Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan Mekiye Akyel’in (31), eski eşi İsa Güç (28) tarafından çocuklarını göstereceği söylenerek Batman’daki evinden alındıktan sonra öldürüldüğü iddiasıyla yürütülen soruşturmada hazırlanan iddianame kabul edildi. ‘Töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan hazırlanan iddianamede, 3’ü tutuklu 5 şüpheli hakkında kamu davası açıldı. İddianamede, İsa Güç ile Hüseyin Güç’ün (42) Akyel’i öldürdüğü, İhsan Güç (69), H.G. (39) ve A.Ş.’nin (66) ise cinayete azmettirdiği değerlendirildi.
Mekiye Akyel, 2015 yılında İsa Güç ile evlenerek Bitlis’ten Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Karakaya köyüne yerleşti. Yaklaşık 9 yıl süren evliliklerinden 4 çocukları olan Akyel’in, evlilik sürecinde İsa Güç’ten şiddet ve baskı gördüğü iddiasıyla 29 Temmuz 2024’te Karakaya köyündeki evinden ayrıldığı belirtildi.
Aynı gün Siirt Kadın Konukevi’ne yerleşen Akyel, 6 Ağustos’ta Van’a geçti. Bir gün sonra Batman Kadın Konukevi’ne yerleşen Akyel, burada 21 gün kaldı. 29 Ağustos’ta konukevinden ayrılan Akyel, Batman’da bir süre bulaşıkçı olarak çalıştıktan sonra ev kiraladı. Akyel, 5 Eylül 2024’te İsa Güç’ten boşandı.
18 Ekim 2024 günü saat 10.00 sıralarında İsa Güç’ün eve gelmesinin ardından eşyalarını toplayarak eski eşiyle birlikte evden ayrılan Mekiye Akyel’den bir daha haber alınamadı.
3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Öldürüldüğü değerlendirilen Mekiye Akyel’in cenazesine ise ulaşılamadı. Soruşturma kapsamında bu yıl 16 Şubat’ta eski eşi İsa Güç, 17 Şubat’ta eski kayınbiraderi Hüseyin Güç, 19 Şubat’ta ise eski kayınpederi İhsan Güç yakalanarak gözaltına alındı. Üç şüpheli, 20 Şubat’ta çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Mekiye Akyel’in diğer kayınbiraderi H.G. ile ailenin akrabası A.Ş. ise 10 Temmuz’da gözaltına alındı. İki şüpheli, ifadelerinin ardından 13 Temmuz’da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
“MEKİYE’DEN ÖYLE BİR İNTİKAM ALDIM Kİ DEVLET BİLE BULAMAYACAK”
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Siirt Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede yer alan tanık ifadelerine göre, Mekiye Akyel’in evden ilk ayrıldığı Ağustos 2024’te eski kayınpederi İhsan Güç ile eski kayınbiraderi Hüseyin Güç’ün, ailesine Akyel’i mutlaka bulacaklarını ve öldüreceklerini söyledikleri belirtildi.
Boşanmanın ardından Mekiye Akyel’in babasına teslim edildiği 5 Eylül 2024’te ise İsa Güç’ün kayınpederine, “Kızınıza sahip çıkın, evden kesinlikle göndermeyin, bunlar Mekiye’yi öldürecekler” dediği ve bu sözlerin birden fazla tanık tarafından doğrulandığı kaydedildi.
İddianamede, Mekiye Akyel’in kaybolmasının ardından sosyal medya üzerinden tanıştığı ve 2025 yılı mart ayında imam nikahıyla birlikte yaşamaya başladığı G.A.’nın ifadelerine de yer verildi.
G.A., İsa Güç’ün kendisine birkaç kez, “Sen de beni aldatırsan senin de sonun Mekiye gibi olacak, ben Mekiye’den öyle bir intikam aldım ki devlet bile bulamayacak” dediğini öne sürdü.
Bu sözler üzerine Güç’e, “Ne yaptın ki Mekiye’ye?” diye sorduğunu anlatan G.A., Güç’ün ise “Seni ilgilendirmiyor” diyerek kendisini dövdüğünü belirtti.
G.A. ayrıca İsa Güç’ün kendisini bir gün Mekiye Akyel ile birlikte yaşadıkları eve götürdüğünü, evin banyosunda duvardaki aynayı kaldırarak altında sakladığı tabancayı gösterdiğini ve “Beni aldatırsan ve bu köyden gidersen, senin de sonun Mekiye gibi olacak” dediğini ifade etti.
JANDARMA EŞLİĞİNDE KÖYDEN AYRILDI
G.A.’nın ifadeleri üzerine evde kolluk kuvvetleri tarafından yapılan aramada, banyodaki aynanın yerinden sökülmüş olduğu ve duvarda silah saklanabilecek şekilde bir delik bulunduğu tespit edildi. Arama köpeğinin de bu bölgeye tepki verdiği ancak silaha ulaşılamadığı kaydedildi.
G.A.’nın köyde 145 gün kaldıktan sonra ailesini arayarak durumu bildirdiği, ailesinin ise jandarma eşliğinde gelerek kendisini evden aldığı belirtildi.
HTS VE PLAKA KAYITLARI İNCELENDİ
Soruşturma kapsamında incelenen HTS ve PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarına göre, olay günü İsa Güç ile Mekiye Akyel’in telefonlarının aynı bölgelerden birlikte baz verdiği, aynı saatlerde Hüseyin Güç’ün telefonunun da yakın bir bölgede olduğu tespit edildi.
Mekiye Akyel’in telefonunun Siirt-Bitlis D965 kara yolu ile Karakaya köyü arasında sinyal vermeyi kestiği, bu sırada İsa Güç’ün telefonunun da aynı bölgeden baz verdiği belirlendi.
İddianamede, İsa, Hüseyin, İhsan Güç ve H.G.’nin telefonlarının olay saatlerinde birbirine yakın zamanlarda kapatılmasının “hayatın olağan akışına aykırı” olduğu değerlendirildi.
Ayrıca Mekiye Akyel’e ait olduğu belirlenen mont ve kemerin, olaydan yaklaşık iki yıl sonra şüphelilere ait bir fıstık bahçesinin yakınında bulunduğu kaydedildi.
İddianamede, Mekiye Akyel’in İsa Güç ve Hüseyin Güç tarafından öldürüldüğü, İhsan Güç, H.G. ve A.Ş.’nin ise cinayete azmettirdiği değerlendirmesine yer verildi. Şüpheliler ise üzerlerine atılı suçları işlemediklerini savundu.
AVUKATTAN “EMSAL KARAR” ÇAĞRISI
Mekiye Akyel ailesinin avukatı Gurbet Bilbay, Akyel’in cenazesinin bulunamamasına rağmen davanın açıldığını belirterek, yargılamanın mahkumiyetle sonuçlanması ve verilecek kararın emsal teşkil etmesi çağrısında bulundu.
Bilbay, “Sanıkların fıstık bahçesinde Mekiye’ye ait olduğu belirlenen ve tanıklar tarafından teyit edilen kıyafetler ortaya çıktı fakat bunlarda Mekiye Akyel’in DNA’sı çıkmadı. Çünkü biliyorsunuz, 1,5 yıl sonra biz bu şikayeti yaptık, zamanaşımına uğradı. Fakat bu kıyafetlerin tanıklar tarafından Mekiye Akyel’e ait olduğu kabul edildi iddianamede. Bununla ilgili de bir çalışma yapıldı” dedi.
Baz istasyonu kayıtlarına da dikkat çeken Bilbay, “Zaten biliyorsunuz daha öncesinden de baz istasyonu vardı. Sanıklar aynı anda Mekiye Akyel’e sinyal veriyor ve telefonları aynı anda kapatıyor. Bu çok önemli bir detay. Burada en önemli husus aslında cesedin olmayışı. Ceset olmadığı halde iddianame hazırlandı ama burada ceza alacağı anlamına gelmiyor” diye konuştu.
“Cesetsiz cinayet” konusunda emsal kararların sınırlı olduğunu belirten Bilbay, “Biz buradan Adalet Bakanımıza sesleniyoruz. Evet, iddianamemiz açıldı, çok teşekkür ederiz bu konuda destek olduğunuz için. Fakat biz mahkumiyet ve bunun sonunda kararın kesinleşmesini istiyoruz. Çünkü ortada bir ceset yok ve arama kurtarma çalışmalarında sadece JASAT çalıştı, biz JAK ekibini de istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Bilbay, sanıkların davranışları ve beyanlarıyla ilgili de deliller bulunduğunu belirterek, “Sanıklar hep şüpheli davranışlarda bulundu, çelişkili beyanlar verdi. Bununla ilgili de zaten bizim delillerimiz mevcuttur. Bununla ilgili video kayıtlarımız da vardır. Evet, zamanaşımına da uğradı ama biz burada bir ceza istiyoruz ve bu bir emsal karar teşkil etsin” dedi.


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın