Sayfa Yükleniyor...
Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ulvi Zeybek, Her yağın kızartma yağı olarak kullanılması yanlış bir uygulama, sağlık amaçlı kullanımda bilinçli olmak önemli dedi
Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Temel Eczacılık Bilimleri Bölüm Başkanı ve Farmasötik Botanik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ulvi Zeybek, günümüzde her yağın kızartma yağı olarak kullanılmasının doğru olmadığını, bazı yağların yüksek sıcaklıktan dolayı trans yağlara dönüştüğünü bu durumun ise orta vadede kansere yol açabileceğini söyledi. Zeytinyağı, aspir yağı, ayçekirdeği yağı gibi sabit yağların kaynama noktası yüksekliğine göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof.Dr. Zeybek, Mesela, zeytinyağı kızartmalar için uygun değil. Zeytinyağı ile yapılan kızartmalar yüksek sıcaklıktan dolayı trans yağlara dönüşüyor dedi.Doğal yağların, sabit ve uçucu olarak iki gruba ayrıldığını ifade eden Prof.Dr. Zeybek, sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez olan bu yağların eğer yararını görmek istiyorsak soğuk pres yöntemi ile elde edilmesinin önemli olduğunu dile getirdi. Prof.Dr. Zeybek, Bu yöntemle üretilen yağlarda, presleme işlemi en fazla 42-45 derecede olup, yüksek sıcaklık değerlerine maruz kalmadıkları için de trans yağ asitleri oluşamamaktadır. Buna bağlı olarak bünyesinde bulunan biyoaktif bileşikler de örneğin E vitamini zarar görmemektedir diye konuştu.
DEFALARCA KULLANILMAKTA
Soğuk pres yönteminin aynı zamanda yağ bitkilerinden gelen vitaminlerin korunması anlamına geldiğini söyleyen Prof.Dr. Zeybek, Dünyada kullanımı yaygın olan trans yağlara alternatif olarak bu yöntemle üretilen yağları öneriyoruz. Günlük yaşamımızda kızartma yeme alışkanlığı olan kişilerde, örneğin fast food, kızarmış patates gibi, özellikle dışarıda restoranlarda yemek yendiğinde kızartma için kullanılan yağ süzülüp defalarca kullanılmakta. Bu durumda da bilmeden ve istemeden trans yağların kullanıldığı gıdaları tüketebiliyoruz. Onun için vücudun zaman zaman arındırılması lazım. Bu arındırmayı bazı bitkisel antioksidanlar kullanarak gerçekleştirebiliriz. Bu antioksidanlar, vücutta dolaşan serbest radikallere atak yaparak zararsız hale getirip vücuttan atılmasını sağlıyor dedi.
HER YAĞ İLE KIZARTMA OLMAZ
Günümüzde her yağın kızartma yağı olarak kullanılmasının kansere yol açtığını vurgulayan Prof.Dr. Zeybek, Yağlarda kaynama noktası yüksekliğine göre ayrım yapılması gerekiyor. Mesela, zeytinyağı bu özelliği karşılamıyor. Sızma zeytinyağı gibi bir yağ ile kızartma yapılmamalı, salatalarda soğuk olarak tüketilmelidir. Rafine yağlar ise, ısıl işlem uygulanarak elde edildiğinden, zaten içerisinde vitaminler de yoktur. Kızartma yapılacaksa rafine yağ kullanılmalı ve tek sefer için kullanılmalıdır, süzüp defalarca asla kullanılmamalı. Kızartmalarda yaklaşık 200 derece sıcaklığa çıkıldığı için, bu sıcaklıklara yapısı bozulmadan dayanabilme özelliğine sahip Hindistan cevizi yağının kullanımı daha doğru olur. Her bir yağın kullanım ve uygulanış şekilleri değişiklik gösterirken buna önem göstermeyen tüketici sağlığını tehlikeye atmaktadır. Bu nedenle bilinçli tüketici her yağın sağlık için yararının ancak soğuk pres yöntemiyle sağlanabilmekte olduğunu bilmelidir açıklamasında bulundu.
AKTAR TÜKETİCİLERİ DİKKAT ETMELİ
Aktarlarda satılan bazı ürünlere karşı olmadığını ancak çok dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Prof.Dr. Zeybek, Örneğin keten tohumu yağı biraz daha fazla oranda yağ çıkarabilmek için tohum sıkılmadan önce kavrulup ondan sonra yağının çıkarılması sağlık için çok riskli. Çünkü elde edilen bu yağ beziryağı olarak isimlendirilir ve sadece yağlıboyayı inceltmek amaçlı kullanılabilir. İçeriğindeki değerli omega-3, omega-6 gibi bileşenler ise ancak soğuk pres yoluyla elde edilmesi durumunda yağda yararlı halde bulunur diye belirtti. Yine de bu tür ürünlerin gıda takviyesi olarak eczanelerden temin edilmesinin en doğru ve güvenilir yol olduğunun altını çizen Prof.Dr. Zeybek, GMP (İyi Üretim Uygulamaları) normunda olması önemli bir güvence kriteri, ve her ürünün raf ömrünün olduğu da unutulmamalı. Bu nedenle de açıkta satılan bitkisel ürünlerin son kullanım tarihleri belli olmadığında içindeki etkili maddelerin ya bozulmuş ya da ıhlamur ve adaçayı örneğinde olduğu gibi uçmuş olabileceği, bu durumunda da kullanımının sağlık açısından asla yararlı olmayacağı görülmektedir dedi. Ege Ajans
Haber Merkezi