Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), ‘Ekonomik şiddetin önünü açan girişimlere sessiz kalmayacağız’ başlıklı yazılı açıklamasında, ortaklığın giderilmesi davalarına ilişkin hazırlanması planlanan yasa değişikliği teklifine tepki gösterdi. Platform, miras paylaşımında ilk ihalenin aile içinde yapılmasını öngören düzenlemenin, kadınların zaten eşitsiz olan ekonomik koşullarını daha da ağırlaştıracağını belirterek, miras hakkının ekonomik şiddetin yeni bir aracı haline gelebileceği uyarısında bulundu.
Açıklamada, Türkiye'de kadınların gelir, mülkiyet edinimi, krediye erişim ve birikim açısından erkeklerle eşit koşullara sahip olmadığı vurgulanırken, miras süreçlerinde de benzer eşitsizliklerin yaşandığı ifade edildi. EŞİK Platformu, düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde kadın mirasçıların aile baskısıyla taşınmaz paylarını gerçek değerinin altında satmaya zorlanabileceğini belirterek, bunun ekonomik şiddeti derinleştireceğini savundu.
SESSİZ KALMAYACAĞIZ
EŞİK’in yazılı açıklaması şöyle: “Ekonomik şiddetin önünü açan girişimlere sessiz kalmayacağız! Türkiye’deki derin cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınlar erkeklerle eşit ekonomik koşullara sahip değildir. Gelir, birikim, krediye erişim, mülkiyet edinimi vb. bakımından kadınlar aleyhine var olan eşitsizlikler, miras süreçlerinde de etkisini göstermektedir. Hileli yollarla kız çocuklarından miras kaçırılması zaten yaygın bir durumken bir de ortaklığın giderilmesi davalarında ‘ilk ihalenin aile arasında yapılması’ yönünde yasa değişikliği yapılırsa, miras paylaşım süreci birçok kadın açısından tam bir ekonomik şiddet sarmalına dönecektir. İlk aşamada aile içi çözüm ve uzlaşma hedefi, ekonomik gücü daha zayıf olan kadın mirasçılar için baskı ve şiddet aracı olabilir. ‘Anlaşmazsan dava açarız’, ‘satışa çıkarırız’, ‘yıllarca sürünürsün’, ‘şimdi kabul et’ gibi söylemlerle kadınlar, kendilerine miras kalan taşınmaz paylarını gerçek değerinin altında satmaya mecbur bırakılabilir. Teklifin gerekçesinde, ‘ilk açık artırmada mirasçılar dışında alıcıların girmesi engellenerek malın öncelikle mirasçılar arasında kalması sağlanmaktadır’ denmektedir. Ancak örneğin usulsüz tebligatlar yapılarak başta kadınlar olmak üzere kimi mirasçıların paylaşımdan dışlanmasını önlemeye yönelik tedbirler alınmamaktadır.”
MİRAS VE MÜLKİYET HAKKI TEHDİT ALTINDA
Açıklamanın devamında, “Öte yandan teklifle, ilk ihalenin muhammen (varsayılan/tahmini) bedelin yüzde00’ü üzerinden yapılması düzenlenmesi getirilmek istenmektedir. Ayrıca, yapılacak değişiklikle, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde artırmaya katılmak isteyen pay sahibinin payı oranında teminat yatırmaktan muaf olmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır. Bu durumda satışa katılmak isteyen herkes teminat yatırmak zorunda kalacaktır. Bu değişikliğin gerekçesi olarak ‘zaman zaman da teminat yatırmamanın sağladığı imtiyazdan yararlanarak fahiş oranda en yüksek teklifi sunmak suretiyle ihalenin kendisinde kalmasını sağlayan pay sahibinin sonradan ihale bedelini ödemeyerek ihalenin iptaline neden olması’ gösterilmektedir. Bu durumda, yatırılması gereken teminat, vergi, harç gibi masrafların tümü artacaktır. Bu da nakit sermayesi ve ekonomik gücü zayıf olan kadın mirasçıları, mülklerini piyasa değerinin çok altında erkek kardeşlerine devretmeye mecbur bırakabilir. Ayrıca teklifte hazinenin tüm açık artırmalara teminattan muaf girmesine dair bir değişiklik de yer almaktadır. Bu durumda, kadınların mallarına erkek kardeşleri el koymasa bile bu kez de devletin el koymasının önü açılabilir. Üstelik hazinenin teminattan muaf tutulması sadece kadınların değil, ekonomik olarak dezavantajlı durumda olan kadın erkek fark etmeksizin tüm mirasçıların aleyhine olabilecektir. Herkesin miras ve mülkiyet hakkı tehdit altında girebilir. Yapılacak düzenlemede bu sakıncaların giderilmesi için özel önlemler alınması ve yurttaşlara yeni yeni maddi külfetler getirilmemesi gerekmektedir” denildi.