Sayfa Yükleniyor...
Kurbanın veya kurban dışında kestiğimiz hayvanlarının etlerinin helal olması için, usûlüne uygun olarak kesilmesi gerekir. Usûlüne uygun kesim, Hanefilere göre besmele çekilerek, hayvanın nefes ve yemek boruları ile şah damarının veya iki şah damarından birinin kesilmesi şeklinde yapılır. Besmelenin kasten terk edilmesi hâlinde kesilen hayvanın eti Hanefilere göre haram olur. Ama unutarak terk edilirse helâldir. Şâfiîler besmelenin kasten terkedilmesi halinde de etin yenilebileceği görüşündedirler.
Sığır, manda, koyun ve keçi cinsinden hayvanlar yatırılıp çenelerinin hemen altından boğazlanmak suretiyle (zebh), deve ise göğsünün hemen üzerinden kesilir (nahr) ve hayvanın kanının iyice akması için bir süre beklenilir. Kesimden önce bıçak ve benzeri kesici âletlerin hayvanın gözünden uzak bir yerde bilenmeleri sünnettir. Hayvanlardan biri, diğerinin gözü önünde kesilmemelidir.
Hayvanın, kesim esnasında canlı olması kaydı ile acıyı azaltmak maksadı ile düşük voltajlı elektrik şokuna tabi tutulmasında sakınca yoktur.
Tavuk ve hindi kesimlerinde kullanılan otomatik kesim makinesini çalıştıran kişinin, düğmeye basarken besmele çekmesi halinde o seride kesilecek bütün hayvanlar besmele ile kesilmiş sayılır.
Kurban kesilecek hayvanı et almak için ortak kesmek caiz mi?
Hanefi mezhebine göre kurbana ortak olanların yönleri değişik olsa bile kurbana kurban niyetiyle katılmak durumundadırlar. Mesela, ortaklardan biri vacip olan kurbanı, diğeri adak kurbanı, bir diğeri de nafile kurbanına niyet etmiş olsalar bu farklı niyetlerle bu kurbana ortak olmalarında bir sakınca yoktur. Çünkü hepsi de ibadet niyetiyle katılmış bulunmaktadırlar. Fakat ortaklardan biri herhangi bir ibadet niyetiyle değil de, et almak maksadıyla katılmış olsa, bu sahih olmaz ve diğerleri de niyet etmiş oldukları kurbanı kesmiş sayılmazlar.
Ancak Şafii mezhebine göre isteyen istediği niyetle bu hayvana ortak olabilir. Kişi ister et almak için ister adak kurbanı için isterse normal kurban için isterse ticaret için fark etmeksizin hangi niyetle ortak olursa olsun geçerlidir. Kurban kesenin kurbanı da sahihtir.
Bir evde bir kişinin kurban kesmesi yeterli mi?
İslam dininde; ailede mal birliği değil, mal ayrılığı prensibi vardır. Yani bir aile içinde de olsa, herkesin malı, kendisine aittir. Bir kimse, babasının, eşinin veya oğlunun servetiyle zengin sayılamaz. Baba fakir olduğu halde oğlu; koca fakir olduğu halde karısı zengin olabilir.
Bu bakımdan, aile içinde, diğer şartlarla beraber kimler dinen zenginse Hanefi mezhebine göre sadece onlar kurban kesmekle yükümlü olurlar. Hepsinin de kesme gücü varsa her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi gerekir. Aile içinde zengin sayılan kimse yoksa hiçbiri kurban kesmekle yükümlü olmaz.
Şafii mezhebine göre kurban kesmek sünnet olduğundan kurban kesmek için zenginlik şart değildir. Kurban kesmek sünnet olduğundan fakir de zengin de kurban kesebilir.
Gösterişle yapılan ibadetlerin sevabı olur mu?
Salih amelin kabul şartlarından biri de ibadetin riyadan yani gösterişten uzak olmasıdır. İnsanlar görsün diye gösteriş ve riyakarlık içinde ibadet yapan kimse her ne kadar ibadet yapıyorsa da niyeti halis olmadığından bu ibadetten dolayı sevap almaz.
Sevgili Peygamberimiz riya ve gösterişten sakınmamızı emretmektedir. Nitekim bir hadisi şeriflerinde bu hususta şöyle buyurmaktadır: Riyadan sakınınız çünkü riya küçük şirke benzer.
Bir başka hadis-i Şerifinde de bu hususta şöyle buyurmaktadır: İnsanlara duyurmak için bir amel işleyeni, Allah Kıyamet günü insanlar önünde teşhir eder. Gösteriş için bir amel işleyeni, Allah Kıyamet günü insanlar önünde rezil eder.
Buna göre kişi ibadetlerinden sevap almak istiyorsa ve bu ibadetlerden feyiz ve bereket istiyorsa ibadetlerini rıza-i ilahi için yapmalıdır. İnsanlar görsün, övsün, ticaretinde ona güvensin diye değil. Kurban kesmeden parasını fakirlere tasadduk etmek kurban yerine geçer mi?
Kurbandan gaye o hayvanın kesilmesi ve Allah için o kanın akmasıdır. Parasının tasadduk
edilmesi kurban yerine geçmez. Kesilen kurban zevk için değil, Allah rızası ve etinin büyük bir kısmının komşu, fakir ve akrabalara dağıtmak için kesilmektedir.
Yani hem ibadet, hem de paylaşma amaçlıdır. Onun için bu kurban ibadeti sadaka verilerek yerine getirilmiş olunmaz.
Koca hanımına bayramda anne ve babasını ziyaret etmesini yasaklayabilir mi?
