Uzmanlardan yaz uyarısı: Güneş kremi ve gözlük sağlık için vazgeçilmez
- Oluşturulma : 03.08.2026 11:29
- Güncelleme : 03.08.2026 11:29
- Kaynak : DHA
Yaz mevsiminde güneş ışınlarının etkisinin artmasıyla birlikte İzmir Şehir Hastanesi uzmanları, cilt ve göz sağlığını korumaya yönelik önemli uyarılarda bulundu. Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meltem Türkmen ile Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Utku Kabataş, güneşten korunmanın yalnızca estetik değil, sağlık açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yaz aylarında en sık yöneltilen soruların güneşin zararlı etkileri ve güneş koruyucu kullanımıyla ilgili olduğunu belirten Doç. Dr. Meltem Türkmen, güneş koruyucuların sadece yaz aylarında değil, yılın her döneminde düzenli olarak kullanılması gerektiğini ifade etti.
Güneş ışınlarının ultraviyole A (UVA) ve ultraviyole B (UVB) olmak üzere iki temel bileşenden oluştuğunu hatırlatan Türkmen, "UVA ışınları derinin derin tabakalarına ulaşarak kırışıklık, lekelenme ve cilt yaşlanmasına neden olabiliyor. Hem UVA hem de UVB ışınları ise ilerleyen dönemlerde deri kanseri gelişimi açısından önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Bu nedenle güneşten korunmak yalnızca estetik bir tercih değil, sağlığımızı koruyan önemli bir alışkanlık olmalı" dedi.
"YÜZ VE BOYUN BÖLGESİ İÇİN EN AZ 2 PARMAK GÜNEŞ KORUYUCU KULLANILMALI"
Doğru ürün seçiminin önemine değinen Doç. Dr. Türkmen, hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan geniş spektrumlu ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Güneş koruyucunun yalnızca satın alınmasının yeterli olmadığını vurgulayan Türkmen, "Yapılan çalışmalar, birçok kişinin güneş koruyucuyu önerilen miktarın çok altında kullandığını gösteriyor. Bu da ürünün üzerinde yazan koruma seviyesine ulaşılmasını engelliyor. Yüz ve boyun bölgesi için en az 2 parmak şeklinde güneş koruyucu kullanılmalı ve tüm bölgeye eşit şekilde uygulanmalı" diye konuştu.
Güneş koruyucuların belirli aralıklarla yenilenmesi gerektiğine dikkat çeken Türkmen, "Sabah sürülen güneş koruyucunun tüm gün etkili olduğunu düşünmemek gerekiyor. Yaklaşık iki saat sonra koruyuculuğu azalıyor. Özellikle yüz yıkandıktan, denize girildikten veya havluyla kurulandıktan sonra mutlaka yeniden uygulanmalı. SPF değeri ne kadar yüksek olursa olsun, düzenli yenilenmediği sürece istenen koruma sağlanamaz. En pahalı güneş koruyucu değil, doğru kullanılan güneş koruyucu etkindir" ifadelerini kullandı.
"6 AYDAN İTİBAREN GÜNEŞ KORUYUCU KULLANILABİLİR"
Güneşten korunmanın yalnızca güneş kremi kullanımıyla sınırlı olmadığını belirten Türkmen, geniş kenarlı şapka, ultraviyole korumalı güneş gözlüğü ve koruyucu özellik taşıyan giysilerin de tercih edilmesini önerdi. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00-14.00 saatleri arasında mümkün olduğunca gölgede kalınması gerektiğini kaydeden Türkmen, "Çocukluk döneminde ne kadar fazla güneş ışınına maruz kalınırsa ilerleyen yaşlarda deri kanseri gelişme riski de o kadar artıyor. Bu nedenle çocuklara 6 aydan itibaren güneş koruyucu kullanma alışkanlığı kazandırılmalı. Aynı zamanda her yaş grubunun kendi cilt tipine ve yaşına uygun güneş koruyucuyu, doktor ve eczacı önerisi doğrultusunda seçerek düzenli kullanması gerekiyor" dedi.
"CİLDİMİZ GİBİ GÖZLERİMİZİ DE KORUMALIYIZ"
Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Utku Kabataş da güneş gözlüğünün yaz aylarında yalnızca estetik amaçlı değil, göz sağlığını korumak için kullanılması gerektiğini söyledi.
Güneş ışınlarının özellikle uzun süre dış ortamda bulunan kişiler, açık tenli ve açık göz rengine sahip bireyler, katarakt ameliyatı geçiren hastalar ile çocuklar üzerinde daha fazla risk oluşturduğunu belirten Kabataş, "Nasıl cildimizi güneş kremiyle koruyorsak, gözlerimizi de uygun güneş gözlüğüyle korumamız gerekiyor. Güneş kremi ve gözlük aksesuar değil, sağlık ihtiyacı" dedi.
Uzun süre ultraviyole ışınlarına maruz kalmanın göz sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade eden Kabataş, "Güneş ışınları katarakt, retina hasarı, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı riskinin artması, halk arasında 'kuş kanadı' ya da 'göze et yürümesi' olarak bilinen pterjiyum ve göz kapağı cilt kanserlerinin gelişiminde etkili risk faktörlerinden biridir. Bu hastalıkların tek nedeni ultraviyole değildir ancak uzun süreli maruziyet önemli etkenlerden biridir" diye konuştu.
"KOYU RENKLİ CAM TEK BAŞINA KORUMAZ"
Güneş gözlüğü tercih edilirken en önemli unsurun camın koyuluğu değil, ultraviyole koruma özelliği olduğuna dikkat çeken Kabataş, "Koyu renkli camlar tek başına koruma sağlamaz. Hatta ultraviyole koruması olmayan koyu renkli gözlükler göz bebeğinin büyümesine neden olduğu için zararlı ışınların göze daha fazla ulaşmasına yol açabilir. Bu nedenle korumasız koyu gözlükler daha büyük risk oluşturabilir" ifadelerini kullandı.
"ETİKETSİZ VE SOKAKTA SATILAN GÖZLÜKLERE DİKKAT"
Vatandaşları sahte güneş gözlüklerine karşı uyaran Kabataş, ürünlerin güvenilir ve kurumsal satış noktalarından temin edilmesi gerektiğini belirterek, "Güneş gözlüğü alırken markasından ya da fiyatından çok ultraviyole koruma özelliklerine dikkat edilmeli. Bu özellikler ürün üzerinde belirtilmeli veya satış sırasında tüketiciye açıklanmalı. Özellikle etiketsiz ve sokakta satılan güneş gözlüklerinden uzak durulmalı. Tekrar vurgulamak gerekirse, koyu renkli olması gözlüğün koruyucu olduğu anlamına gelmez" ifadelerini kullandı.