Diyarbakır'ın Sur ilçesinde Remzi Sati ile oğlu Muhammed'in öldürülerek araç içinde yakıldığı olaya ilişkin davada üçüncü duruşma görüldü. Savcılık, tutuksuz sanıkların beraatını, Ali Mert İldeniz ile M.K.'nin ise baba ve oğlunu öldürmek suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi.
BABA VE OĞLUN CANSIZ BEDENLERİ YANAN KAMYONETTE BULUNDU
Olay, 19 Mayıs 2025'te Sur ilçesine bağlı kırsal Köprübaşı Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Boş arazide 21 GH 662 plakalı kamyonetin alev aldığını gören vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İtfaiye ekiplerinin yangını söndürmesinin ardından araçta Remzi Sati ve oğlu Muhammed'in cansız bedenlerine ulaşıldı.
Yapılan incelemelerde baba ve oğlun tabancayla vurularak öldürüldükten sonra yanıcı madde kullanılarak yakıldığı belirlendi.
Soruşturma kapsamında Ali Mert İldeniz (25) ve babası A.İ. (58) ile İ.K. (40), M.D. (26), M.K. (44), O.K. (44) ve A.Ö. (32) gözaltına alındı. O.K. ve A.Ö. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, diğer şüpheliler tutuklandı.
Davanın ilk duruşması 7 Nisan'da Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Mahkeme, Ali Mert İldeniz'in tutukluluk halinin sürmesine karar verirken A.İ., İ.K., M.D. ve M.K.'nin yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak tahliye edilmesine hükmetti.

SANIKTAN CİNAYETE İLİŞKİN İTİRAFLAR
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 7'nci Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanık Ali Mert İldeniz'in ifadelerine de yer verildi.
İldeniz, Remzi Sati ile aralarında hayvan alım satımından kaynaklanan bir anlaşmazlık bulunduğunu ve bu nedenle cinayeti planladığını öne sürdü. Olay günü baba ve oğlunu 'kayıp inek' bahanesiyle bölgeye çağırdığını anlatan sanık, çıkan tartışmanın ardından tabancayla ateş ederek ikisini de vurduğunu itiraf etti.
İldeniz, olayın izlerini ortadan kaldırmak amacıyla aracın üzerine kolonya dökerek ateşe verdiğini, ayrıca dikkatleri başka yöne çekmek için maktulün telefonunu kullanarak başka bir sanığa mesaj gönderdiğini söyledi.
İDDİANAMEDE BENZİN İHTİMALİ ÜZERİNDE DURULDU
İddianamede, sanığın kolonya kullandığı yönündeki beyanına rağmen cesetlerin kömürleşmiş ve karbonlaşmış durumda bulunması nedeniyle yakma işleminde benzin gibi daha güçlü bir yanıcı maddenin kullanılmış olabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Kriminal incelemelerde bazı şüphelilerin kıyafetlerinde atış artığı tespit edildiği belirtildi. Ayrıca olay saatinde bazı şüphelilerin telefonlarını kapattıkları ve baz istasyonu kayıtlarının olay yerinin bulunduğu bölgeyle örtüştüğü kaydedildi.
Dosyadaki bulgular doğrultusunda sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek Remzi Sati ve oğlu Muhammed'i tasarlayarak ve canavarca hisle öldürdükleri iddia edildi. İddianamede, sanıkların 'kasten öldürme' suçundan ayrı ayrı iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.

ÜÇÜNCÜ DURUŞMADA SAVCILIK MÜTALAASINI AÇIKLADI
Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşmasına tutuklu sanık Ali Mert İldeniz, SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada taraf avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları ile bazı tanıklar da hazır bulundu. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı.
Savcılık, esas hakkındaki mütalaasında tutuksuz sanıkların beraatını istedi. Kıyafetlerinde swap izi tespit edilen M.K. ile Ali Mert İldeniz'in, Remzi Sati ve oğlunu öldürmek suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Ali Mert İldeniz hakkında ruhsatsız silah bulundurma suçundan da ceza verilmesi istendi.
‘OLAY YERİNDE ET PARÇASI GÖRDÜM’
Duruşmada tanık olarak dinlenen jandarma personeli M.A., olay yerine giden ilk ekipte bulunduğunu ifade ederek, “Sabah saatlerinde ilk gittiğimizde araç kül olmuş ve lastik izleri vardı. Orada bir et parçası gördüm. Remzi’nin cesedi kül olmuştu. O et parçası da çocuğuna aitti. Daha sonra ekip arkadaşlarımızla olay yerinde incelemelerde bulunurken birkaç metre ileride bir dilsiz adam gördük. Bu kişi yanan arabayı göstererek el kol işaretleriyle, ‘Benzin döktüler, yangın çıktı’ diye işaret ederek, ‘Ben gözümle gördüm’ dedi. O dilsiz vatandaş yalnızdı ve yanında kimse yoktu. Hayvanları da ilerideydi. Ben ona ‘kaç kişi vardı’ diye el kol hareketleriyle soru sordum ancak net bir şey demedi. Daha sonra olay yerinde çalışırken bir sürü lastik izi vardı. Ben bu el kol hareketleriyle ilgili tutanak tutulduğunu hatırlamıyorum” şeklinde konuştu.

ENGELLİ TANIK TERCÜMAN EŞLİĞİNDE DİNLENDİ
Duruşmada, işaret dili öğretmeni tercüman aracılığıyla tanık sıfatıyla dinlenen işitme ve konuşma engelli N.A. ile iletişim kurulmaya çalışıldı. Tercüman, jandarma personelinin duruşma sırasında yaptığı el ve kol hareketlerinin işaret diliyle uyumlu olduğunu ifade etti.
DAVA ERTELENDİ
Sati ailesi ve davaya katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları, tutuksuz yargılanan sanıkların yeniden tutuklanarak yargılamaya cezaevinde devam edilmesini talep etti. Sanık müdafileri ise savcılık mütalaasına karşı savunmalarını hazırlamak için ek süre istedi.
Mahkeme heyeti, Ali Mert İldeniz'in tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin sürdürülmesine karar verdi. Sanık avukatlarına mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için süre tanıyan mahkeme, duruşmayı 19 Ocak 2027 tarihine bıraktı.


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın