YAŞAM

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Nafaka lütuf değil, haktır

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasının süresiz olmasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesine tepki gösterdi. Açıklamada, kararın kadın yoksulluğunu derinleştireceği ve kadınların ekonomik bağımsızlığını olumsuz etkileyeceği savunuldu

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasının ‘süresiz’ olmasına ilişkin düzenlemeyi iptal eden kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Platform, kararın sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığını ve kadınların kazanılmış haklarına yönelik bir müdahale niteliği taşıdığını ileri sürdü. Açıklamada, asıl hukuka aykırı olanın süresiz nafaka uygulaması değil, evlilik süresince ücretsiz bakım emeği veren, istihdamdan uzaklaştırılan ve ekonomik güvenceden yoksun bırakılan kadınların nafaka hakkının sınırlandırılması olduğu ifade edildi. Kadınların çocuk bakımı, ev içi emek ve toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri nedeniyle ekonomik yaşamdan dışlandığına dikkat çekilen açıklamada, boşanma sonrasında kadınların kendi ekonomik koşullarıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.

Platform, nafaka hakkının sınırlandırılmasının kadınların boşanma hakkını, şiddetten uzak bir yaşam kurma iradesini ve ekonomik bağımsızlığını doğrudan etkileyeceğini savundu. Açıklamada, “Nafakayı hedef almak, kadın yoksulluğunu derinleştirmek; kadınları evliliğe, bağımlılığa ve kimi zaman şiddet döngüsüne mahkûm etmektir” ifadelerine yer verildi.

TALEBİMİZİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Kadınların kazanılmış haklarından vazgeçmeyeceklerini belirterek, nafaka hakkını, eşitlik mücadelesini ve şiddetsiz bir yaşam talebini savunmaya devam edeceklerini vurgulayan platform, “Nafaka lütuf değil, haktır! Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasının ‘süresiz’ olmasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesi, ülkedeki derin eşitsizlikleri ve yoksulluğu göz ardı ederek verilmiş, sosyal devlet ilkesine aykırı bir karardır. Asıl anayasaya ve hukuka aykırı olan süresiz nafaka değil, evlilik içinde yıllarca ücretsiz bakım emeği veren, istihdamdan dışlanan, güvencesizliğe ve yoksulluğa itilen kadınlar için yaşamsal bir hak olan nafaka hakkını gasp etmeye yönelmiş bu iptal kararıdır. Kadınlar çocuk bakımı, ev içi emek ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle ekonomik hayattan koparılırken; boşanma sonrasında ‘kendi başının çaresine bak’ denilemez. Bu karar, kadınların boşanma hakkını, şiddetten uzak bir yaşam kurma iradesini ve ekonomik bağımsızlığını doğrudan etkiler. Nafakayı hedef almak, kadın yoksulluğunu derinleştirmek; kadınları evliliğe, bağımlılığa ve kimi zaman şiddet döngüsüne mahkûm etmektir. Kadınların kazanılmış haklarından vazgeçmiyoruz. Nafaka hakkımızı, eşitlik mücadelemizi ve şiddetsiz bir yaşam talebimizi savunmaya devam edeceğiz” mesajını verdi.