İnsanın ölüm anında gözlerinin açık kalmasının hikmeti nedir?


  • Oluşturulma Tarihi : 05.02.2026 09:17
  • Güncelleme Tarihi : 05.02.2026 09:17

Vefat eden bazı kişilerin gözlerinin kapalı ya da açık kalması iyiye veya kötüye yorumlanmamalıdır. Yani ölünün kapanan gözü kötü bir manaya işaret sayılmadığı gibi, açık kalan da böyle bir yoruma tâbi olmaz. Ölünün ruhunun alınmasından sonra gözlerinin açık kalmasının izahını Resûl-i Ekrem Efendimiz, bir hadis-i şerifinde “Ruh çıkınca gözler onu izler.” (Müslim, “Cenâiz”, 7.) şeklinde açıklamaktadır. Buna göre ölünün gözlerinin açık kalmasının sebebi ruhun bedenden ayrılışı ile ilgilidir. Ruh bedeni terk edince gözlerde ayrılışını izler. Ruh bedeni terk etmekle beraber her şey bittiğinden kişinin gözlerini kapatmaya mecali kalmaz böylece gözler açık gider.

İbadetini yapmayan eşin kazancından yeminin bir sakıncası var mı?

Dinen, koca ailenin reisidir ve evinin nafakasını temin etmekle yükümlüdür. Kazanç yollarının meşruluğuna riayet etmek yani helal lokma kazanıp çoluk çocuğuna ekmek getirmek onun sorumluluğundandır. Dolayısıyla helalinden bir rızık temin edip getiriyorsa sevabı, haramdan kazanıp getiriyorsa kocanın vebalı ve günahı olur. Bu anlamda kadının bu kazançta günahı veya sevabı yoktur. Dini emirleri yerine getirse koca görevini yerine getirmiş olur bundan da sevabını alır. Ama koca namaz, hac, zekat… gibi dini görevlerini yerine getirmiyorsa bu yanlış ve günah olmakla beraber rızkına ya da kazancına bir zarar vermez. Yani kazandığı para helal ise günah işlemekle bunu haramlaştırmaz. Yaptığı iş kazandığı ekmek haram ise namaz kılması bunu helalleştirmez. Dolayısıyla koca dini görevlerini ihmal ederek bir şey kazanıyorsa kadının bunda bir günahı yoktur. Bu kazançtan da yemesinde bir sakınca yoktur, vebali kocaya aittir.

Oğlum memur olursa bir kurban keseceğim diyen kimse bu kurbanın etinden yiyebilir mi?

Bu bir adaktır şart yerine gelirse kesilmesi vacip hale gelir. Yani çocuk memur olursa bu adak kesilmek zorundadır. Ancak adak yapan kimse, adadığı hayvanın etinden yiyemez. Etin tamamını dağıtması gerekir. Şayet bir miktar yemiş olursa, yediği etin kıymetini fakirlere para olarak vermesi gerekir. Adak yapan, adadığı hayvanın etini, fakir olsalar bile, usul ve füruna ve geçimi üzerine bağlanmış bulunanlara yediremez. Usul, ana ve baba tarafından yükselen soya denir. Füru, evlatlardan aşağı inen soylara denir.

Kabir namazı diye bir namaz var mıdır?

Hz. Peygamber, efendimizin kıldığı ve kılınmasını tavsiye ettiği namazlar arasında “kabir namazı” adıyla bir namaz yoktur. Fazla sevap kazanmak maksadıyla bir kimse istediği kadar Allah rızası için nafile namazı kılabilir. Ancak dinin aslında olmayan bir isim ile namaz ihdas etmek doğru olmaz. Buna göre kabir namazı diye bir namaz yoktur.

Günün Ayeti

Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın.

Hucurât, 49/11.

Günün Hadisi

“Sizden biriniz bir meclise vardığında selâm versin. Oturduğu meclisten kalkmak istediği zaman da selâm versin. Önce verdiği selâm, sonraki selâmından daha üstün değildir.”

(Ebû Dâvûd, “Edeb,” 139.)

Günün Sözü

Ben istiyorum fakat Allah vermiyor, bundan sonra istemeyeceğim deme. Duaya devam et. İsteğini vermezse ona karşılık razı ve memnun olacağın başka bir hal verir.

Abdülkadir Geylani

Günün Duası

Ya rabbi bugün dünya işlerimizle uğraşırken bizlere ahiretimizi unutturma.

Bunları biliyor muyuz?

Ehl-i kıble kime denir?

İslam’a ve İslam’ın iman esaslarına iman eden kimseye verilen bir sıfattır. Aynı zamanda Kıbleye dönüp namaz kılan kimseye denir.

Günün Nüktesi

Elbette istemezdim…

Bir gün Hz. Peygamberin huzuruna bir genç geldi. Sıkıntılı bir hâli vardı. “Ey Allah’ın Resulü, zina etmem için bana izin ver. Artık tahammülüm kalmadı” dedi.

Orada bulunanlar, gencin bu fena isteğinden dolayı, hiddete geldiler. Bazıları onu şiddetle azarlarken, kalkıp ağzını kapatmak için üzerine hücum edenler oldu. Suratına bir tokat aksetmek arzusuyla yerinden fırlayanlar bile vardı.

Ancak, o şefkatli Nebi, bunların hiçbirine izin vermediği gibi, susup genci dinledi. Sonra yanına çağırdı ve onu dizlerinin dibine oturtup sordu:

“Böyle bir şeyin senin annenle yapılmasını ister miydin?”

Genç:

“Anam babam sana feda olsun ya Resulallah! Elbette istemezdim.”

Peygamber Aleyhisselam:

“Hiçbir insan, annesine böyle bir şey yapılmasını istemez” buyurdu ve:

“Peki senin bir kızın olsaydı, ona böyle bir şey yapılmasını ister miydin?” diye sordu.

Genç adam bu soruya da:

“Canim sana feda ey Allah’ın Resulü, istemezdim.” diye cevap verdi.

Peygamber Aleyhisselam:

“Hiçbir insan, kızına böyle bir şeyin yapılmasını istemez” buyurdu. Ardından da:

“Halanla veyahut teyzenle böyle bir şey yapılmasını ister miydin?” dedi.

“Hayır ya Resulallah!” dedi genç.

“Bir başkasının kız kardeşinle zina etmesini ister miydin?” dedi Resulallah.

“Hayır! hayır, istemezdim!” diye cevap verdi genç.

Ve Peygamber Aleyhisselam sözlerini söyle bitirdi:

“Hiç kimse, halasıyla, teyzesiyle, kız kardeşiyle zina edilmesini istemez.” Sonra da, o gence dua buyurdu:

“Allah’ım bunun günahını bağışla, kalbini temizle ve namusunu koru.”

(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/256-257.)

İnsanın ölüm anında gözlerinin açık kalmasının hikmeti nedir?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık