ZİLÇALDI .........
Okul zili bugün kıymetlilerimiz, çocuklarımız için çaldı...
Öğrenciyken o zilin sesi; biraz heyecandı biraz da meraktı.
Çantam sırtımda, aklımda bin tane soru vardı.
Acaba öğretmenim nasıl biri olacak?
Arkadaşlarım beni sevecek mi?
Teneffüs ne zaman?
Öğretmen olduğumda bambaşka bir anlam taşıdı.
Yıllarca o zil benim için dersin başladığını haber verdi.
Bazen koşturarak sınıfa girdim, bazen zihnimde bin düşünceyle...
Ama her çaldığında sınıfta bir başka hayatın kapısı açıldı.
Her zil çaldığında biraz heyecan, biraz sorumluluk, biraz da 'Acaba bugün kimin hayatında küçücük de olsa bir iz bırakacağım vardı.
Bugün ise bir veli olarak öyle başka çaldı ki...
İçinde mutluluk, gurur, kaygı, endişe, sevinç, merak... Ne kadar duygu varsa sanki hepsi aynı anda, birbiriyle yarışırcasına ayrı telden çaldılar.
Bir zil sesi işte... Ama bugün bana çocuklarımın büyüdüğünü, hayatlarının yeni bir sayfasının açıldığını söyledi.
Ve ben o sesi, bu kez bir anne yüreğiyle duydum. Ne zaman kendimi karmakarışık duygular içinden çıkılmaz durumda hissetsem anayurdum çocukluğumda bulurum kendimi .Bugün dönüp çocukluğuma baktığımda, en büyük şansımın başarılı bir çocuk olmak değil; ben daha kendime inanmazken bana inanan bir anne babaya sahip olmak olduğunu fark ettim .
Okula gitmeyi pek sevmezdim çocukken. Sabahları zor kalkardım. Karnım ağrır, mutlaka bir sıkıntım olurdu. Ama ne hikmetse, okula gidince geçerdi...
Öyle çok ders çalışan bir öğrenci de değildim. Annemle babam kendi aralarında, 'Bu çocuk okumayacak mı acaba?' diye konuşurlardı. Ama yüzüme karşı, 'Sen okuyacaksın, başaracaksın.' demeyi hiç ihmal etmezlerdi. Belki o gün öğrendim. Duyduğuma değil, hissettiğime inanmayı.
Zayıf alsam, 'Daha çok çalışırsın.'
İyi not alsam, 'Demek ki çalışınca oluyormuş, bakalım bir sonraki sınavda ne olacak?' derlerdi.
Beni ne başarısızlığımda küçülttüler ne de başarılarımda göklere çıkardılar. Bana, notlarımdan bağımsız olarak değerli olduğumu hissettirdiler.
Bugün anne babamı düşündükçe içimden kocaman bir 'İyi ki...' geçiyor.
Hayatın ebeveynlerimize neler yaşattığını, hangi sıkıntılardan geçtiklerini bugün daha iyi anlıyorum. Belki yoruldular, belki korktular, belki onlar da zaman zaman ne yapacaklarını bilemediler, beklide erken kalkmayan çocuklarına sinirlendiler... Bu durumlar için öyle çok kitap okumadılar ya da bilirkişilere gitmediler. Ama çoğunu bize hissettirmeden, ellerinden gelenin en iyisini yaparak büyüttüler bizi.
O günlerde sıradan sandığım birçok şeyin, aslında büyük bir emek ve sevgi olduğunu şimdi daha iyi görüyorum.
Şimdi düşünüyorum da...Acaba bizlerin çocukları ne hissediyor?
Bize ne oldu?
Çocuklarımız iyi yerlerde olsun diye öyle büyük bir telaşın içine girdik ki; başarıyı, notu, sınavı, yarışı hayatın merkezine koyduk. Çocuklarımızı da kendimizi de gerginleştirdik.
Sürecin kendisinden keyif almayı unuttuk.
Elimizde telefonlar, tabletler; başkalarının hayatlarını izleyip kendi hayatımızı onlarla kıyaslar olduk.
'Bak onun çocuğuna...' diyerek kıyasladık.
Bazen başarısızlığında sevgimizi geri çektik, bazen başarısında sevgimizi abartılı övgülere bağladık.
Fark etmeden çocuklarımıza koşullu sevgiyi öğretmeye başladık.
Oysa anne babalarımız bize başka bir şey öğretti:
'Ne olursan ol, biz senin arkandayız. Ama sen de elinden geleni yap.'
Belki de insanın hayatta ihtiyaç duyduğu en büyük güç bu.
Okullar açılırken çocukluğumu hatırlamak iyi geldi bana.
Belki size de iyi gelir diye paylaşmak istedim.
Bir an durun...
Çocukluğunuzu hatırlayın.
Belki o zaman çocuklarımızdan ne beklediğimizi değil, onların bizden neye ihtiyaç duyduğunu daha iyi hatırlarız.
Ve belki...
Anne babalarımızın bize verdiği o sessiz, gösterişsiz ama kocaman sevgiyi çocuklarımıza yeniden veririz.
Okul Zilinin Sesi
Belki öğrenci için dersin,
Öğretmen için sorumluluğun,
Veli için ise heyecanın ve biraz da endişenin sesi o zil...
Ama aslında hepimiz için aynı şeyi söylüyor:
Bir çocuk büyüyor, bir öğretmen emek veriyor, bir anne-baba umut ediyor... Ve okul zili, hepimizin yüreğinde başka bir yerden çalıyor.
Keyifle büyüyen çocuklarımıza, emek veren öğretmenlerimize, umutlarını büyüten ebeveynlerimize sağlıklı mutlu ve başarılı bir eğitim öğretim yılı olsun....