Midyatlı kadınlar coğrafi işaretli Acuru turşuya dönüştürüyor
- Oluşturulma : 26.07.2026 11:21
- Güncelleme : 26.07.2026 11:21
- Kaynak : DHA
Mardin'in Midyat ilçesinde coğrafi işaret tesciline sahip acurun hasadının tamamlanmasının ardından, Çok Amaçlı Toplum Merkezi'nde (ÇATOM) üretim mesaisi başladı. Midyat Kaymakamlığı bünyesinde faaliyet gösteren merkezde bir araya gelen 50 kadın, geleneksel yöntemlerle hazırladıkları acur turşularını hem yurt içine hem de yurt dışına ulaştırıyor.
Susuz bostanlarda yetiştirilen coğrafi işaretli acurlar, yaklaşık bir ay süren üretim sürecinde 1, 2,5 ve 5 litrelik şişelere özenle yerleştiriliyor. Turşular; nohut, şeker, sarımsak, acı biber, kişniş ve kaya tuzlu su kullanılarak, hiçbir kimyasal katkı maddesi eklenmeden hazırlanıyor.
Üretimi tamamlanan bini aşkın kavanoz turşu, bölgedeki doğal taş mağaralarda bekletilerek olgunlaştırılıyor. Midyat Kadın Girişimi ve Kooperatifi aracılığıyla satışa sunulan ürünler, Türkiye'nin farklı şehirlerinin yanı sıra yurt dışındaki gurbetçilere de gönderiliyor. Üretime katılan kadınlar ise hem boş vakitlerini değerlendiriyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor.
"ÇOK İSTENEN BİR ÜRÜN HALİNE GELDİ"
Midyat ÇATOM Yöneticisi Gülten Erol, acur turşusunun özellikle gurbetçilerden yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "ÇATOM’da Midyat’ın coğrafi işaretli olan acur turşusunu burada üretiyoruz ve bunları turşu haline getiriyoruz. Biliyorsunuz ki bizim acurlarımız tarlada susuz bir şekilde yetişiyor. Yaz döneminde kadınların usta ellerinde geçerek çok lezzetli bir turşu haline geliyor. Biz bunu kış döneminde yemeklerimizin yanında olmazsa olmazlardan biri olarak tüketiyoruz. Buraya gelen kadınlar, keyifle merkezimize gelerek hem burada çalışıyor hem de ekonomik güçlerine katkı sağlıyorlar. Kazandıkları ile çocuklarına, eşlerine ve evdeki bütçeye katkıda bulunuyorlar. Bu coğrafi ürünümüz gerçekten hemen hemen herkes tarafından biliniyor ve çok istenen bir ürün haline geldi. Bizler de her yıl yaklaşık 5 tona yakın acuru turşu haline getiriyoruz. Aynı zamanda yurt dışına da gönderme imkanımız oluyor. Çünkü oradaki bütün gurbetçi misafirlerimiz, buraya geldikleri zaman ilk sordukları şey 'Turşu var mı?' oluyor. Acurumuzun en önemli özelliklerinden bir tanesi, özellikle bunları tarladan seçip getirmemizdir. Çünkü büyük acur kullanmamaya özen gösteriyoruz. Hem şişelerimizin içine girmiyor hem de küçük olan acur biraz daha lezzetli oluyor ve görsel olarak da daha güzel hitap ediyor. Aynı zamanda biz her yıl bunu bu şekilde üretiyoruz" dedi.
"TURŞULARIMIZ ÇOK GÜZEL OLUYOR"
Üretimde görev alan kadınlardan Yıldız Demir ise hazırlık sürecini anlatarak, "Biz burada kadınlarımızla beraber turşu hazırlıyoruz. Sabahları buraya, ÇATOM’a geliyoruz. Acur geliyor, onları iyice temizledikten sonra yıkıyoruz. Şişelerimizin dibini kuruttuktan sonra acurlarımızı içine dolduruyoruz. Sularımızı doldurduktan sonra suyunu ekliyoruz ve iyice, sıkıca ağzını kapattıktan sonra serin bir yerde muhafaza ediyoruz. 15 gün sonra turşularımız yenmeye hazır hale geliyor. Özellikle ÇATOM turşusu çok tercih ediliyor. Gelip tatmanızı tavsiye ederiz. Özel olarak yetişiyor ve çok güzel oluyor. Özellikle küçük olmasını tercih ediyoruz, büyüklerini koymuyoruz" diye konuştu.