2

İnsan ve Dİn


  • Oluşturulma Tarihi : 15.08.2017 06:38
  • Güncelleme Tarihi :

İslam dini ticarette belli bir kar oranı emrediyor mu?

İslam’ın ekonomik anlayışında serbest piyasa anlayışı vardır. Bu anlayışta isteyen istediği oranda mal alır ve satar. Bu malı da istediği fiyata alır ve satar. Tabi olağan durumlar için geçerlidir. Ancak olağan üstü dönemlerde deprem, afet, kıtlık… Dönemlerinde devlet gerektiğinde malın hem stokunu, karaborsasını, önlemek hem de kıtlıktan dolayı insanların mağdur duruma düşmemeleri için fiyatlara fıkhi bir tanımla narh koyabilir. Yani fiyatlara sınırlama getirebilir.

Lakin bugünkü piyasa koşulları gibi zamanlarda fiyatlara sınırlama getirilmez. Fiyatlara sınırlandırma getirilmediği gibi aynı zamanda kar oranlarına da bir sınırlandırma getirilmez. Çünkü istenilen bütün temel ihtiyaçlar her yer de var. Günümüzde de serbest rekabet piyasası var. Bir markette ya da iş yerinde satılan malının fiyatını beğenmeyen vatandaş hemen diğer marketten ya da iş yerinden ihtiyacını alabiliyor.

Kıtlık ve karaborsa olmadığından fiyatlara ve kar oranlarına bir oran koyulmaz. Tabi her ne kadar dinen fiyatlara bir oran koyulmasa da Müslüman yakışan başta ticaretinde olmak üzere hayatın her alanında ehli vicdan olmasıdır.

Kimlerle evlenmek dinen caizdir?

Dinen mahrem olup kendileriyle evlenmek haram olanlar üç nevidir:

-Nesep sebebiyle haram olanlar: Bunlar da yedi sınıftır. Anneler, kızlar, kız kardeşler, halalar, teyzeler, erkek kardeşin kızı ve kız kardeşidir.

-Süt sebebiyle haram olanlar: Nesep sebebiyle haram olanlar, süt sebebiyle de haramdırlar yani onlar da yedi sınıftır.

-Sıhriyet sebebiyle haram olanlar: Kur’an-ı Kerim’de bunlardan dört sınıf dile getiriliyor.

-Baba’nın eşi: Üvey anne,

-Oğlun eşi: Gelin,

-Eşin annesi: Kayınvalide.

- Eşin kızı: Kocanın üvey kızı.

Yukarıda zikrettiğimiz kimseler ebedi olarak haramdırlar. Ayrıca geçici olarak haram olanlar da vardır. Kur’an-ı Kerim bunlardan üç sınıf dile getirmiştir:

-İki kız kardeş ile aynı anda evlenmek,

-Zevce ile halası veya teyzesi ile aynı anda evlenmek yani ikisini bir arada bulundurmak,

- Evli olan kadın.

Bunlardan başka akraba olsun, yabancı olsun geri kalanlar ile evlenmek caizdir. Dolayısıyla akraba aile evlenme hususunda İslam dininde bir sakınca yoktur. Nitekim Peygamberimiz halasının kızı olan Hazreti Zeynep ile evlenmiştir. Aynı zamanda Hazreti Ali amcaoğlu Hz. Peygamber’in kızı olan Fatıma ile evlenmiştir. Demek yakın olsun, uzak olan akraba ile evlenmek caizdir.

Melekler Allah’a isyan edeler mi?

Nurdan yaratılan ve insandan tamamen farklı olan melekler Allah’a isyân etmezler. Hangi iş için yaratılmış iseler o işi yaparlar. Daima Allah’a ibadet ve itaat ederler. Kur’ân’da bu hususa şöyle işaret edilmektedir: “Üzerlerinde hakim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.”  “Şüphesiz Rabbin katındaki (Melek)ler O’na ibadet etmekten büyüklenmezler. O’nu tesbih ederler, yalnız O’na secde ederler”

Buna göre melekler hiçbir zaman Allah’a isyan etmez ve asi olmazlar. Meleklerin günah işleme fonksiyonları da yoktur. Halk arasında şeytan da bir melekti ama Allah’a isyan etti inancı doğru bir inanç değildir. Zira şeytan melek değildi. Melekler nurdan, şeytan ise ateşten yaratılmıştır.

GÜNÜN AYETİ

“Allah’ın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsanda bulun.”

Kasas,  28/77.

GÜNÜN HADİSİ

Kişi, hanımının ve çocuklarının rızkını karşılamak için çalışmaya çıkarsa, Allah yolundadır.

GÜNÜN SÖZÜ

“ İstediğin bir şey olursa bir hayır, olmazsa bin hayır ara.”

GÜNÜN DUASI

Allah’ım bizi dünyada da ahirette de korktuklarımızdan emin umduklarımıza nail eyle.

BUNLARI BİLİYOR MUYUZ?

Yemin-i Mün’akıde:

Geleceğe ait bir iş hakkında meselâ ilerde yapacağım veya yapmayacağım diyerek yapılan yemin demektir.

GÜNÜN NÜKTESİ

Nasıl Varacaksın…

İbrahim Ethem Hazretleri hac ibadeti için yaya olarak yola çıkmıştı. Durumu gören ve devesi üzerine şaşkınlıkla kendisini seyreden birisi geldi ve O’na şöyle dedi:

- Deven yok, azığın yok, bu halde hacca, Kâbe’ye nasıl varacaksın?’

- İbrahim Ethem O’na şöyle cevap verdi:

- Yorulursam tahammül adlı deveye binerim, acıkınca şükür adlı azığımdan yerim, hararet basınca da rıza adlı suyumdan içerim.

İnsan ve Dİn
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık