oktay, Prof. Dr. Murat Kılıç ve ekibi tarafından ameliyata alındı. 9 Nisan'da gerçekleşen ve 8 saat süren nakille Oktay, hem kanserden hem de karaciğer yetmezliğinden kurtuldu.

"OKULU BİTİRİP MÜHENDİS OLMAYI PLANLIYORUM"

İki yıl önce nezle şikayetiyle Foça Devlet Hastanesi'ne gittiğini ve tahlillerde karaciğer fonksiyonlarının çok yüksek çıktığını anlatan Karsu Oktay, "İlaç kullandım ama tekrar yüksek çıkınca ultrasonla bakmak istediler. Kitle tespit edildi ve İzmir Şehir Hastanesi'ne sevk ettiler. Daha sonra 2 kez biyopsi oldum, ardından ameliyat kararı çıktı ve 2024 yılında organ sırasına girdim. 2 yıldır bekliyordum ve bu süre içinde çok sıkıldım, bazen umutsuzluğa kapılıyordum. Hiçbir yere çıkamamak veya tatile gidememek canımı çok sıkıyordu. Memlekette babaannem ve dedem var, onları çok özlediğim için Kars'a gittim. Ramazan Bayramı'nı orada geçirdim. Bir akşam annemden telefon geldi, organ bulunduğunu söyledi. Sevinçten elim ayağım titredi. 'Yetişebilir miyim?' korkusuyla yola çıktım ama yetiştim. Kars'tan Erzurum Havalimanı'na geçtim, sağlanan uçakla buraya geldim ve ambulansla acile giriş yaptık" dedi. Ameliyata girerken hiç korkmadığını ve doktorlarına güvendiğini anlatan Oktay, "Gözümü açtığımda yoğun bakımdaydım. İlk anlarda elimi oynatamıyor, gözümü tam açamıyordum. Bir gece yoğun bakımda geçti, doktorlarım vizite gelince beni gayet iyi gördüler. Şimdi çok iyiyim. Bundan sonra bütün hedeflerime odaklanacağım ve hepsini gerçekleştirmeye çalışacağım. Yenilenebilir enerji bölümünde okuyorum; okulu bitirip mühendis olmayı planlıyorum" diye konuştu.

"TELEFONUMU HİÇ KAPATMADIM"

Kızının sağlığına kavuşmasıyla mutluluk yaşayan anne Şafak Tayfun ise şöyle konuştu:

"İzmir Şehir Hastanesi'nde 2 yıl tedavi gördük, sonra bizi Murat Hoca'ya yönlendirdiler. Organ haberini aldığımda saat 21.00 civarıydı. Çok heyecanlandım, ne yapacağımı bilemedim ama çok şükür kızım yetişti. Bu organ bağışını yapanlara çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun, kızıma can ve umut oldular. Umudumu hiç kaybetmedim, hep bekledim. Telefonlarımı hiç kapatmadım, yanımdan hiç ayırmadım. Hep dua ettim ve inandım. Çok şükür Rabb'im bize yardım etti. Kızımı böyle sağlıklı gördüğüm için gerçekten çok mutluyum."

"HİÇ PES ETMEDİK"

Karsu Oktay'ın İzmir'e yetiştirilmesinde çaba sarf eden üvey babası Garip Tayfun ise sürecin zorluğuna dikkat çekerek, "Kızımıza teşhis konduktan sonra zorlu bir süreç başladı ama hiç pes etmedik, hep koşturduk. Eşimin ve bizlerin karaciğeri uymadığı için kadavra sırasına girdik. Çok değerli insanların organ bağışı sayesinde kızımız hayata tutundu. Onu hiçbir an yalnız bırakmadım. Babaannesini görmek istediği için onu memleketimize göndermiştik, tam o sırada nakil haberi denk geldi. Ambulans ve uçakla kızımızı sabaha karşı İzmir'e yetiştirdik. Bu süreçte doktorlarımız da çok büyük çaba gösterdiler. Organ bağışı çok önemli, biz 2 yıldır bu bağışı bekliyorduk ve sonunda kızımızda yeni bir can oldu. Bunun ne kadar kıymetli olduğunu buradan herkese söylemek istiyorum."

"ÇİFTE HASTALIĞA TEK ÇÖZÜM"

Operasyonu gerçekleştiren ekibin başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç, "Karsu'da 'Abernethy Sendromu' dediğimiz bir hastalık mevcuttu, karaciğere gitmesi gereken damar gitmiyor ve organın beslenmesi bozuluyordu. Bu durum kronik karaciğer hastalığına, onun üzerine de karaciğer kanserine yol açmıştı. Maalesef 2 ayrı odakta kanser gelişmesi mevcuttu. Bu durumda yapılacak en etkin tedavi karaciğer nakliydi. Böylece hem yetmezlik hem de kanser tedavi edilmiş olacaktı. İki yıl önce bize başvurduğunda canlı verici adayı olmadığı için kadavra listesine aldık. Bu sürede kanseri durdurmak için kemoterapi uyguladık. Geçtiğimiz hafta uygun organ çıkınca Karsu'yu çağırdık" ifadelerini kullandı.

Organ naklinin zamana karşı bir yarış olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kılıç, şöyle devam etti:

"Organ çıktığında saat 02.00 civarıydı ve verici de Karsu gibi genç, 17 yaşındaydı. Tek aksilik Karsu'nun o an Kars'ta olmasıydı. Bu sürprizle karşılaşsak da Karsu'nun sabaha gelmesi ameliyata yetişmesini sağladı. Organın çıkarılması sabahı buldu, ambulans uçak da saat 08.00'de hastanemizde oldu. Karaciğer naklinde organın buzda bekleme süresinin 12 saati geçmemesini isteriz. Karsu'da bu süre 8-9 saat oldu, yani nakil zamanında gerçekleşti. Değerleri gayet iyi, yakında taburcu edeceğiz."