Anlamını bilmeden okuduğumuz Kur’an’ın sevabı olur mu?


  • Oluşturulma Tarihi : 01.01.2026 10:37
  • Güncelleme Tarihi : 01.01.2026 10:37

Kur’an-ı Kerim Arapça indirilmiştir. Bu dile vakıf olmayanlar da bu yüce kitabı okumak, öğrenmek ve yolunda yürümekle mükelleftir. Dolayısıyla kişi Kur’anı okurken anlamını bilerek okursa tabi ki hayrı daha fazla olur. Aynı şekilde her Müslüman’ın da bu yüce kitabı anlayarak okuması temenni edilir. Ancak her insan bu dile ve bilgiye sahip olamayabilir. Sahip olamadığından dolayı da bu kitabı okumaktan mahrum kalması düşünülemez. Kişinin Kur’an-ı Kerim’in anlamını bilmese dahi onu okuması sevaptır. Hatta her bir harfinden dolayı okuduğu için Müslüman’a on sevap yazıldığını sevgili Peygamberimizi müjdelemektedir. Ayrıca Müslüman kimse kalplere şifa olan Kur’an-ı Kerimi Arapça orijinalinden okuyamıyorsa da en azından mealini ve tefsirini okuyarak ayetlerinin ne anlama geldiğini öğrenmelidir.

Camii resimli bir seccadenin üzerinde namaz kılmak caiz mi?

Üzerinde namaz kılınacak seccadenin kalbi meşgul edecek resim ve işlemelerden temiz olması namaz açısından daha doğrudur. Aynı durum mescid ve camiler için de geçerlidir. Zira resimlerin olduğu yerde namaz kılmak mekruh kabul edilmiştir. Bu itibarla üzerinde Kâbe ve mescit resmi bulunan namazlık üzerinde namaz kılmanın bir sakıncası yoktur. Caiz olduğu gibi bir hakaret veya saygısızlıkta söz konusu değildir. Çünkü Kâbe ve mescit resimleri ayakaltına gelmeyip de secde edilen yere geldiğinden hakarete mâruz kalmamış, hürmete lâyık şekilde tutulmuş olunmaktadır. Bu sebeple namaza mâni bir hâl söz konusu olmamaktadır. Ancak Kâbe, cami dışındaki resimlerin olduğu herhangi bir cismin üzerine namaz kılmak caiz ve geçerli olmakla birlikte mekruhtur.

Dua ederken dikkat etmemiz gereken bir husus var mı?

Dua, insanın bütün benliğiyle Allah’a yönelerek maddi ve manevi isteklerini O’na arz etmesi demektir. Duanın ana gayesi, insanın halini Allah’a arz etmesi ve O’na niyazda bulunması olduğuna göre dua, manevi bir bağ anlamı taşır. Bir başka deyişle dua sınırlı, sonlu ve gücü sınırlı olan varlığın sınırsız ve sonsuz kudret sahibi ile kurduğu manevi bir köprüdür. Özet olarak duanın yöntemi şöyledir: Dua gönülden, gizlice ve alçak sesle yapılmalı, mübarek vakit ve yerler tercih edilmeli, kıbleye yönelerek ve Allah’ın adıyla başlanarak, günahlara pişmanlık duyularak yapılmalı, kabulü için acele edilmemeli, kabul edileceğine inanarak duaya ısrarla devam edilmeli zira peygamber efendimiz dua da ısrar etmeyi tavsiye ediyor. Onun için kişi sebepler dünyasında yaşadığının bilincine ererek talep ettiği şey birtakım sebeplere bağlıysa önce bu sebepleri yerine getirmeli, yani fiili duasını yapmalıdır. Ayrıca kişi isteğini Allah’a arz etmeden önce Allah’a hamdü sena Peygamber’e salat ve selam getirmelidir.

Bir şarta bağlanan adak şart yerine gelmeden yapılabilir mi?

Falan işim olursa üç gün oruç tutacağım veya kurban keseceğim denilip bu şart meydana gelmeden bu adaklar yerine getirilemez. Şayet yerine getirilirse ve daha sonra da iş meydana gelse bu adakları yeniden yerine getirmek gerekir.

Günün Ayeti
Sana ölüm gelinceye kadar rabbine ibadet et. Hicr, 15/99.
Günün Hadisi
Ezan ile kamet arasında yapılan dua reddedilmez. Ebû Dâvûd, “Salât”, 35.
Günün Sözü
İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser. Konfüçyüs.
Günün Duası
Allah’ım beni insanlara zarar veren kullardan değil hizmet edebilen kullardan eyle.
Bunları biliyor muyuz? 
Hadîs-i Cibrîl Nedir? 
Hz. Peygamber ashabı (arkadaşları) ile otururlarken, Cebrail’in insan suretinde gelip; İslâm’ı, imanı ve ihsanı sorduğunda Resulullah’ın verdiği cevapları bildiren hadis-i şerif demek.
 
Günün Nüktesi
Cehennem Ateşinden Koruyan Amel…
Adiy bin Hatim şöyle anlatır:
“Allah Resulü bir gün:
«‒Kendinizi Cehennem ateşinden koruyunuz!» buyurdular ve mübarek yüzlerini çevirip kendilerini geri çektiler... Bunu üç defa tekrarladılar.
Sonra şöyle buyurdular:
«‒Bir hurmanın yarısıyla bile olsa kendinizi Cehennem ateşinden koruyunuz!
Bunu da bulamayan, güzel bir sözle kendini ateşten korusun!» (Buhârî, “Rikak”, 49.)

 

Anlamını bilmeden okuduğumuz Kur’an’ın sevabı olur mu?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık