Yurt dışında işçi olabilmek için geçici evlilik yapmanın hükmü ne olur?
- Oluşturulma Tarihi : 18.01.2026 16:59
- Güncelleme Tarihi : 18.01.2026 16:59
Evlenmek mutluluk ve kalıcılık üzerine kurulmalıdır. Dahası bu evlilik akdi yapılırken belli bir sure için yapılmamalıdır. Belli bir zamana dayalı olarak yapılan evlilik akdi muta akdi olduğundan caiz değildir. Dolayısıyla şehevi hisleri tatmin etmek veya dünyevî menfaatler sağlamak gibi maksatlarla, geçici evlilik, dinen caiz değildir. Evlilik gibi, yuva kurmanın ve neslin devamını sağlayan kutsal bir akdin basit çıkarlara alet edilmesi dinen doğru olmayan bir davranıştır.
Buna göre maddî bir menfaat elde etmek için veya Avrupa’nın bir ülkesinde oturma izni almak için veya işçi olabilmek için anlaşmalı evlilik yapmak dinen caiz değildir. Ama ortada böyle bir niyet yoksa yani temiz halisane duygularla evlenmeye karar verilmiş ve bu kadın ehl-i kitap ise bir sakınca yoktur.
Sol kulak çınlarsa kötüye yormak mı gerekir?
Kulak çınlamasını iyiye ya da kötüye yorumlamamak gerekir. Sağ kulak çınlarsa iyi sol kulak çınlarsa kötüye delalet eder anlayışı İslam dinine göre doğru değildir. Bu durum ve düşünce bidat ve hurafedir dinde de yeri yoktur. Dolayısıyla kulak çınlaması iyi veya kötüye işaret etmez.
Her yerde namaz kılınabilir mi?
Temiz olan her yerde namaz kılınır. Hz. Peygamber bu hususta şöyle buyurmaktadır. “Yeryüzü bana mescit kılındı.” (Buhârî, “Salât”, 56.)
Dolayısıyla namaz kılarken illaki seccadenin üzerinde namaz kılmak zorunda değiliz. Dağda, bayırda, çimende, temiz toprakta ya da evde temiz bir halının üzerinde… Namaz kılmada hiçbir sakınca yoktur. Yeter ki namaz kılınan mekan temiz olsun, üzerinde bir pislik, necaset olmasın.
Durum bu olmakla beraber seccadenin üzerinde namaz kılmak daha iyi ve güzeldir. Hele evdeysek seccadenin üzerinde kılmamız daha doğru olur.
Peygamberden günah işleyen olmuş mu?
Peygamberler Allah'ın yeryüzündeki elçileri ve insanların önderleri, Kılavuzları ve yol göstericileri olduklarından büyük günah ve kıymet düşürücü küçük günah işlemezler. Bunlardan korunmuşlardır.
Ama peygamberliğin kıymetini düşürmeyecek peygamberi görev açısından kişiliğini zedelemeyecek küçük hataları yapabilirler. Fakat peygamberin bu küçük hatası insanlar tarafından bilinmeden farkına varılmadan Allah tarafından gelen uyarı ile düzeltilir.
Buna göre halk arasında yaygın olan bazı peygamberler hakkındaki zinaya teşebbüs etti, güneşi, ayı kendine ilah edindi (geçici bir süre)... gibi bidat ve hurafeler İslam dininin tevhid ilkesi ve peygamberlerin taşıdığı İsmet sıfatı ile bağdaşamaz.
Günün Ayeti
Ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülmeyesiniz
Bakara 2/153
Günün Hadisi
“Geceleyin öyle bir zaman vardır ki, Müslüman bir kimse o zamana rastlayıp Allah’tan dünya ve ahirete dair hayırlı bir şey dilerse, Allah ona dilediğini verir. Bu her gece böyledir.”
(Müslim, “Müsâfirîn”, 166, 167)
Günün Sözü
'Allah'a dost olan, hiçbir şekilde dünyaya dost olamaz; dünya dostu olan, asla Hakk'ın dostu olamaz.'
Ebû İshak
Günün Duası
Allah’ım bugün dünyasını da ahiretini de kazananlarda eyle.
Bunları biliyor muyuz?
Yemîn-i Mün'akıde:
Geleceğe âit bir iş hakkında meselâ ilerde yapacağım veya yapmayacağım diyerek yapılan yemîn demektir.
Günün Nüktesi
Servetin Değeri…
Şibli hazretleri bir gün Hicaza gitmek için yola çıkar, yolu Bağdat’tan geçer. O zamanın halifesi Harun Reşid, Şibli hazretlerinin Bağdat’a geldiğini duyar. “Biz mi ziyaretine gelelim yoksa o mu bizim sarayımıza şeref verir?” diye haber gönderir. Şibli hazretleri biz halifenin yanına geliriz der. Ve saraya gider.
Halife, Şibli hazretlerine, “Bana bir nasihat eder misiniz efendim” der.
Şibli hazretleri de “Bana bir bardak su getirin” der.
Halifeye, “Eğer çölde susuz kalsanız, ölmek üzere olsanız, biri elinde bir bardak su ile çıkıp gelse, dese ki bu bir bardak suyu sana veririm ama servetinin yarısını isterim, verir misin?
Halife düşünür ve elbette veririm der.
Şibli hazretleri, “Peki bu suyu içtin, çıkaramıyorsun [vücudundan dışarı çıkmıyor, bir hastalık var], bir doktor gelse, ben o suyu dışarı çıkarırım fakat servetinin diğer yarısını isterim, verir misin?”
Harun Reşid düşünür ve elbette veririm der.
Şibli hazretleri, “O halde bir bardak su bile etmeyen servetine güvenme“ der.
Halife ağlamaya başlar. Bana bir nasihat daha eder misiniz der.
Şibli hazretleri, “Siz suyun başındasınız, Allah, Hz. Peygamber’den beri akıp gelen bu İslamiyet suyunun bekçisi olmayı size nasip etti, bu suya pislik karıştırma, karıştırılmasına da müsaade etme, bid’at karıştırma onu tertemiz olarak koru.”