2

El Yazısı ile Elimize Ne Geçti?


  • Oluşturulma Tarihi : 04.04.2017 06:15
  • Güncelleme Tarihi :

 

“Bir insan eskilerden konuşuyorsa, ‘Bizim zamanımızda şöyleydi, şimdi şöyle’ diyorsa o kişi yaşlanmıştır” derler.

Eskiler diyorlarsa bir bildikleri var. Şimdi ‘Aslında öyle değil, kendimi hiç öyle hissetmiyorum’ diye konuyu birkaç örnekle açıklamaya çalışıp bu gün aslında anlatmak istediğim ana konudan uzaklaşmamın bir anlamı yok. Şu yazdığım cümleler bile beni yavaş yavaş başka konulara çekmeye başladı bile. En iyisi yol yakınken ben döneyim.

Bakın sizinde gördüğünüz gibi henüz yazının başında, yol yakınken ben döndüm. Kimse de bir şey kaybetmedi.

Hemen giriyorum konuya. Şu ‘el yazısı’ olayından bahsediyorum. Efendim ellerinizden öper, dokuz yaşında, ilkokul üçüncü sınıfa giden bir oğlum var. Okula başladığında ‘okuma yazma’yı öğrenmenin yanında ‘el yazı’sını da öğrenmeye çalıştı. Şu yaşta benim kesinlikle yapamayacağım bir şeyi zavallı çocuk o yaşta, bin bir güçlükle yapmaya çalıştı ama yazdıklarını yılların doktoru olarak ben bile okuyamıyordum. Kalktık ‘kötü yazıları okuma konusunda uzman’ olan bir eczacı arkadaşa götürdük. O da yazıyı çözemedi.

‘Anası, babası doktor olunca çocuğun böyle olması normal. Çaresi yok’ dedi.

Sürekli ‘düzgün yaz!’ diye fırçaladığımdan mı bilemiyorum, çocuk yazmaktan nefret eder hale geldi.

‘Bu el yazısını kim başlattıysa Allah bir türlü …. versin’ diye defalarca dua ettiğimi bilirim.

Çocuğa güzel yazma konusunda kurs bile aldırdık ama nafile. El yazısını bir türlü beklendiği kadar güzel yazmayı öğrenemedi.

Bir öğretmen arkadaşıma ‘Hocam bu el yazısı işi nedir? Ne amaçla başladı?’ diye sordum.

‘Hocam el yazısının güven duygusunu, düşünce becerisini artırdığına, fikirlerin daha kolay dile getirilmesine yardımcı olduğuna inanılıyordu. Bu amaçla 2005 yılında başlatıldı. Küçük kasları henüz tam gelişemeyen çocuklar el yazısını öğrenmekte zorlandı. Öğretmenlerin pek çoğu da onlara öğretmeye çalışmaktan (ki kaç tanesinin el yazısını öğretmeyi bildiğini bilemiyorum) harap bitap oldu. Şimdi bu çocuklar özgüven sorunu yaşıyor. Çünkü yapamadı! Oysa hem onun küçük kasları hem de bilişsel düzeyi buna hazır değildi. Ama birileri ‘Yaptım, oldu’ dedi’ dedi.

‘Hocam eğitim yapboz işi mi?’ dedim.

‘Hocam; ben sana Bakanları sayayım. Sen eğitimin neden böyle olduğuna karar ver’ deyip 1970’li yıllardan itibaren Mili Eğitim Bakanlığı yapanların isimlerini, dönemlerini saydı. Avukat, emniyet müdürü, asker, mühendis, iktisat mezunuydu çoğu. Sadece iki kişi ( Rakamla 2) ‘eğitim’ bölümünden mezundu. Ki bu iki kişiden biri de fen edebiyat mezunuydu!

Allah’tan arada tıp mezunu kimse yoktu. Yoksa ‘Ülkedeki eğitimi bu hale doktorlar getirdi’ diye üzülecektim. ‘Başka sorum yok hocam’ dedim.

Şimdi bu sene el yazısının kaldırılacağı söyleniyor. Peki el yazısı öğrenerek başlayanlar normal yazmayı öğrenecekler mi? Allah bilir.

Allah’tan biz eskiden serbestçe, istediğimiz gibi yazmayı öğrendik de şimdi düşüncelerimizi ifade edebiliyoruz.

Siz ne dersiniz, ifade edebildik mi?

El Yazısı ile Elimize Ne Geçti?
Dr. Deniz Arslan
Yazarımız Kim ?

Dr. Deniz Arslan