Çocukların dinlenilmeye ihtiyacı var

Çiğli Neriman Haşim Emirli Anaokulu Müdürü Mustafa Öztürk, çocukların dinlenilmeye çok ihtiyaçları olduğunu söyleyerek, anne babaların çocuklarını can kulağı ile dinlemeleri gerektiğini söyledi


  • Oluşturulma Tarihi : 24.04.2017 08:00
  • Güncelleme Tarihi : 24.04.2017 08:00
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Çocukların dinlenilmeye ihtiyacı var

ÖZEL HABER NİLGÜN TAZE

Küçük yaşta anaokuluna gönderilen çocuklar için yaşayarak ve yaparak, keşfedici bir eğitim ortamı sunan Çiğli Neriman Haşim Emirli Anaokulu, çocukların doğal eğitim almalarının öğrenmeyi daha kalıcı hale getireceği görüşünü taşıyor. Bugüne kadar Beyaz Bayrak ve Beslenme Dostu Okul sertifikalarını almaya hak kazanan okul, aynı zamanda tarımsal alanlar oluşturarak çocukların doğada eğitim görmesini sağlıyor.

2016-2017 eğitim öğretim yılında 220 öğrencinin eğitim almakta olduğunu söyleyen Çiğli Neriman Haşim Emirli Anaokulu Müdürü Mustafa Öztürk, “Okulumuzda 2 yönetici, 10 öğretmen, aşçı, aşçı yardımcısı, memur, güvenlik ve 3 adet yardımcı hizmetli görev yapmakta. Okulumuz velileri ve öğrencilerine yönelik olarak Teknoloji Eğitimi, İletişim, Displin, Cinsel İstismar ve Aile Eğitimi  konularında seminerler düzenledi. Okulumuz velileri sınıf etkinliklerine aile katılımı yolu ile katılmakta olup, öğretmenlerimiz aileler ile sıkı iletişim halindeler. Velilerimize tavsiyemiz çocuklarını dinlemeleri ve çocuk haklarına özen göstermeleri yönünde” dedi.

PROJELER

Okullarının bugüne kadar Beyaz Bayrak ve Beslenme Dostu Okul sertifikalarına hak kazandığını açıklayan Öztürk, şunları söyledi: “Ayrıca 2014 yılı Çiğli İlçesi Toplam Kalite Yönetimi, Temel Eğitim Kurumları kategorisinde en kaliteli okul seçildik ve aynı kategoride İzmir 3’üncüsü olduk. Comenius, Erasmus, İZKA projelerine başvuruda bulunarak 2010 yılında Meeting Of Cultures At Sky isimli Comenius projesine kabul edildik ve projeyi İtalyan, İspanyol ve Fransız ortaklarımızla gerçekleştirdik. Ayrıca sosyal sorumluluk projeleri kapsamında az gelişmiş yörelerdeki anaokullarına yönelik olarak oyuncak ve eğitim materyali toplama kampanyaları gerçekleştirdik. Bahçemizde sınıflarımıza ait tarımsal alanlar oluşturduk.” 

SOSYAL ETKİNLİKLER

Öğrencilerinin oluşturulan tarımsal alanlarda bitki ve sebze ekimi yaparak gözlem ve uygulama yapma şansına sahip olduğunu açıklayan Öztürk, “Okulumuzun altında atıl vaziyette bulunan depoyu çok amaçlı salon haline getirerek burada her ay bir tiyatro oyununu çocuklarımızla buluşturduk. Değerler Eğitimi okulumuzda uygulanmakta olup, sevgi, saygı, dürüstlük, adalet, barış gibi değerler etkinlikler yolu ile öğrencilerimize kazandırılmaktadır. Okulumuzdaki sosyal etkinlikler hazırlanan plan doğrultusunda uygulanıyor. Tiyatro oyunları ve animasyon gösterileri yapılarak, Bilim Müzesi, Tabiat Müzesi, Botanik Bahçesi, Doğal Yaşam Parkı gibi yerlere geziler düzenlendi” açıklamasını yaptı.

ÖĞRETMEN GELİŞİMİ

Çiğli Halk eğitim merkezi işbirliği ile velilere yönelik bu yıl 2 adet Aile Eğitimi kursu düzenlendiğini açıklayan Öztürk, “Öğretmenlerimiz, mesleki ve kişisel gelişimleri için bakanlığımız tarafından düzenlenen hizmet içi eğitimlere katılmakta olup, akran koçluğu ve mesleki gelişim kütüphanesi uygulamaları yapmaktadırlar. 2016 yılında İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa olarak okul öncesi öğretmenlerinin mesleki gelişimini arttırmak konulu çok uluslu bir projeye ortak olduk” ifadelerini kullandı.

BİLİMSEL VE EĞİTİCİ

Rehberlik servislerinde görevli psikolojik danışmanlar tarafından öğrencilere yönelik olarak Snellen, Gessell, Metropolitan testlerini düzenli olarak uygulanmakta olduklarını ifade eden Öztürk, şu açıklamaları yaptı: “Ayrıca velilerimize ve öğrencilerimize yönelik olarak Teknoloji Eğitimi, İletişim, Displin, Cinsel İstismar ve Aile Eğitimi konularında seminerler düzenledik. Yapılan test ve taramalarda gerekli görülen öğrencilerimiz ilgili mercilere yönlendiriyoruz. Boşanmış ya da sorunlu aile çocukları ile ilgili olarak aile ve gerekli kurumlarla işbirliği halinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.Çocuklarımıza teknoloji kullanımının kısıtlı sürelerde olmasını ve bunların da bilimsel ve eğitici konular olmasını öneriyorum. Ayrıca çocukların doğa ve çevre sevgisi içeren, yaşayarak ve yaparak, keşfedici eğitim ortamlarında eğitim almalarının öğrenmeyi daha kalıcı yapacağı görüşündeyiz.”

DOĞRU EĞİTİM

Öztürk, okul öncesi eğitimin amacının çocuklarda öğrenmeye ilgi uyandırmak ve çocuğun var olan yeteneklerini görünür kılmak olduğunu söyleyerek, “Okul öncesi eğitim süresince çocuklar ilköğretime hazırlanırken, paylaşmayı, dayanışmayı, sosyalleşmeyi ve birlikte çalışmayı öğrenirler. Bu dönem araştırmacılar için çocuğun yüksek öğrenme potansiyeline sahip olduğu bir dönem olarak görülüyor. Uygun fiziksel ve sosyal çevre koşullarında ve sağlıklı etkileşim ortamında yetişen çocuklar, daha hızlı ve başarılı bir gelişim gösteriyorlar. Eğitimin ilk basamağını oluşturan okul öncesi eğitimin gömleğin ilk düğmesidir ve bunun doğru iliklenmesi gerekir” şeklinde konuştu.

KRİTİK SÜREÇ

Çocuğun doğduğu günden temel eğitime başladığı güne kadar geçen yılları kapsayarak çocukların daha sonraki yaşamlarında önemli rol oynayan bedensel, psikomotor ve sosyal-duygusal öğrenimlerinin son derece önemli olduğunu açıklayan Öztürk, “Çocukların zihin ve dil gelişimlerinin büyük ölçüde tamamlandığı, kişiliğin şekillendiği ve çocuğun devamlı olarak değiştiği bir süreçtir bu süreç. Bu nedenle çocuğun küçük yaşlarda sağlıklı bir ortamda gelişimini sürdürmesi son derece önemli.  Sağlıklı ve istenilen davranışlara sahip çocuklar yetiştirmek, onların gelişim özelliklerini ve bu özellikler doğrultusunda gereksinimlerinin neler olduğunu bilmeye bağlıdır. Erken çocukluk dönemindeki gelişmelerle, okul öncesi eğitim artık anne babanın yalnız başına başarabileceği bir konu olmaktan çıkmış durumdadır” dedi.

