İnsan hakları aktivisti Hacer Foggo, yaptığı yazılı açıklamada okullarda yaşanan risklerin erken tespiti ve önlenmesi için ‘Her Okula Bir Sosyal Hizmet Uzmanı’ talebini yineledi. Foggo, çocuklara yönelik şiddet, ihmal ve ruhsal krizlerin çoğu zaman önceden sinyal verdiğini, ancak bu sinyalleri sistemli biçimde izleyen bir mekanizma bulunmadığını vurguladı.
Foggo’ya göre çocuklar krizlerden önce okuldan kopma, içe kapanma ve yalnızlaşma gibi önemli uyarı işaretleri gösteriyor. Ancak bu belirtiler fark edilmediğinde, sürecin kaçınılmaz olarak daha ağır krizlere dönüştüğünü ifade etti.
AİLE İÇİ ŞİDDET, İHMAL VE BAĞIMLILIK
Okulların yalnızca eğitim verilen yerler olmadığını belirten Foggo, aynı zamanda risklerin ilk ortaya çıktığı alanlar olduğuna dikkat çekti. Şiddet, zorbalık, istismar ve ihmalin çoğu zaman ilk olarak okul ortamında gözlemlendiğini kaydeden Foggo, buna rağmen okullarda bu riskleri yönetecek sosyal hizmet uzmanlarının bulunmadığını söyledi. Açıklamada öğretmenlerin rolüne de değinildi. Foggo, öğretmenlerin travma, ihmal ve şiddet belirtilerini fark ettiklerinde öğrencileri yönlendirebilecekleri bir sosyal hizmet uzmanına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Mevcut durumda bu yönlendirme mekanizmasının eksik olduğunu ifade etti. Şiddetin ‘anlık’ bir olay olmadığına işaret eden Foggo, bunun çoğu zaman uzun süre izlenmeyen ve müdahale edilmeyen süreçlerin birikimi sonucu ortaya çıktığını vurguladı. Benzer şekilde çocukların ev içi sorunlarını okula taşıdığını; aile içi şiddet, ihmal ve bağımlılık gibi faktörlerin okul ortamını doğrudan etkilediğini dile getirdi.
BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK
Akran zorbalığının da erken müdahale edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Foggo, bu durumun basit bir ‘çocuklar arası mesele’ olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Zorbalığın zamanla ağır şiddet olaylarına dönüşebileceği uyarısında bulundu. Foggo ayrıca çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin hem okulda hem de evde ortaya çıktığını, ancak bu iki alan arasında etkili bir bağ kurulamadığını söyledi. Sosyal hizmet uzmanlarının bu bağı kurarak süreci bütüncül şekilde yönetebileceğini vurguladı. Kurumlar arası kopukluğa da dikkat çeken Foggo, sağlık, sosyal hizmet ve eğitim alanlarının çoğu zaman birbirinden bağımsız çalıştığını belirtti. ‘Okul Sosyal Hizmeti Modeli’nin bu parçalı yapıyı sahada birleştirecek bir çözüm sunduğunu ifade etti. Erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirten Foggo, risklerin zamanında tespit edilmesi halinde şiddet, okul terki, suça sürüklenme ve ruhsal krizlerin önlenebileceğini söyledi.
Foggo açıklamasını, “Okul Sosyal Hizmeti Modeli bir tercih değil, zorunluluktur ve her çocuğun yaşam hakkıdır” sözleriyle tamamladı.