Sayfa Yükleniyor...
Son 3 yıldır solunum cihazına bağlı olarak yaşayan ve yaşadığı zorluklara rağmen mücadelesiyle örnek olan 36 yaşındaki ALS hastası Ümit Doğan, Her şeye rağmen gülmek güzel. Her şeye inat yaşamak güzel dedi
E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER LOGO
İzmirin Menemen İlçesinde yaşayan 36 yaşındaki Ümit Doğan, 2007 yılında Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Hastalığa yakalanmadan önce bir poşet fabrikasında işçi olarak çalışan ve evli olan Doğan, hastalığa yakalanınca eşi tarafından terk edildi. Hastalığın ilk belirtileri 2007 yılında bacaklarında başladı. Yürürken denge ve yürüme zorluğu yaşamaya başlayınca doktora gitmeye karar veren Doğan, 2008 yılında ALS hastalığına yakalandığını öğrendi. ALS hastalığı hakkında daha önce bilgi sahibi olmayan Doğan, internette araştırma yaptıktan sonra, 1 milyonda 2 hastada görülen bir durum başıma neden geldi diye düşündü. Ama asla pes etmedi, hayata daha sıkı sarılmaya başladı.
3 YILDIR SOLUNUM CİHAZINA BAĞLI
İlk işi bu hastalığa yakalanan diğer insanları bulmak oldu. Tüm ALS hastalarının ziyaretlerine gitmek istiyordu fakat o zamanlar bir akülü sandalyesi yoktu. 1,5 sene kadar dört duvar arasında bilgisayar başında bir hayat yaşadı, tek parmağı aracılığıyla kullandığı sanal klavye sayesinde diğer hastalarla iletişim sürdürdü. ALS Derneğinin tarafından kendisi için bir akülü sandalye kampanyası başlatıldı. Toplanan yardımlarla tekerlekli sandalyesine yani özgürlüğüne kavuşan Doğan, çok sayda il gezerek diğer ALS hastalarını ziyaret etti. Son 3 yıldır solunum cihazına bağlı yaşam mücadelesi veren ve ailesinin yardımıyla hayatını devam ettiren Doğan, Her şeye rağmen gülmek güzel. Her şeye rağmen mutluyum, huzurluyum. Her şeye inat yaşamak güzel dedi.
DOKTOR 3-5 YIL YAŞAR DEDİ
Söylemek istediklerini yalnızca bilgisayar ekranı ve tek parmağıyla kullandığı mouse sayesinde sanal klavyeden yazarak aktarabilen Doğan, şu ifadeleri kullandı: Bir poşet fabrikasında çalışan sıradan biriydim zamanı gelince evlendim. Ama her şey nikah masasında söylendiği gibi değilmiş; hastalığa yakalanınca boşandık. Çok doktor ve hastane gezdim hepsi geçecek diyerek ilaç verip eve gönderdi. En son İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittim ve 25 günlük hastane maceram sonrası ALS hastası olduğum ortaya çıktı. Taburcu olmadan 1 gün önce doktor, Baban gelsin dedi. Eğer öleceksem bana söyleyin dedim. Daha sonra babamla doktorun yanına gittik. Doktor, Oğlunuz ALS hastası, 3-5 yıl ömrü var dedi. Öngörülen durum olmadı çok şükür. 10 yıldır hayattayım.
GÜLMEK GÜZEL
Eve geldiğinde ailesini çok üzgün gördükten sonra ilk işinin onların moralini toparlamak olduğunu kaydeden Doğan, Daha sonra internete girdim ve hastalığı araştırmaya başladım. Diğer ALS hastalarına ulaşmaya çalıştım. Daha sonra kader ortaklarımı ziyaret etmeye başladım. İlk önce İzmirdeki hastaları, daha sonra İstanbul, Antalya, Bursa, Yalova, Aydın, Konya ve Manisaya giderek onlarla tanıştım. Onlar da ben de çok mutlu olduk. Onlara elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalıştım çünkü kader ortaklarımın mutluluğu benim mutluluğum oldu. ALS'den bir adım önde olmak için 2010 yılında hiç çekinmeden hem kendim hem de diğer hastalara cesaret vermek için peg ve gümüş kanül yani trakeostomi açtırdım. Şu an solunum cihazına bağlıyım ancak her şeye rağmen gülmek güzel. Her şeye rağmen mutluyum, huzurluyum. Her şeye inat yaşamak güzel! diyerek diğer ALS hastalarına mücadele çağrısı yaptı.
Haber Merkezi