YAŞAM

Buğday Derneği'nden enerji dönüşümünde adil çıkış çağrısı

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, kömürden çıkış sürecinin yalnızca fosil yakıtlardan vazgeçmekle sınırlı olmaması gerektiğini belirterek, çalışanların haklarını gözeten, tarım ve doğayı koruyan ‘adil geçiş’ politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, yaptığı yazılı açıklamada Türkiye'de yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasını olumlu karşıladıklarını ancak bu yatırımların çevreyi, tarım ve mera alanlarını, yerel halkın geçim kaynaklarını olumsuz etkilemeyecek şekilde planlanması gerektiğini vurguladı.

Dernek, kömürden çıkış sürecinde çalışanların mağdur edilmediği, agroekolojik dönüşümün desteklendiği ve kimsenin geride bırakılmadığı "adil geçiş" modelinin uygulanmasının mümkün olduğunu ifade etti.

ADİL VE TEMİZ BİR ÇIKIŞ MÜMKÜN

Buğday Derneği’nin yazılı açıklamasında yer alan ifadeler şöyle: “Türkiye’de elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının arttığını görmek sevindirici fakat yatırımların çevreyi, çevre halkının geçimini (tarım ve mera alanlarının kullanımı) ve yaşamını olumsuz yönde etkilemeyecek şekilde yapılması gerektiğinin altını çizmeliyiz. Amaç, ne pahasına olursa olsun fosil yakıtlardan çıkmak değil, adil bir geçiş süreci işletilmesi olmalı. Peki sık sık söz edilen ‘adil çıkış’ ne anlama geliyor? Adil çıkış kömür üretiminin sonlandırılması sürecinde sektörde çalışanların çalışma, yaşam ve geçim koşullarını iyileştirecek, insana yakışır işlerde istihdam edilebileceği düzenlemelerin yapılması anlamına geliyor. Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) ve Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) tarafından 2023 yılında yayınlanan ‘Kömüre Dayalı İstihdamdan Çıkış’ adlı rapora göre kömür sektörü toplam istihdam içinde binde 2’den daha az bir paya sahip. Madencilerin yüzde 66’sı 25-44 yaş arası ve eğitim seviyesi diğer sektörlerden daha düşük değil. Bu da farklı sektörlerde istihdam edileceklerini gösteriyor. Çocuk işçiler için ise yeni beceri edindirme ve mesleki eğitim programları hazırlanabilir. Raporda ayrıca kömüre dayalı ekonomilerin önemli olduğu illerin bulunduğu bölgede istihdam oranı en yüksek alanın bitkisel ve hayvansal üretim olduğu görünüyor. Tarım da -mevcut endüstriyel yöntemlerle değil fakat- agroekolojik bir dönüşümle kömür ve fosil yakıt sektöründe çalışanlar için yeni bir istihdam alanı olabilir. Buğday Derneği olarak Hatay’daki projemizle ortaya koyduğumuz gibi agroekolojik bir yaklaşımla tarımsal üretim ve tedarik sistemi yeniden tasarlanabilir. Böylece çiftçiler yaşadıkları bölgede ekolojik, sağlıklı, adil ve sürdürülebilir üretim yaparak geçimlerini sağlayabilir. Görüldüğü gibi kimseyi geride bırakmadan, hatta herkesin hayrına olacak çözümleri devreye sokarak kömürden ‘adil’ ve ‘temiz’ bir çıkış mümkün.”