Sayfa Yükleniyor...
İslam dininde anne ve babanın evlât üzerinde hakkı çoktur. Bir evlâdın ilk işi onların rızalarını kazanmak, gönüllerini almaktır. Öyle ki İslam dini, cennete girmenin bir yolu da anne ve babanın rızasından geçtiğini kabul etmektedir.
Onun için İslam dini, evladın anne ve babasına karşı saygılı ve hürmetkâr olmasını, onların söz ve telkinlerini dinlemesini Kur’an-ı bir ifade ile onlara öf bile demeyi yasaklamıştır. Çocuk anne ve babanın telkinlerini dinlemek zorunda ama bu telkin ve istekler dini çerçeveyi ihlal ediyorsa çocuk anne ve babasına itaat etmek zorunda değildir. Zira inancımızda yaratılmışa masiayet ve günah konusunda itaat etmek yasaklanmış ve haram kılınmıştır.
Aynı şekilde çalışmak, okumak, yaşamak veya Hacca gitmek gibi makul ve meşrû işlere ana-babanın izin vermemesi halinde duruma bakılır: Ana babaya bakılacak kadar imkân hazırlanmış, evlâda muhtaç olmayacak bir ortam temin edilmişse, ana babanın böyle bir seyahate engel olmaya hakları olmaz.
Şayet, evlat ana babayı bakıma muhtaç halde bırakıyor, kendine muhtaç durumdan kurtarmadan gidiyorsa, kendisine izin verilmeyebilir. Bu takdirde evlâdın gitmeye de hakkı olmaz.
Kerahet vaktinde Tahiyyetü’l mescit namazı kılmak caiz mi?
Mescidi/Camiyi selamlama namazıdır. Camiye giren kimsenin, mescidlerin sahibi olan Allah’a saygı ve ta’zîm amacıyla iki rekat namaz kılması anlamına gelir ki Hz. Peygamber, “Biriniz mescide girdiğinde, oturmadan önce iki rekat namaz kılsın.”(Buhârî, “Salât”, 60.) buyurmuştur.
Buna göre Camiye girdiğimizde kerahet vakti değilse iki rekat mescidi selamlama namazı kılmamız sünnettir. Şafii Mezhebine göre, camiyi girildiği her an Tahiyyetü’l mescit namazı kılınabilir ve bu namaz için kerahet vakti yoktur.
Adağımızı adadığımız yerde kesmek zorunda mıyız?
Adak, kişinin bir ibadeti yapacağına dair Allah’a söz vererek üzerine borç kılması anlamına geldiğinden, bu borçtan kurtulması için adağını yerine getirmesi gerekir. Bundan dolayı kurban keseceğine dair adakta bulunan kişi, ancak kurban kesmek suretiyle adağını yerine getirmiş olur.
Ancak adağı adadığı yerde kesmek zorunda değildir. Yani adakta yer bağlayıcı değildir. İster bu adağını söylediği yerde keser, isterse evinde, dilerse başka bir yerde keser hepsi de caiz ve geçerlidir.
Namaz kılarken yapılan secdede burun yere değmese namaz geçerli olur mu?
Namazın geçerli olmasının rükünlerinden birisi de namazda secdeye varmaktır ki her rekâtta iki defa secde etmek farzdır. Bu secde de yedi aza ile yapılır. Yani 2 ayak, 2 diz, 2 el ve yüz ( alın ve burun) ile secde yapılır. Yani secdede aynı anda hem alnı hem de burnu yere değdirmek gerekir. Bir özür olmadan secdede burnu yere koymamak ise mekruhtur.
Buna göre, namaz kılarken secdede özürsüz olarak burnun konulmaması mekruhtur. Ancak mekruh da olsa bu namaz geçerlidir. Fakat namazda alın yere konulmazsa namaz geçersizdir.
Günün Ayeti
Biliniz ki Allah iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah hiçbir haini, hiçbir nankörü sevmez.
(Hac, 22/38)
Günün Hadisi
Kim darda kalan bir kimsenin işini kolaylaştırırsa, Allah da dünya ve âhirette onun işlerini kolaylaştırır. Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur.”
(Ebû Dâvûd, “Edeb”, 60)
Günün Sözü
Hayat yaşla değil, yaşamakla anlaşılır.
Andre Gide
Günün Duası
Allah’ım bugün dua ve ibadetlerimi icabet vaktine denk getir.
Bunları biliyor muyuz?
Sırat-ı Müstakîm Nedir?
Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de beyan ettiği dosdoğru yoldur.
Günün Nüktesi
Şu İki Kişiyi Bekletin…
“Pazartesi ve perşembe günleri cennetin kapıları açılır ve Allah’a şirk koşmayan her kul
bağışlanır. Ancak kardeşi ile arasında husumet bulunan kişi müstesna. (Onlar hakkında)
şöyle denir:
“Şu iki kişiyi, birbiriyle barışıncaya kadar bekletin, şu iki kişiyi, birbiriyle barışıncaya kadar bekletin, şu iki kişiyi, birbiriyle barışıncaya kadar bekletin!”
(Müslim, “Birr”, 35)