2

Müslüman olmayana Allah iman versin demek caiz mi?


  • Oluşturulma Tarihi : 12.01.2018 08:27
  • Güncelleme Tarihi :

Hayatta olan kafirlerin doğru yolu bulmaları, hidayete ermeleri, İslam ile müşerref olmaları için dua etmede bir sakınca yoktur. Çünkü Rasulüllah Efendimiz Uhud Savaşı’nda mübarek dişleri kırılıp, yüzü yaralandığında, müşrikler için: “Allah’ım kavmimi bağışla, çünkü onlar bilmiyorlar” diye dua etmişlerdi.Ancak kafir olarak ölen bir kimsenin bağışlanması için dua etmek küfürdür, Allah kâfirleri cehenneme koyacağını ve onların orada ebedî kalacağını bir çok ayeti kerimesinde Hz. Peygamber de hadisi şeriflerinde bildirmiştir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de geçen bu ayetler buna işaret etmektedir.

 “Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra akraba dahi olsalar, müşrikler için mağfiret dilemek Peygambere ve müminlere yaraşmaz.” (Tevbe (9) 113).

 “Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma! Mezarı başında da durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Resulünü inkâr ettiler...”

 “Onlara ister bağışlanma dile, ister dileme, fark etmez. Onlara yetmiş defa bağışlanma dilesen de Allah onları asla bağışlamayacaktır. Bu, onların Allah’ı ve Resulünü inkâr etmesinden ötürüdür. (Tevbe (9) 80)

Bunun aksini istemek Allah’ı isabetsizlikle suçlamak emirlerini reddetmek ve onu yalanlamak olur ki bu da küfürdür. Buna göre kâfir olarak ölen birisi için dua etmek küfürdür. Onun bağışlanması için dua edilemeyeceği gibi aynı şekilde ona Yasin, Fatiha gibi Kur’an’ın bir suresini okumak veya mezarında dua etmek caiz değildir.   Dolayısıyla ölmüş birisine dua etmek, Fatiha okumak için İslam dinine göre o kişinin Müslüman olarak vefat etmiş olması lazım. İslam dışındaki bir inanç veya inançsızlık üzerine ölmüş ise ona rahmet okunmaz dua edilmez mezarının başında Kur’an veya Fatiha okunmaz. Ama kafirin vefatından dolayı onun akrabalarına baş sağlığı ve sabır dilenebilir.

Ayakta namaz kılamayan kişi namazını nasıl kılar?

İslâm dini kolaylık dinidir. İslam dininde sorumluluklar ve görevler kulun gücüne göredir. Bu nedenle hastalık, kişinin ibadeti için hafifletme ve kolaylaştırma sebebi sayılmıştır.Ayakta namaz kılmaya gücü yetmeyen veya ayakta durmakta zorlanan kimse oturarak namazını kılabilir. Rükû veya secde etmeye gücü yetemeyen kimse ima ile namazı kılabilir. İmâ, namazda rükû ve secde yerine başla işaret etmektir. Bu şekilde namaz kılan kişi rükû için başı biraz eğer, secde için ise rükûdan biraz daha fazla eğer.  Oturarak namaz kılamayan, sırt üstü yattığı yerde imâ eder. Bir kişi ayakta durmaya gücü yettiği halde, rükû ve secdeye gücü yetmiyorsa niyetini ve kıratını ayakta yapar, ayakta yapamadıklarını ise oturarak yapar. Kişi ima ile de namaz kılamıyorsa Şafii mezhebine göre en son nokta olarak kalbi ile namaz kılar.

Din farklılığı miras almaya engel midir?

İslam’a göre din ayrılığı mirasçı olmaya mani hallerdendir. Faraza baba ve oğul birbirine mirasçı olması için ikisinin de aynı inanç ve dinde olması gerekir. Yani ikisinin de Müslüman olması gerekir. Biri kafir diğeri Müslüman olursa ne baba oğula ne de oğul babaya mirasçı olamaz.

Günün Ayeti

Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur.

Günün Hadisi

En faziletli zikir La İlahe İllallah; en faziletli dua da elhamdülillah demektir.

Günün Sözü

Sabahtan kaybettiğin bir saatin bütün gün zararını çekersin.

William Wately

Günün Duası

Allah’ım bizi dünyada da ahrette de kazananlardan eyle.

Bunları biliyor muyuz?

Fetânet nedir?

Peygamberlerin zeki ve dikkatli olduklarını belirten bir sıfattır. Yüce Allah gönderdiği bütün Peygamberlerine üstün bir zeka, büyük bir dikkat ve olgunlaşmış bir akıl ihsan etmiştir.

Günün Nüktesi

Gemideki Köle

Padişahın biri yabancı bir köle ile gemiye binmiştir. Köle asla deniz yüzü görmediği gibi gemi sıkıntısı da çekmemişti... Ağlayıp sızlıyor, vücudu tir tir titriyordu. Her ne kadar avutmak istedilerse de sakinleşmedi. Onun yüzünden padişahın dizliği bozuldu. Ama çare bulamıyorlardı.

Gemide bir bilge vardı:

“Emredersen, dedi, şunu ben susturayım.”

Padişah:

“Ey büyük lütuf olur” cevabını verdi.

Bilge emretti, köleyi denize attılar. Birkaç kere dalıp çıktı. Sonra saçından tutarak gemiye doğru çektiler. Köle iki eliyle dümene asıldı. Yukarı çıkınca bir şeye oturup sakinleşti.    

Padişaha bilgenin tedbiri hoş geldi:

“Bunda ne hikmet vardı?” diye sordu.

Bilge cevap verdi:

“Önce batmanın sıkıntısını tatmamıştı; gemide ki esenliğin kıymetini bilmiyordu. Bunun gibi afiyetin değerini ancak felaket gören bilir.”

Müslüman olmayana Allah iman versin demek caiz mi?
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık