Altın ve Gümüşte Fırtına Öncesi Sessizlik mi?


  • Oluşturulma Tarihi : 27.02.2026 08:58
  • Güncelleme Tarihi : 27.02.2026 08:58

Piyasalarda son dönemde yaşanan dalgalanmalar yatırımcının zihninde tek bir soruya kilitlendi: Altın ve gümüş yeniden yükselişe geçer mi? Fiyatlardaki geri çekilme bir trend dönüşü mü, yoksa yeni bir ralli öncesi soluklanma mı?

Küresel ekonominin nabzını tutan en önemli merkezlerden biri olan Federal Reserve’in faiz politikası, değerli metallerin kaderini belirleyen başlıca unsur olmaya devam ediyor. Yüksek faiz ortamı, doların cazibesini artırırken faiz getirisi olmayan altın ve gümüş üzerinde baskı oluşturuyor. Ancak tarih bize şunu gösteriyor: Sıkı para politikaları sonsuza kadar sürmez. Enflasyon kontrol altına alındığında veya ekonomik yavaşlama belirginleştiğinde, faiz indirimleri gündeme gelir. İşte o noktada değerli metaller yeniden parlamaya başlar.

Altın her zaman belirsizliğin sigortası olmuştur. Jeopolitik riskler, küresel ticaret savaşları, bölgesel çatışmalar ve siyasi tansiyon yükseldiğinde yatırımcı ilk olarak güvenli limanlara yönelir. Merkez bankalarının son yıllarda altın rezervlerini artırması da bu güven algısının kurumsal düzeyde sürdüğünü gösteriyor. Bu tablo, altının uzun vadeli hikâyesinin henüz bitmediğine işaret ediyor.

Gümüş ise daha farklı bir karaktere sahip. Sadece bir değer saklama aracı değil; aynı zamanda güçlü bir sanayi metalidir. Güneş enerjisi panelleri, elektrikli araçlar ve teknoloji üretimi gümüşe olan talebi artırıyor. Küresel büyüme hızlandığında gümüş genellikle altından daha sert yükselir; yavaşlama dönemlerinde ise daha hızlı geri çekilir. Yani oynaklığı yüksek, potansiyeli de bir o kadar güçlüdür.

Türkiye açısından bakıldığında tabloya bir de kur faktörü ekleniyor. Ons fiyatı yatay seyretse bile dövizdeki hareketlilik gram fiyatlarını yukarı taşıyabiliyor. Bu nedenle yerli yatırımcı için altın ve gümüş yalnızca küresel gelişmelerin değil, iç ekonomik dinamiklerin de bir yansımasıdır.

Önümüzdeki dönemde belirleyici olacak üç temel unsur var: Enflasyonun seyri, faiz kararları ve küresel büyüme verileri. Eğer dünya ekonomisi yavaşlama sinyali verir ve merkez bankaları gevşeme sürecine girerse, altın ve gümüşte yeni bir yükseliş dalgası şaşırtıcı olmayacaktır. Özellikle güvenli liman talebinin artması altını desteklerken, sanayi üretimindeki toparlanma gümüşü öne çıkarabilir.

Ancak unutulmamalı ki piyasalar düz bir çizgide ilerlemez. Yükselişler kadar sert düzeltmeler de bu oyunun parçasıdır. Kısa vadeli dalgalanmalar yatırımcıyı yanıltabilir; önemli olan büyük resmi görmek ve stratejik hareket etmektir.

Sonuç olarak altın ve gümüş için kapı kapanmış değil. Belki de şu an yaşanan süreç, yeni bir hareketin hazırlık aşamasıdır. Fırtına öncesi sessizlik mi, yoksa uzun bir dinlenme dönemi mi olduğunu zaman gösterecek. Ancak bir gerçek var: Belirsizlik var oldukça, değerli metaller gündemde kalmaya devam edecek.

Önemli bilgilendirme: Bu köşede yer alan değerlendirmeler, dünya ekonomisindeki güncel gelişmeler ve çeşitli olasılıklar çerçevesinde kaleme alınmıştır. Sunulan veriler ve analizler, kesin yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. Her yatırım kararı öncesinde kendi araştırmanızı yapmanız ve profesyonel bir finans danışmanına danışmanız tavsiye edilir.

Altın ve Gümüşte Fırtına Öncesi Sessizlik mi?
Göksel Günaltay
Yazarımız Kim ?

Göksel Günaltay