Karaburun’da asırlık balıkçılık geleneği: Çökertme dalyan yaşatılıyor


  • Oluşturulma : 12.09.2026 10:41
  • Güncelleme : 12.09.2026 10:41
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
19 görüntülenme

İzmir’in Karaburun ilçesinde, balıkların doğal geçiş güzergahlarında uygulanan geleneksel ‘çökertme dalyan’ yöntemi, bir asırdan uzun süredir bölge balıkçıları tarafından sürdürülüyor. Sayıları giderek azalan balıkçılar, özellikle kefalin bol olduğu dönemlerde ağlarını denize kurup saatlerce gözetleme kulübelerinde bekliyor.

Karaburun’da geçmişi Cumhuriyet öncesine kadar uzanan çökertme dalyan avcılığı, günümüzde giderek azalan balıkçılar tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Balıkların geçiş noktalarına kurulan sistemde, balık sürüsünün ağın içine girmesi bekleniyor. Balıklar ağın içerisine girdiğinde ise ipler aynı anda çekilerek ağ kaldırılıyor ve sürü ağın içerisinde tutuluyor. Balıkçılar daha sonra küçük teknelerle ağın içine girerek avı topluyor. Herhangi bir yem veya radar sisteminin kullanılmadığı yöntemde, balıkçılar denizdeki hareketliliği gözetleme kulübelerinden takip ediyor.

“Dededen babaya, babadan da bana geçti”

Çökertme dalyan avcılığını sürdüren 43 yaşındaki Mehmet Balıkçı, balıkçılık yapmadığı zamanlarda çiftçilikle uğraştığını belirtti. Yöntemin kendisine ailesinden kaldığını ifade eden Balıkçı, "Dededen babaya, babadan da bana geçti. 15 yaşından beri yapıyorum" dedi.

Avcılığın büyük ölçüde sabır gerektirdiğini söyleyen Balıkçı, dalyanın nasıl çalıştığını şöyle anlattı:

"Bu iş sadece sabırdır, gelip sabahtan akşama bekliyoruz. Sabah ağımızı alıp denize geliyoruz. Denizin içerisine diktiğimiz iki tane direk var. Direklere ağımızı bağlayıp, iplerin bir ucunu kulübeye alıyoruz. Gözetleme kulübesinde balığı bekliyoruz. Balık ağın içine girdiği zaman iki ipi aynı anda kaldırıp balığı ağın içinde hapsediyoruz. Sonrasında küçük teknemizle içeri girip ağı kaldırıp teknenin içine alıyoruz"

Çökertme dalyan yöntemiyle yalnızca kefal avladıklarını belirten Balıkçı, av sezonunun hava koşullarına ve balığın geçiş dönemlerine göre değiştiğini söyledi.

Ağustos, eylül ve ekim aylarının yanı sıra kış aylarında havanın uygun olduğu dönemlerde yaklaşık 1-2 ay avlandıklarını belirten Balıkçı, "Sadece kefal avlıyoruz. Günde 5, 50 ya da 100 tane de gelebilir, hiç de gelmeyebilir" diye konuştu.

Av sırasında yem ya da radar kullanmadıklarını vurgulayan Balıkçı, "Nasibimizde varsa tutarız, yoksa boş gideriz" dedi.

Yarımadada 25 dalyan bulunuyor

Tepeboz Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Recep Haskan da çökertme avcılığının Karaburun Yarımadası’na özgü bir yöntem olduğunu söyledi.

Balıklıova ile Küçükbahçe arasında 25 çökertme dalyanının bulunduğunu belirten Haskan, Foça’da da iki dalyan olduğunu ifade etti. Haskan, yöntemin başka bir bölgede uygulanmadığını belirterek, avcılığın yöreye özgü niteliğine dikkat çekti.

Haskan, "Çökertme avcılığı yöremize özgü bir avcılık. Yarımadada Balıklıova'dan Küçükbahçe'ye kadar 25 tane kurulu çökertme avcılığının yapıldığı dalyan var. 2 tane de Foça'da var. Başka da hiçbir yerde bu avcılık türü yok. Sadece yöremize ait bir avcılık türü. Bir dalyanda en az 2-3 kişi avlanıyorlar. İşin sermayesi beklemek ve gelen balığı avlamak. Son zamanlarda balık az ama arkadaşlarımız sabırla bekliyor" dedi.

“Meslek bitmek üzere”

Çökertme dalyan avcılığının tarihinin Cumhuriyet’in ilanından da önceye uzandığını belirten Haskan, yöntemin geçmişten bugüne aileler aracılığıyla aktarıldığını söyledi.

Haskan, "Rumların olduğu zamanlardan bu yana bu avcılık türü var. O günlerden bugünlere geliyor. En çok da dededen toruna geçiyor. Geçmişle günümüzü kıyaslarsak meslek bitmek üzere, son yıllarını yaşıyor. Çünkü artık bir evi geçindirecek bir getirisi yok. Bunlar belirli dönemlerde, balığın en çok bol olduğu geçiş dönemlerinde kuruluyor. Ocak, şubat, mart, ağustos, eylülde yapılıyor" diye konuştu.

Günümüzde ekonomik getirisi azalan ve balıkçı sayısı giderek düşen çökertme dalyan avcılığı, buna rağmen Karaburun’da geleneksel yöntemlerini koruyan balıkçıların çabasıyla sürdürülüyor.