Sayfa Yükleniyor...
Allah’ın yarattığı şekli değiştirecek şekilde insan vücudunda değişiklik yapılmasını İslam dini şiddetle yasaklamıştır. Dövme (veşm) yaptırmak da fıtrata yönelik bir değiştirmedir. Hz. Peygamber dövme yaptırma ile ilgili olarak dövme yapana da yaptırana da lanet etmiştir. İslam mezhepleri dövmenin haram olduğuna hükmetmişlerdir. Dövme yaptırmak haram olduğundan dolayı bu işten de para kazanmak, ailenin nafakasını temin etmek dinen caiz değildir.
Mezar taşına resim koymak caiz mi?
Dini anlamda mezar üzerine resim koymanın mezar içindeki insana hiçbir faydası yoktur. Faydası olmadığı gibi Hz. Peygamber döneminde görülmüş bir uygulama da değildir. İslam inancında mezarların mütevazı olması tavsiye edilir. Bu nedenle mezar taşına aşırı övgü sözleri, resimler ve benzeri şeyleri koymak doğru değildir.
İğne yaptırmak abdesti bozar mı?
Hanefi mezhebine göre abdestliyken vücudun her hangi bir yerinden kan çıksa kişinin abdesti bozulur. Buna göre iğne vurulduktan sonra kanama olmuyorsa kişinin abdesti bozulmaz, kişi bu abdestle istediği kadar namaz kılar, ibadet eder. Ancak iğneden sonra herhangi bir kanama olursa abdest bozulur. Şafii mezhebine göre ise çıkan kan abdesti bozmaz. Bozmadığı için de iğneden sonra kan çıksa da abdest bozulmaz.
Birden fazla mezhep olmasının nedeni nedir?
Mezheplerin ortaya çıkışı, dini sebeplere dayanmaktadır. Peygamber döneminde dini konularda bir ihtilaf söz konusu değildi. Çünkü bir problem olduğunda Hazreti Peygamber’e sorularak çözümleniyordu. Peygamberden sonra, sahabe ve tabiun döneminden itibaren görüş ayrılığı başlamış asr-ı Saadetten uzaklaştıkça da bu ihtilaflar çoğalmıştır. Bu görüş ayrılıklarının belli bir nedenleri vardı. Kitap ve sünnette geçen bazı kelime ve cümlelerin farklı anlaşılması ve yorumlanması, sözün hakikat veya mecaz anlamlarına çekilebilmesi, hadislerin bilinmemesi, hadislerin sıhhat derecesi ve ölçüsü konusundaki farklı anlayışlar, ictihat usul ve gücünün farklılığı, sosyal ve tabii çevrenin tesiri gibi. Bu sebeplerden kaynaklanan görüş ayrılıkları bulunmakla birlikte, müctehid imamlar devrine kadar mezheplerden söz edilmemektedir. Hemen hemen her yerleşim merkezinde birçok alim ve müctehid bulunmakta, soruları cevaplandırmaktaydılar. Fakat bunlara nispet edilen bir mezhep yoktu. Bu devirde, fıkhın ve fıkıh usulünün tedrin edilmesi, nazari konularda ictihad edilmeye başlanması, fıkıh mekteplerinin teşekkül ederek münazara ve münakaşaların başlaması gibi sebeplerle mezhepler ortaya çıkmış, birçok ameli mezhep ya da düşünce sistemi ortaya çıkmıştır. Bu mezheplerin büyük bir bölümü, taraftar bulamadığı için zamanla yok olmuştur. Ancak Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli gibi büyük mezhepler varlığını günümüze kadar korumuştur. Bütün bu büyük mezheplerin çıkış noktası ve kaynağı aynı olduğundan hak olan bu mezheplerden herhangi birine uyabiliriz. Tabi o geri kalan hak mezheplere de sanki başka bir din, ya da rakip bir mezhep veya düşmanmış nazarı ile bakmamak lazım.
Günün Ayeti
Sizin yaratılışınızda ve çeşitli canlıları yeryüzüne yaymasında kesin olarak inanan kimseler için ibretler vardır. Casiye, 45/4.
Günün Hadisi
Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Tirmizi, “Birr”, 3.
Günün Sözü
Hiçbir başarımı tesadüfe borçlu değilim, buluşlarım da tesadüfün değil çalışmalarımın eseridir. Thomas Edison
Günün Duası
Allah’ım bugün hastalıkla mücadele edenlere şifa, borçla mücadele edenlere kolaylık, huzur arayanlara da huzur ver.
Bunları Biliyor Muyuz?
Ta’dil-i Erkan Nedir?
Namazda rükuda, secdelerde, kavmede (rükudan kalktıktan sonra ayakta durmada) ve celsede (iki secde arasında oturmada) her aza hareketsiz olduktan sonra bir miktar durmak demektir.
Günün Nüktesi
Ustasız Olmaz
Ebu Hanife hazretleri bir müşrikle tartışmak için anlaşır. Ancak kasten geç gelir. Bunun üzerine müşrik, “Bakın imamınız korktu, gelemiyor” der. Bir müddet sonra Ebu Hanife gelince de, “Niye geç kaldın?” diye sorar. Ebu Hanife, “Kayık yoktu. Irmaktan geçemedim, bir de baktım ki, ağaçtan kopan dallar kendiliğinden bir kayık oluverdi, ben de binip geldim, ondan geciktim” der. Ateist gülmeye başlar ve, “Gördünüz mü nasıl yalan söylüyor, hiç kendiliğinden bir ustası olmadan kayık yapılır mı?” der. İmamı Azam hazretleri hemen taşı gediğine koyar, “Bre akılsız, bir kayık ustasız kendiliğinden olamazsa, bu koca kainat kendiliğinden nasıl var olur?” der.