Olayın, 2025 yılının yaz aylarında Osmangazi Mahallesi’nde İsmet Altay ile eşi Hatice Altay’ın evlerinin önünde komşularıyla çay içtiği sırada başladığı ileri sürüldü. İddiaya göre aynı binada yaşayan bir kişi ile babası, çifte küfür ve tehditlerde bulunarak uyarıda bulundu. Ardından baba ile oğlunun, Altay çiftine sopa ve sandalyelerle saldırdığı öne sürüldü. Olaydan sonra birkaç kez gözaltına alınıp serbest bırakıldıkları iddia edilen baba ve oğlun aileye yönelik şiddetinin devam ettiği belirtildi. Altay ailesi, komşularıyla karşılaşmamak için evden çıkamadıklarını, markete dahi gidemediklerini ve can güvenliklerinden endişe ettiklerini ifade etti.
‘SOPA KIRILANA KADAR VURDU’
4 Şubat’ta ev için alışveriş yapmak üzere dışarı çıkan İsmet Altay ve Hatice Altay, dönüş yolunda komşuları E.Y. ile yeniden karşılaştı. İddiaya göre E.Y., çifte küfür ederek tehditlerde bulundu ve elindeki sopayla saldırdı. Önce Hatice Altay’a defalarca vuran şüphelinin, daha sonra İsmet Altay’a yönelerek elindeki sopa kırılıncaya kadar darbettiği öne sürüldü. Saldırıya uğrayan İsmet Altay’ın, cebindeki biber gazını kullanarak kendini savunduğu belirtildi. Bir süre daha hakaret ve tehditlerine devam ettiği iddia edilen E.Y., ardından olay yerinden uzaklaştı.
Kısa süre sonra polis merkezine giderek ifade veren şüpheli hakkında ihbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan İsmet Altay ve Hatice Altay, tedavilerinin ardından taburcu edildi. Daha sonra polise giderek saldırgan komşularından şikâyetçi olan çiftin ifadeleri alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan E.Y., adliyeye sevk edildi ve çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

'KAFAMA 7 DİKİŞ ATILDI'
Hatice Altay, “Aşağıda çay içiyorduk. Komşu, 'Burada çay içmeyin' dedi. Biz niye diye sorunca 'oğlan istemiyor' dedi. Hava sıcaktı, herkes kapıda oturup içiyordu. Bizde çıktık, kapıda oturduk. Çay içiyorduk, onun kafasına nereden esti bilmiyorum. 'Çocuk istemiyor, oturmayın dedik ama yine oturdunuz' dedi. Bu olay bir yıl önce oldu. Sonra komşular kurtardı. Bir yıldır taktı bize. Dün 16.00-16.30 sıralarıydı. Alışveriş yapmak için bakkala geldik. Ordan eve dönerken o buradaymış. Bizi gözetliyordu. Bize doğru geldiğini görünce, eşime bu tarafıma geç dedim. Bana doğru küfür edere gelince kaldırdım elimdeki sopayı ama kuvvetim yetmedi. İki eliyle elimdeki sopayı aldı, koluma kafama vurdu. Başladı beynime vurmaya. Ondan sonra kaçtı. Millet toplaşırken kimin ne yaptığını kimse de göremedi. Herkes ne oldu ne oldu diye soruyor. Kafam kanadı. Ambulans çağırdık. Ondan sonra şikayet ettik. 'Anlaşalım' dedi. Anlaşmadım, çünkü kafam gidiyor. Anlaşsam da anısı olacak. 'Davayı çek' diyor. Nasıl çekeyim. Bana bir şey yapmayacağı garanti mi?
Kafamda 7 dikiş var. Çok korkuyorum, ben sopayla gittim ama sopa da fayda etmiyor. Korkuyorum çünkü birimizi öldürmeden bırakmayacak. Değişik iftiralar atıyor. 'Niye benim bacıma sövdün' diye iftira atıyor. Benim küfür falan ettiğim yok. Dışarı çıkamıyoruz, bir şey alamıyorum. Onlar çıkıyor, alıyor ekmeğini, geziyorlar tozuyorlar ama biz bu evden çıkamıyoruz. Can güvenliğim yok" diye konuştu.
'HAYATIMIZDAN ENDİŞEMİZ VAR'
İsmet Altay ise, “Biz eşimle dün markete gittik. Daha önce evden çıkamıyordum yani eşime rica ettim, 'Beraber gidelim markete' dedim. Oradan gelirken bize saldırdı. Bir yıldan beri devam eden bir süreçtir yani; biz o bakımdan korkuyoruz. Korktuğumuz için eşimle beraber çıktık. Çıkınca bu sefer bize saldırdı. Eşimin kafasını yardı, bende de hasar var. Ambulans yetişince hastaneye gittik. Polise gittik, ifadeyi verdik, eve geldik. Evde 'merdivenlerden geliyor mu' diye dışarı çıktık ve tekrar dışarıda araba arkasına saklandığını gördük. Arabanın arkasından babası saldırdı, elinde soda şişesi vardı. Büyük kızımın kafasına vurdu. Ondan sonra gitti bastonu aldı. Bizi dövmek için baston taşıyor. Ondan sonra kızlarıma vurmaya ve eşime vurmaya başladı. Babası da bana geldi. İki kişiler, kimse yok. 'Komşular yetişin, komşular yetişin' diye bağırmaya başladım. Sonra tekrar ikinci kere hastaneye gittik. Sonra tekrar ifade vermek için karakola gittik. Biz gitmeden önce kendisi gitmiş karakola. Polis karakoluna gittiğimizde o oradaydı. İfadesini vermiş gitmiş. Hayatımızdan endişemiz var. Kız işe gidiyor, giderken başına bir şey geldi mi? Yolda kaldı mı? Devamlı birbirimizle telefonda konuşuyoruz. Kızımı işe giderken hep buradan takip ediyorum.” dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın