Sayfa Yükleniyor...
NASA çalışanı Dr. Umut Yıldız, Marsta Yaşam Senaryoları Üzerine Telekonferans adlı söyleşide, Marstaki toprak yapısının Dünyadaki gibi bir yaşam için uygun olmadığını ifade etti
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mimarlık Fakültesinin organize ettiği Marsta Yaşam Senaryoları Üzerine Telekonferans adlı söyleşide, Amerika Birleşik Devletlerinin uzay programı çalışmalarından sorumlu kuruluşu NASAnın Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi 4 Türk çalışanından biri olan Astrofizikçi Dr. Umut Yıldız, telekonferans üzerinden konuya dair merak edilenleri anlattı. Uzaktan Eğitim Merkezi (UZEM) Konferans Salonundaki etkinliğe Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd.Doç.Dr. Çağlar Koşun, akademisyenler, Milli Eğitimde görev yapan öğretmenler ve mimarlık fakültesi öğrencileri katıldı.
Telekonferansta fütüristik (geleceğe yönelik) bakış açısıyla Marsta yaşam kapsamında; Marsa yolculuk, bu gezegende insanlığı nasıl bir mimari yapının beklediği, nasıl bir çevresel ortamda yaşayacakları gibi konular ele alınırken mimarlık öğrencilerine ileriye dönük mimari bir vizyonun kazandırılması amaçlandı. Bunun yanı sıra telekonferans, UZEM aracılığıyla canlı olarak da yayınlandı.
Los Angelestan telekonferans yoluyla söyleşisini gerçekleştiren NASA çalışanı Astrofizikçi Dr. Umut Yıldız, Dünya ile Mars arasındaki benzerlikler ve farklılıklara dikkat çekti. Marstaki atmosfer kalınlığının Dünyanın yüzde 1i kadar olduğunu belirten Dr. Umut Yıldız, Yani Marsın atmosferi o kadar ince ki bu durumun çok fazla sonuçları var, örneğin sürtünme çok daha az oluyor. Dünyanın sahip olduğu bir manyetik alan var. Bu manyetik alan Güneşten gelen radyasyon ile Samanyolundan salınan kozmik ışınları engelliyor. Ancak Marsta böyle bir manyetik alan kuşağı yok dedi.
LAVA TUBELER DİKKAT ÇEKİYOR
Marsın yüzeyini kupkuru ve kayalık olarak tanımlayan Dr. Yıldız, gezegenin üzerinde dev volkanların ve derin vadilerin olduğuna işaret ederek şunları dile getirdi: Özellikle Marsın kutuplarında, Dünyadakiyle kıyaslanamayacak derecede olsa da yüksek miktarda su var. Bu tabii yaşamla ilişkilendirebileceğimiz en önemli parametrelerden biri. Yaşanılacak mekan olarak da lava tubeler (lavların oluşturduğu tüneller) dikkat çekiyor. Marsa gidecek ilk insanların yaşayabileceği yerlerden biri bu lava tubeler. Yapılan planlara göre insanların buralara girip hayatta kalması düşünülüyor. Neden? Çünkü çok yüksek düzeyde radyasyon var Marsın yüzeyinde. Dolayısıyla radyasyona maruz kalmamak için yerin altından yaşamak zorundasınız.
Söyleşisinde Marsta olası bir yaşamda ortaya çıkacak sorunlar ile fiziksel ve teknolojik ihtiyaçlara da değinen NASA çalışanı Umut Yıldız, yiyecek temini için yapılacak çalışmalara yönelik şu ifadeleri kullandı: Marstaki toprak yapısı Dünyadaki gibi bir yaşam için uygun değil. İlk yolculuklarda hep yiyecek götürülecek, bitkiler uzun süre seralarda yetişecek. Hydroponics denilen yani topraktan bitki yetiştirme tekniği ve yine aquaponics adı verilen balık yetiştirme metoduyla yiyecek elde edilmeye çalışılacak. Yine toprağı verimli hale getirmek için bazı yiyecekler ve gübreler toprağa karıştırılabilir, Dünyadan yararlı solucanlar oraya götürülebilir.
Marstaki habitat (yerleşme) için fantastik denilebilecek mimari planların düşünüldüğünü söyleyen Dr. Yıldız, NASAnın bu doğrultuda yapmış olduğu çalışmalardan da örnekler verirken telekonferansının sonunda mimarlık fakültesi öğrencilerinin merak ettiği konulara açıklık getirdi. İHA
Haber Merkezi