Otizm tanısıyla başlayan mücadele üniversite başarısıyla taçlandı


  • Oluşturulma : 26.07.2026 10:33
  • Güncelleme : 26.07.2026 10:33
  • Kaynak : DHA
11 görüntülenme

İzmir'de ilkokul 3'üncü sınıfta otizm tanısı alan 22 yaşındaki Mehmet Atalay Sağlık, uzun yıllar aldığı özel eğitimin ardından İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü'ne yerleşti. Üniversite eğitimini sürdüren Sağlık, otizmin hedeflerine ulaşmasının önünde bir engel olmadığını vurguladı.

Mehmet Atalay Sağlık'ın eğitim yolculuğu, ilkokul yıllarında öğretmenlerinin fark ettiği iletişim ve davranış farklılıklarıyla başladı. Ailesinin başvurusu üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda ilkokul 3'üncü sınıfta otizm tanısı konulan Sağlık, bu süreçten sonra uzun yıllar özel eğitim desteği aldı.

Çocukluk döneminden itibaren tarih ve sanata ilgi duyan Sağlık, üniversite sınavına hazırlandığı 2021 yılında babası Necati Sağlık'ı kaybetmesine rağmen eğitim hedefinden vazgeçmedi. Azmiyle yoluna devam eden Sağlık, 2021-2022 eğitim öğretim yılında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü'nü kazanarak üniversite hayatına başladı.

"İKİ KİTABIM VAR"

Otizm tanısının yaşamındaki hedeflere ulaşmasına engel olmadığını dile getiren Mehmet Atalay Sağlık, "Ben Otizm Farkındalık Günü olan 2 Nisan 2003 tarihinde dünyaya geldim. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi'nde sevdiğim bölüm olan Tarih bölümünde okuyorum. Aynı zamanda sanatla da ilgileniyorum. Matbaada bastırdığım iki kitabım var. Biri, 10 yaşımdan beri yazdığım şiirlerden oluşan 'İrfan Denizi', diğeri ise üniversite yıllarında yazmaya başladığım 'Kahkaha Mahallesi' adlı kitabım" dedi.

"KEŞFETMEYİ SEVİYORUM"

Tarih alanına duyduğu ilgiyi anlatan Sağlık, "Ben kendime 'iştahlı bir kaşif' ya da 'azimli bir seyyah' diyorum. Tıpkı Orta Çağ'da Çin Seddi'ni aşan iki seyyah Marco Polo ve İbn Battuta gibi keşfetmeyi seviyorum. Otizm Farkındalık Günü kapsamında üniversitemizde düzenlenen bir etkinlikte yer aldım. Bunun çok önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Okulumda başka otizmli bir birey var mı; bilmiyorum ancak bunu cesurca dile getiren ben oldum" diye konuştu.

"ÇOK GURUR DUYUYORUM"

Anne Feride Sağlık ise oğlunun tanı sürecinden bugüne kadar yaşadıklarını anlatarak, "Atalay çok hareketli bir çocuktu ancak okulda içine kapanık ve tedirgindi. Öğretmeninin tavsiyesi üzerine hastaneye gittik ve otizm tanısı konuldu. O günden sonra tedaviye başladık ve özel eğitim aldı. İletişiminin gelişmesi için satranç kursuna gitti. Dikkat eksikliğini yendi, arkadaşlarıyla iletişimi arttı ve çeşitli ödüller almaya başladı. Tiyatroda da başarılıydı. Aynı zamanda tarihe çok ilgisi vardı. Atalay'ın YKS'ye gireceği yıl babası Necati Sağlık'ı kaybettik. Zor bir süreç geçirdik. Buna rağmen sınavda başarılı olarak Katip Çelebi Üniversitesi Tarih Bölümü'nü kazandı. Üniversiteye alışma sürecinde biraz bocaladı. Ben de öğretmenleriyle sürekli iletişim halinde oldum. Onunla çok gurur duyuyorum. Gittiği her yerde başarılı oluyor ve oğlumdan 'Akıllı, becerikli ve çok kibar' diye söz ediyorlar. Tarihe ilgisi her zaman vardı. Ortaokuldaki tarih öğretmeni derste onu kaldırıp, 'Sen anlat, çok güzel anlatıyorsun' dermiş. Aslında puanı eczacılık bölümüne de yetiyordu. Ben eczacılık okumasını istedim ancak o, 'Tarihçi olacağım' dedi. Ben de isteğini kırmadım. Çünkü çocuklar sevdikleri alanda daha başarılı oluyor" ifadelerini kullandı.

"SAYGISI VE SEVGİSİ HEP ÇOK BÜYÜKTÜ"

Mehmet Atalay Sağlık'ın özel eğitim öğretmeni Nurcan Yıldız da öğrencisinin gösterdiği gelişimin kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, "Atalay, özel eğitimden mezun ettiğimiz öğrencilerimizden biri. İlk geldiği günden beri bizi hiç üzmedi. Saygısı ve sevgisi hep çok büyüktü. Bugün bu başarılarını görmek bizi çok gururlandırıyor. Atalay'ı gelecekte çok daha iyi yerlerde göreceğimize inanıyoruz. Her seansa geldiğinde bize tarih ve savaşlarla ilgili testler hazırlardı. Bazen testi geçebiliyorduk, bazen geçemiyorduk. Zorlandığımız yerlerde ise doğru bilgileri hemen bize anlatıyordu. Atalay sayesinde erken tanı ve özel eğitimin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz" diye konuştu.