Serebral palsili Yağmur’un en büyük hayali bağımsız yürümek

Yazı Boyutu

Tarayıcınız bu videoyu desteklemiyor.

İzmir’de 25 haftalıkken 700 gram ağırlığında dünyaya gelen ve 14 aylıkken serebral palsi (SP) tanısı alan 9 yaşındaki Yağmur Kolaç, bağımsız yürüyebilmek için yoğun bir tedavi ve spor programı sürdürüyor. Haftanın 6 günü fizik tedavi, 1 günü ise havuz seansına katılan Yağmur, tüm zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmiyor. Ali Kuşçu İlkokulu’nda 3’üncü sınıfta kaynaştırma öğrencisi olarak eğitim gören Yağmur, bir gün arkadaşları gibi yürüyebileceğine inanıyor.

Buca’da yaşayan Yağmur Kolaç, 25 haftalıkken 700 gram olarak dünyaya geldi ve yaklaşık 2 ay küvözde kaldı. Bebekliğinden itibaren bacaklarında sertlik görülen Yağmur’un, 1 yaşına geldiğinde henüz oturamadığı ve emekleyemediği fark edildi.

Prematüre doğduğu için yaşadığı gelişim sorunlarının başlangıçta normal karşılandığını belirten ailesi, yapılan kontrollerde de herhangi bir sorun tespit edilmediğini söyledi. Ancak gittikleri özel eğitim merkezindeki bir fizyoterapistin şüphesi üzerine Yağmur’a 14 aylıkken beyin MR’ı çekildi. Tetkik sonucunda doğum sırasında oksijensiz kaldığı ve beyin kanaması geçirdiği belirlendi ve serebral palsi tanısı konuldu.

Yağmur, 5,5 yaşındayken kasılmalarının azaltılması amacıyla ‘Select Dorsal Rizotomi’ (SDR) ameliyatı geçirdi. Operasyonun ardından kasılmaları azalan Yağmur, walker kullanarak yürümeye başladı. Okula giderken bacaklarına ortez takılan ve ayaklarının içe dönmesini önlemek amacıyla streç filmle sarılması gereken Yağmur, dışarıda engelli puseti de kullanıyor.

Tedavi programını aksatmayan Yağmur, haftanın 6 günü fizik tedavi, 1 günü ise havuz seansına katılıyor. Derslerinde başarılı olan Yağmur’un yazdığı bir öykü de okulunun çıkardığı kitapta yayımlandı.

‘BİZE BİR ŞEY OLURSA EVLADIMIZ NE OLUR’

Kızının gelecekte daha bağımsız bir yaşam sürdürebilmesi için mücadele ettiklerini anlatan ev kadını anne Nevin Kolaç (40), "Şu an ömrümüz yettiğince her anında yanındayız. Ama yarın ne olacağımız belli değil. Bize bir şey olursa evladımız ne olur? Bizim gibi kim bakabilir? Kendi işini oturduğu yerden görebiliyor ama dışarı çıkarmak, okula götürmek, giydirmek gibi şeyleri ben yapıyorum. İsterim ki daha bağımsız olsun, biz olmadığımızda da kendi işini yapabilsin. Okulda derslerinde çok başarılı, okuma yazmasında bir sıkıntı yok, oldukça zeki bir çocuk" dedi.

‘FİZYOTERAPİST DURUMDAN ŞÜPHELENDİ’

Yağmur’un doğumundan sonraki süreçte yaşadıklarını anlatan Nevin Kolaç, "Yağmur 25 haftalık, 700 gram olarak doğdu ve 2 ay küvözde kaldı. Biz kucağımıza aldığımızda 2 kiloydu. Bebekliğinden beri bacaklarında sertlik vardı, bezini değiştiremiyordum ama prematüre olduğu için normaldir sanıyorduk. Küvözden çıktıktan sonra kontrollerini yaptırdık, problem olmadığını söylediler. Ancak 1 yaşına geldiğinde oturamıyor, emekleyemiyordu. Testler temiz çıkıyordu. Şans eseri gittiğimiz bir özel eğitim merkezindeki fizyoterapist durumdan şüphelendi. 14 aylıkken çekilen beyin MR'ında doğum sırasında oksijensiz kaldığı ve beyin kanaması geçirdiği için beyin felci geçirdiği ortaya çıktı. 5,5 yaşındayken kasılmalarını rahatlatmak için 'SDR' denilen büyük bir ameliyat geçirdi. Ameliyattan sonra kasılmaları azaldı, walker ile yürümeye ve daha aktif olmaya başladı" diye konuştu.

