Sayfa Yükleniyor...
İzmir Kent Konseyi Başkanı Çağrı Gruşçu, Söz Meclisten İçeri başlığıyla yayınladığı yazısında, yerel siyasette vatandaş katılımı konusunu ele aldı
DERYA NABİT - İzmir Kent Konseyi Başkanı Çağrı Gruşçu, Kent Stratejileri Merkezi için bir yazı kaleme aldı. Söz Meclisten İçeri başlığıyla yayınlanan yazıda Gruşçu, yerel siyasette vatandaşların yönetime katılımlarını ele aldı.
Gruşçu, vatandaşların kent konseyleri çatısı altında etkin katılım göstermelerinin altını önemle çizdi.
KATILIMCI PLAN VURGUSU
Gruşçunun yazısında katılımcı anlayış ön plana çıktı. Yazıda Gruşçu, şu ifadelere yer verdi: Yerel yönetimlerin, yerel kaynak ve hizmetlerin yönetimi ve denetimi işlevini üstlendikleri düşünüldüğünde temel ilkelerden birisi bu kaynak ve hizmetleri tüketen kesimlerin temsilcileri aracılığıyla, yönetim ve denetimde etkili olabilmeleridir. Günümüzde ne düzeyde olursa olsun bir yönetimin demokratikliğinin ölçütünün, sağladığı katılma olanakları olduğu konusunda genel bir kabulden söz etmek de olanaklıdır. Katılma, Kamu siyasallarının belirlenmesinde ve uygulanmasında ve denetlenmesinde yer alma ya da İktidar kullanan kurum ve kişilerin aldıkları kararları etkileme amacına yönelik tüm eylemler olarak tanımlanabilmektedir. Bu tanım sonucunda yerel hizmetlerde kaynak ve hizmetlerin kullanımında yetkili temsilcilerin karar alma ve uygulama süreçlerini katılımcı olarak planlamaları kaçınılmaz olmalıdır
KENT KONSEYLERİ KAÇINILMAZDIR
Bu bağlamda bakıldığında yönetime katılım süreçlerini ve katılımın karar alma iradesine dönüşmesini sağlayan argümanların hangi düzeyde sonuç alabildiklerini incelemek gerekir. Türkiyenin de kabul ettiği Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının önsözünde, vatandaşların kamu işlerinin sevk ve idaresine katılma hakkının Avrupa Konseyine üye devletlerin paylaştığı demokratik bir ilke olduğu ve bu hakların en doğrudan kullanım alanının yerel düzeyde olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda bu katılım hakkını sağlayan ve yasayla da dayanak belirtilmiş olan kent konseylerinin doğrudan yerel demokratik katılım mekanizması içinde sayılması ve işlevlendirilmesi kaçınılmazdır
DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Gruşçu, tüm yurttaşlar için Kent müfettişliği rolüne vurgu yaparak şu sözleri dile getirdi: Kent konseylerinin kent yaşamında, kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım, yönetişim ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirme gibi usul ve esasları ilke edinmiş olması göz önüne alındığında bu yapıya üye olan kurumsal veya bireysel temsilcilerin Kent müfettişi olarak katılım sürecine dahil olmaları gerekmektedir. Ancak ülkemizde genel kanı ve uygulamaya bakıldığında kent konseylerinin katılımcı demokrasi söylemi altında kentsel meselelere kafa yormaz, siyasi ve bürokratik iradenin sözü dışına çıkmaz, elit ve halk tabakası arasına sıkışarak işlevselliğini yitirmiş, yasa gereği kurulmak zorunluluğu olan yapılar olarak görülmesi katılımcılığa ne denli güdük ve sakat baktığımızın da göstergesidir.
Haber Merkezi