YAŞAM

TÜKODER İzmir: Haksız uygulamaya itiraz eden her vatandaş, dürüst ticaret yapan işletmelerin de önünü açar

TÜKODER İzmir Şubesi Başkanı Av. Kurdoğlu, tüketici haklarına ilişkin yeni düzenlemeleri değerlendirirken Tüketici Hakem Heyetlerinin sayısının azaltılmasına tepki gösterdi

Tüketici Koruma Derneği (TÜKODER) İzmir Şubesi, Ağustos 2026 Aylık Bülteni’ni kamuoyuyla paylaştı. TÜKODER İzmir Şubesi Başkanı Av. Fatih Kurdoğlu, bültende tüketici haklarının korunmasının yalnızca ayıplı ürün ve reklam denetimiyle sınırlı olmadığını, doğrudan vatandaşın alım gücü ve aile bütçesiyle ilgili olduğunu vurguladı. Kurdoğlu, tüketici denetimlerinin artırılmasını olumlu karşılarken, Tüketici Hakem Heyetlerinin sayısının azaltılmasının özellikle yaşlı ve dijital imkânlara erişimi sınırlı yurttaşlar açısından hak arama sürecini zorlaştırabileceği uyarısında bulundu.

BİLİNÇLİ TÜKETİCİ, PİYASAYI DA DİSİPLİNE EDER

Av. Kurdoğlu’nun bültende yer alan bilgilendirme notu şöyle: “Değerli üyelerimiz, kıymetli tüketiciler, Ağustos 2026'nın tüketici hakları açısından bize verdiği mesajı üç başlıkta özetleyebiliriz: Bir: Tüketicinin korunmasına yönelik mevzuat güçleniyor. Dijital reklamlar, sosyal medya, şikâyet platformları ve yasadışı reklamlar konusunda daha sıkı kurallar getiriliyor. İki: Denetim ve yaptırım mekanizmaları aktif biçimde kullanılıyor. Milyonlarca ürün ve yüz binlerce işletmenin denetlenmesi, hukuka aykırı uygulamalara yönelik ciddi miktarda para cezası uygulanması bunun göstergesidir. Üç: Buna rağmen tüketicinin bilinçli olması ve denetim mekanizmalarının sürekli geliştirilmesi gerekiyor. Çünkü tüketici hakları yalnızca Ticaret Bakanlığının, belediyelerin, Reklam Kurulunun veya Tüketici Hakem Heyetlerinin sorumluluğu değildir. Bu haklar hepimizin meselesidir. Devletin görevi; güçlü, hızlı ve etkili denetim yapmaktır. İş dünyasının görevi; tüketiciyi yanıltmadan, şeffaf ve dürüst biçimde ticaret yapmaktır. Medyanın ve dijital platformların görevi; yanıltıcı içeriklerin yayılmasına karşı sorumlu davranmaktır. Biz tüketicilerin görevi ise haklarımızı bilmek, belgelerimizi saklamak, karşılaştığımız haksızlıkları bildirmek ve bilinçli tercihler yapmaktır. Unutmayalım: Bilinçli tüketici yalnızca kendisini korumaz. Bilinçli tüketici, piyasayı da disipline eder. Haksız uygulamaya itiraz eden her vatandaş, dürüst ticaret yapan işletmelerin de önünü açar. Bu nedenle tüketici hakkı, yalnızca bireysel bir hak değildir. Adil piyasanın, güvenilir ekonominin ve sosyal adaletin temel unsurlarından biridir. Ağustos 2026'da atılan olumlu adımları memnuniyetle karşılamalı; ancak sorunların tamamen çözüldüğünü düşünmeden, daha şeffaf, daha denetlenebilir ve tüketicinin gerçekten güçlü olduğu bir piyasa için mücadele etmeye devam etmeliyiz. Çünkü vatandaşın cebini korumak, aslında vatandaşın emeğini korumaktır. Ve tüketicinin hakkını korumak, adil bir toplumun hakkını korumaktır. Hepinize teşekkür ediyor, bilinçli ve haklarının farkında olduğumuz bir tüketici toplumu diliyorum.”