YAŞAM

Eşitlik İçin Kadın Platformu’ndan çocuk adalet sistemi uyarısı

EŞİK, çocukların yetişkinler gibi cezalandırılmasını öngören yasa değişikliği tartışmalarına karşı çıkarak, bunun güvenliği sağlamayacağını ve çocuk haklarında geri dönülmez kayıplara yol açacağını vurguladı

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Kadıköy Salı Pazarı’nda Mattia Ahmet Minguzzi’nin iki çocuk tarafından ölümcül şekilde yaralanarak hayatını kaybetmesinin üzerinden bir yıl geçmesi dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, olayın toplumda derin bir üzüntü ve öfke yarattığı, çocuk adalet sistemi ile artan çocuk suçluluğunun nedenlerinin yeniden sorgulanmasına yol açtığı ifade edildi.

Platform, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın yine bir çocuk tarafından bıçaklanarak öldürülmesinin ardından, 15-18 yaş grubundaki çocukların ceza indirimlerinden yararlanmadan yetişkinler gibi cezalandırılmasına yönelik kanun değişikliği çağrılarının yeniden gündeme geldiğini hatırlattı.

GERİCİ BİR ADIM

EŞİK’in yazılı açıklaması şöyle: “İki çocuğun Mattia Ahmet Minguzzi’yi Kadıköy Salı Pazarı’nda ölümcül şekilde yaralamasının üzerinden tam bir yıl geçti. Minguzzi’nin vahşice katledilmesi toplumda derin bir üzüntü ve öfke yarattı; toplumun güvenlik ve adalet arayışı içinde çocuk adalet sistemini ve günden güne artan çocuk suçluluğunun arkasındaki sebepleri sorgulamasına yol açtı. 14 Ocak’ta 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın yine bir çocuk tarafından bıçaklanarak öldürülmesi, kasten öldürme suçunu işleyen 15-18 yaş grubundaki çocukların ceza indiriminden yararlanmadan yetişkinler gibi cezalandırılmasına yönelik kanun değişikliği çağrılarını yeniden gündeme taşıdı. Konuyla ilgili basın açıklamalarımızda ve bilgi notlarımızda böyle bir yasa değişikliğinin güvenliği sağlamaya yetmeyeceği gibi, tüm çocuklar için önemli hak kayıplarına yol açabileceğini belirtmiştik. Çocukların 15 yaşında tam ceza ehliyetine sahip olduğunu ve yetişkin gibi yargılanabileceğini kabul etmek, çocukların yasalar önünde ve vatandaşların zihninde artık çocuk sayılmamasına ve kazanılmış haklarını kaybetmesine kapı aralayacak gerici bir adımdır. Bu, çocukların kötü koşullarda çalıştırılmasına, evlendirilmesine, ‘rızası olduğu’ iddiasıyla istismar edilmesine zemin hazırlayacaktır. Devletin çocukları koruma yükümlülüğü vardır. Bu, çocukları yetişkin sayarak basitçe kurtulabileceği bir yükümlülük değildir.”