YAŞAM

Türkiye Otizm Meclisi’nden randevu sistemi uyarısı

Türkiye Otizm Meclisi, yeni eğitim-öğretim döneminde okullarda uygulanması planlanan ‘Randevu Sistemi’ni okul güvenliği açısından değerli bulduklarını ancak sistemin özel eğitim öğrencileri ve aileleri açısından esnek uygulanması gerektiğini belirtti

Türkiye Otizm Meclisi (TOM), yeni eğitim-öğretim döneminde okullarda hayata geçirilmesi planlanan ‘Randevu Sistemi’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Okul düzeni, güvenliği ve eğitim ortamının verimliliği açısından uygulamayı olumlu bulduklarını belirten Meclis, sistemin ‘istisnasız’ ve esneklikten uzak şekilde uygulanmasının özel eğitim ihtiyacı bulunan öğrenciler ve aileleri açısından ciddi hak ihlallerine neden olabileceği uyarısında bulundu. Özel gereksinimli çocukların ailelerinin eğitim sürecinde pasif birer ziyaretçi değil, mevzuat tarafından tanınan hakları doğrultusunda ‘aktif paydaş’ olduğunu vurgulayan TOM, ailelerin eğitim sürecine katılımının engellenmemesi gerektiğini belirtti.

TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Türkiye Otizm Meclisi’nin aktardığı bilgiler şöyle: “Yeni eğitim-öğretim döneminde okullarımızda hayata geçirilmesi planlanan ‘Randevu Sistemi’ uygulamasını; okul düzeni, güvenliği ve eğitim ortamının verimliliği açısından değerli buluyoruz. Ancak, sistemin ‘istisnasız’ ibaresiyle ve esneklikten uzak bir biçimde kurgulanmasının, özel eğitim alan öğrencilerimiz ve aileleri için ciddi hak ihlallerine yol açacağı konusunda endişeliyiz. Mevzuatın tanıdığı haklar birincil önceliğimizdir. Mevzuatımız, özel gereksinimli çocukların ailelerini eğitim sürecinin pasif bir gözlemcisi değil, ‘aktif bir paydaşı’ olarak tanımlar. Ailelerin sürece katılımı bir imtiyaz değil, kanuni bir haktır. Bu hakkın engellenmesi, özel eğitimin temel prensiplerine aykırıdır. Özel gereksinimli bireylerin aileleri; Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) toplantılarına katılım sağlamak, öğrencilerimizin gelişimine dair eğitsel ve tıbbi refakat ihtiyaçlarını karşılamak, eğitim süreci içinde okul yönetimi ve öğretmenlerle anlık/zorunlu iletişim kurmak durumundadır. Bu süreçlerin sıradan bir ziyaretçi prosedürüne tabi tutulması, çocuklarımızın eğitim niteliğini ve güvenliğini riske atmaktadır. Çözüm önerimiz, okul güvenliği prensiplerinden ödün verilmeden, özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerimiz için sistemin esnetilmesi ve ‘kişiye özel planlama’ imkanı sunulmasıdır. İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerimizin, bu hassas ayrımı sahada görev yapan yöneticilere bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Ancak bu tür bir uyarlama ile hem okul güvenliği korunabilir hem de eşit eğitim hakkı tesis edilebilir. Türkiye’nin çeşitli illerinde bulunan06 üye dernek ağımızla sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”