Kocanın, hanımını anne ve babasına gitmesine engel olması dinen uygun değildir. Böyle bir engelleme hakkı yoktur. Zira akrabalarla bağı kesmek dinen yasaklanmıştır. İslam dini, anne ve babaya iyiliği emreder. Bu emre engel olmak ise büyük günahlardandır.
Rüyada kurban kestiğini gören kimse günlük hayatta bunu kesmek zorunda mı?
Peygamberlerin dışındaki insanların gördükleri rüyalar, kesin bir hüküm ifade etmediği gibi bağlayıcılığı da yoktur.
Durum bu olunca rüyada kurban kestiğini ya da kurban adadığını gören kimsenin, bu adağını yerine getirmesi gerekmez. Çünkü rüya ile amel edilmez. Uyuyan kimsenin de bir sorumluluğu yoktur. Nitekim Hz. Peygamber bu hususta şöyle buyurmuştur: Şu üç kişiden kalem kaldırıldı: Uyuyan kişi uyanıncaya, çocuk buluğa erinceye ve akıl hastası olan da iyileşinceye kadar. (Ebû Dâvûd, Hudûd, 16)
Günün Ayeti
Biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz.
Bakara, 2/155.
Günün Hadisi
Kurban bayramı günü, sıla-i rahim hariç, Ademoğlu, kurban kanı akıtmaktan daha üstün bir amelde bulunamaz!
Günün Sözü
İyi geçen bir ömür mutlu bir ölüm getirir.
(Leonardo da Vinci)
Günün Duası
Allahım beni yeni bir güne eriştirdiğin için sana şükürler olsun. Allahım bu günümü de hayırla bitirmemi nasip et.
Bunları biliyor muyuz?
Farzı Ayın Nedir?
Beş vakit namaz, oruç, hac gibi, her mükellefin yapması gereken farz demektir. Bu farzı birinin bir başka Müslüman için yerine getirmesi kişiyi sorumluluktan kurtarmaz.
Günün Nüktesi
Kuran-ı Kerimde kurban İbadeti
Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmailin büyük bir imtihan verdiği Allaha teslimiyet hadisesi kurban hadisesidir.
Hz. İbrahimin ilerleyen yaşına rağmen çocuğu olmamıştı. Bir gün Cebrail yanına gelerek, Allah yolundaki bu infakından ve misafirperverliğinden dolayı kendisini övünce, Hz. İbrahimde Cebraile, Allah için vermeyi ne kadar çok sevdiğinin derecesini anlatmak için şöyle demişti; Allah bu yaşıma rağmen bana bir çocuk vermedi, eğer Allah bana bir oğul verirse bu dünyadaki en değerli şeyim o olur. İşte ben o en değerli şeyim olan o oğlumu bile Allah yolunda hibe eder, kurban ederim.
(İbrahim dedi ki) Rabbim, bana iyilerden (bir evlat) ihsan et!
Biz de ona uslu bir oğul müjdeledik. Saffat suresi 100,101
Günün birinde Allah, Hz. İbrahime Hz. İsmaili lütfetmişti, Hz. İsmail sekiz on yaşlarına gelince Hz. İbrahim bir gece rüyasında, Ey İbrahim adağını yerine getir diye kendisine nida edildiğini görür. Aynı rüyayı peş peşe üç gün gördükten sonra bunun ilahi bir emir olduğunu anlar ve Rabbinin emrini yapmaya karar verir. Kimseye bundan söz etmeden Hacer validemize, İsmaile güzel elbiseler giydirip saçını taramasını söyler.
Hazır olunca da yaşlı baba biricik oğlunun elinden tutar ve Minaya doğru yola koyulur. Bu sırada şeytan Hz. İbrahimin karşısına çıkarak onu vazgeçirmeye çalışır ama vazgeçiremez ve gözünün üzerine yediği taş kar kalır. Şeytan Hz. Hacer validemize giderek ona durumu anlatarak buna engel olmasını söylese de onu da ikna edemeyerek bir taş da ondan yer.(Hacıların şeytan taşlamaları oradan gelmektedir)
Hz. İbrahim, oğlu Hz. İsmail ile yolda giderlerken oğluna, onu Allah için kurban edeceğini söylemesi gerektiğini düşünür ve söyler:
(Oğlu) yanında koşma çağına gelince: Yavrum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak ne düşünürsün? dedi. (Çocuk da): Babacığım sana ne emrediliyorsa yap! Beni inşaallah sabredenlerden bulacaksın! dedi Saffat suresi 102
Hz. İsmail babasına: Babacığım, senden bir isteğim var; benim ellerimi ve ayaklarımı bağla olur ki can havli ile sana güçlük çıkarabilirim. Babacığım, bir de benim gözlerimi bağla ve yere yüzükoyun yatır olur ki, yüzüme ve gözlerime bakınca şevkat duygun öne çıkarda bu işten vazgeçebilirsin der.
Ne zaman ki ikisi de bu şekilde (Allaha) teslim oldular, (İbrahim) onu tuttu şakağına yıktı (şakağı üzerine yatırdı) Saffat suresi 103
Hz. İbrahim bıçağı, oğlunun boğazına defalarca sürmesine rağmen bıçak bir türlü kesmez. Ateşe;İbrahime serin ve zararsız ol diyerek İbrahimi yakma emrini veren Allah bıçağa da İsmaili kesme emrini vermişti.
Ve ona şöyle seslendik: Ey İbrahim!
Rüyaya gerçekten sadakat gösterdin, işte Biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Şüphesiz ki bu apaçık ve kesin bir imtihandı dedik.
Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik. Sonradan gelenler içinde kendisine iyi bir nam bıraktık.
Selam İbrahime! İşte iyi hareket edenleri böyle mükafatlandırırız. Saffat suresi 104 110