‘GÜCÜMÜZ YETTİĞİNCE MÜCADELE EDİYORUZ’

Yağmur’un tedavi sürecinde aile olarak ellerinden geleni yaptıklarını belirten baba Veli Kolaç (40), özel bir süpermarkette çalıştığını ve ailenin geçimini sağlamak için çalışmayı sürdürdüğünü söyledi. Kolaç, "İlk başlarda 'Neden biz?' diye sorabiliyorsunuz ama sonrasında bu soruları geride bırakıp, 'Önümüze bakacağız, planlayacağız' dedik. Ailenin gelirini ben sağladığım için çalışmak zorundayım. Eşim, kızıma hem el oldu hem ayak oldu. Okula, fiziğe giderken Yağmur'a en büyük desteği annesi verdi. Ameliyat ve fizik tedavi süreçlerimiz oldu. Bunların yanında ergoterapi ve duyu bütünleme alması gerekiyor. Ani refleksler bizim için büyük sıkıntı; çocuk ani bir olayda kendisini kapatabiliyor. Haftanın 6 günü fizik tedaviye, 1 günü havuz seansına gidiyor. Bunların sadece haftalık 2 saatini raporumuzla özel eğitimden karşılıyoruz. Geri kalan 6 saati eve gelen ücretli fizyoterapistlerle desteklemek zorundayız ki bu çocuklar gerilemesin. Gücümüz yettiğince, imkanlarımız el verdiğince bütün imkanlarımı çocuğum için kullanıyorum. Bu süreçte destek olmak isteyen kişilere kapımız her zaman açık. Çocuğun gelişimi ve daha sağlıklı olabilmesi için her türlü yardıma hazırız" dedi.

Yağmur’un fizik tedavi ve spor sayesinde elde ettiği gelişmelerin kendilerini umutlandırdığını ifade eden baba Kolaç, kızının artık ev içerisinde daha fazla hareket edebildiğini söyledi.

‘HAVUZ SEANSLARI SAYESİNDE GÖVDESİNİ DİK TUTABİLİYOR’

Veli Kolaç, kızının geldiği noktayı, "Yağmur yerde sürünürken artık emekleyerek evin içinde koltuğuna, ödev masasına çıkabiliyor. Havuz seansları sayesinde gövdesini dik tutabiliyor, şövalye duruşuna geçebiliyor. Yerde sürünen bir çocuktan koltuğuna çıkıp, oturan bir çocuğa dönüştü. Attığımız her adım bize bağımsızlık adımı olarak geri dönüyor. Daha fazlasını yapabilirsek bu çocuk bağımsızlığına kavuşacak, yürüyecek. Diğer arkadaşları gibi sokakta koşup, oynayabilecek. Bir baba olarak tek temennim, tek isteğim bu" sözleriyle anlattı.

‘HERKESİN DESTEĞİNİ BEKLİYORUM’

Yağmur Kolaç ise okul hayatını, hobilerini ve geleceğe ilişkin hedeflerini anlattı. Derslerinde başarılı olduğunu belirten Yağmur, "Derslerimde başarılıyım, kitap okumayı ve öykü yazmayı çok seviyorum. Okulumuzun çıkardığı kitapta hikayem var. Ameliyattan sonra kondisyon bisikleti sürmeyi öğrendim, ardından gerçek bisiklete geçtim. Bir gün yürüyeceğime inanıyorum. Büyüyünce makine mühendisi olmak istiyorum. İlerleme kaydettiğim için mutluyum ve herkesin desteğini bekliyorum. Teneffüslerde sınıfım zemin katta olduğu için koridorlarda geziyorum. Teneffüs 10 dakika olduğu için bahçeye inip, çıkana kadar süre bitebiliyor. Beden eğitimi derslerinde yürütecimle bahçeye iniyorum ama orada yürüteçsiz, tamamen bağımsız şekilde gezmeyi çok isterim" dedi.