ÖĞRENME YÜZDESİ

Eğitimin öğrenci-öğretmen-veli üçgeninden oluşan önemli bir platform olduğunu söyleyen Öztürk, şu ifadeleri kullandı: “Bu birliktelik ne kadar bilinçli ve sağlıklı olursa, çocuklarımızda o oranda sağlam bir kişilik kazanırlar. Eğitimin sağlam temeller üzerine kurulmasında ve insanların ileri yaşlardaki başarılarında okul öncesi eğitimin rolü bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ana kucağındaki yoğun ilgiden sonra, anaokulu ortamı çocuk için dünyaya açılan yepyeni bir penceredir. Olumlu ya da olumsuz anlamda verilen her şey onları yetişkinlik yıllarında da doğrudan etkilemektedir. 3 yaşına kadar bir çocuğun beyni bir yetişkinden 2.5 kat fazla çalışır, 6 yaşına kadar bir profesörden 2 kat hızlıdır. Yapılan tüm uluslararası araştırmalar ve uygulanan testler göstermektedir ki 0-6 yaş grubunda gelişim düzeyinde okul öncesi eğitim almış çocukların, akademik programlarda eğitim almış olanlara göre 1. sınıf başarı düzeyleri daha yüksektir. 12 yaşında IQ değerleri 5 puan daha yüksektir ve 15 yaşında yetenek sınavlarında yüzde 90 -100 arası başarı sağlarlar. Yüzde 65’i liseyi, yüzde 45’i üniversiteyi sorunsuz kazanır ve bitirir. Yetişkin olduklarında dış dünyayla kolay ve sağlıklı iletişim kuran, sosyal insanlar olurlar.”

YAPARAK ÖĞRENME

Öztürk, 3 ile 6 yaş arası yılların pek çok gelişimsel değişmenin yaşandığı yıllar olduğunu açıklayarak, “Normal gelişim gösteren bir çocuk, 6 yaş civarında pek çok motor becerileri kazanmış, çeşitli fiziksel becerilerini kullanmaya başlamıştır. Bilişsel gelişim açısından ise, fiziksel ve sosyal çevresi ile ilgili yoğun bir bilgi birikimi oluşturmaya ve çevresinde gelişen olayları anlamaya başlamıştır. Buna karşın, okul öncesi yılları çocuğun soyut düşünme yetisinin henüz tam şekillenmediği ve bu nedenle yapılan tüm etkinliklerin somut bir biçimde çocuğun yaparak ve deneyerek öğrenmeyi gerçekleştirdiği yıllardır” ifadelerini kullandı.

MUSTAFA ÖZTÜRK KİMDİR?

1976 yılında Eskişehir’de doğan Mustafa Öztürk, ilk orta ve lise öğrenimini Eskişehir’de tamamlamasının ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Okulöncesi Öğretmenliği Bölümünden 2002 yılında mezun oldu. İlk görevini Konak Adnan Mazıcı İlköğretim Okulunda yaparak burada 5 yıl öğretmenlik yapan Öztürk, daha sonra sırasıyla Elazığ Kovancılar Ekinözü İlköğretim Okulu ve Kınık Mustafa Kemal İlköğretim Okulunda görev yaptı. Öztürk, müdür yardımcılığı sınavını kazanarak Kınık Halk Eğitim Merkezi’nde 2 yıl müdür yardımcısı olarak çalıştıktan sonra 2010 yılında Kınık Anaokulunda kurucu müdür olarak görev yaptı. Müdürlük sınavını kazanarak aynı okula müdür olarak atanan Öztürk, 2012 yılında Neriman Haşim Emirli Anaokuluna atandı. Halen aynı okulda okul müdürü olarak görev yapmaktadır.

OKUL TARİHÇESİ

1999 yılında Çiğli Merkez Anaokulu adıyla eğitim-öğretim vermeye başlayan okul, yaptıkları katkı nedeniyle Neriman-Haşim Emirli çiftinin adını almıştır. Okul 36-72 aylık çocuklara ikili eğitim hizmeti veren bir okuldur. Beyaz Bayrak ve Beslenme Dostu Okul sertifikalarına sahip olan okul ayrıca 2014 yılı Çiğli ilçesi Toplam Kalite Yönetiminde temel eğitim kurumları kategorisinde en kaliteli okul seçilmiş ve aynı kategoride İzmir 3’üncüsü olmuştur. Okulda 5 derslik bulunmakta olup geniş bir bahçeye sahiptir. Okulun altında yer alan depo kendi imkanlarımızla çok amaçlı salona çevrilmiştir. Sınıflarımız gerekli olan teknolojiye ve eğitim materyaline sahiptir.

 

 

 

Haber Merkezi