TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, yapay zeka alanında yalnızca tüketici olmanın ülkeleri dışa bağımlı hale getirebileceğini belirterek üretici olmanın stratejik önemine dikkat çekti. Şeker, yapay zeka yaygınlaşsa da bilimsel yetkinliklerin ve alan uzmanlığının değerini koruyacağını vurguladı.
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, yapay zeka teknolojilerinin ülkelerin geleceği açısından taşıdığı öneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ege Üniversitesi Akademik Yıl Açılış Töreni dolayısıyla İzmir'e gelen Şeker, yapay zeka alanında üretim yapamayan ülkelerin zamanla başkalarının geliştirdiği sistemlere bağımlı hale gelebileceğini söyledi. Şeker, teknolojinin yalnızca tüketicisi olmanın bilimsel, siyasi ve ekonomik bağımsızlık açısından risk oluşturduğuna işaret etti.
YAPAY ZEKA ÇIKTILARI UZMANLAR TARAFINDAN DENETLENMELİ
Büyük dil modellerinin dünya genelindeki bilimsel ve kültürel birikimi barındıran geniş bir arşiv niteliğinde olduğunu belirten Şeker, bu kaynakların doğru sorularla ve dikkatli biçimde kullanılması gerektiğini ifade etti.
Yapay zeka araçlarının çeviri hataları yapabildiğini ve farklı kaynaklardan çelişkili bilgiler sunabildiğini hatırlatan Şeker, elde edilen verilerin analiz edilmesinde kullanıcıların alan bilgisine sahip olmasının önemini vurguladı. Yapay zeka tarafından oluşturulan içeriklerin doğruluğunun mutlaka uzmanlarca kontrol edilmesi gerektiğini belirten Şeker, şu ifadeleri kullandı:
"Yapay zeka ne kadar hayata girerse girsin alan uzmanlıklarının ve bilimsel yetkinliklerin hiçbir zaman değeri kaybolmayacak, daha da artacaktır."
“ÜRETİCİ OLMAK BAĞIMSIZLIK İÇİN STRATEJİK ÖNEMDE”
Yapay zeka teknolojilerinde üretici konumda bulunmanın yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda ekonomik, siyasi ve toplumsal güvenlik açısından da önemli olduğunu kaydeden Şeker, üretim yapabilen ülkelerin kendi bilimsel çalışmalarını ve fikirlerini dünyaya kabul ettirme fırsatı yakalayacağını dile getirdi.
Şeker, yapay zeka alanında tüketici konumunda kalmanın doğurabileceği riskleri şöyle anlattı:
"Eğer üretici olursanız dünyaya yönelik sözlerinizi kabul ettirme ve teorilerinizi, sentezlerinizi, bilimsel çalışmalarınızı artırma ve çoğaltma, buradan da başkalarını etkileme şansına sahipsiniz. Sonuçta bu işin ticari, siyasi, toplumsal güvenlik gibi birçok boyutu var. Bu konulara yönelik tedbirlerin de alınması ancak üretici olursanız olabilir. Tüketici olacak olursanız, üretim yapamazsanız, tüketici olarak kullanılmaya, güdülmeye ve başkalarının söylediklerini tekrarlamaya ya da onların hegemonyasını kabul etmeye doğru bir gidiş olur ki bu da bağımsızlığı kaybetmek demektir. Bunu kaybettiğiniz takdirde de ortada ne ticaret ne siyaset ne de toplum güvenliği kalır."
“VERİ PAYLAŞILMAK İÇİN ÜRETİLEN BİR ŞEY”
Türkiye'de veri güvenliği ile veri paylaşımının zaman zaman birbirine karıştırıldığını belirten TÜBA Başkanı Şeker, bilimsel çalışmaların sağlıklı yürütülebilmesi için güvenilir veriye ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Verilerin paylaşılmasının bilimsel gelişim açısından önem taşıdığını vurgulayan Şeker, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Biz paylaşmayla korumayı karıştırıyoruz. Paylaşmıyoruz, koruduk zannediyoruz. Halbuki veri paylaşılmak için üretilen bir şey. Veri olmadan, hele hele sağlıklı, güvenilir veri olmadan bilimsel çalışma yapılamaz. Yapılan da sağlıklı olmaz. Kendi verilerimizi sisteme kaydetmek ve bundan da çekinmememiz gerekiyor. Koruyucu olmak bir şey kazandırmıyor."
TÜRKİYE’NİN YAPAY ZEKA EYLEM PLANI 2026-2030
Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030) kapsamında çeşitli kurumların çalışmalar yürüttüğünü aktaran Şeker, Yükseköğretim Kurulu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Siber Güvenlik Kurulu'nun bu süreçte görev aldığını belirtti.
Şeker ayrıca, yüksek kapasiteli bilgisayar altyapısının Avrupa ile işbirliği içerisinde geliştirildiğini kaydetti.