Kriptoloji alanında uzun yıllar ABD’de bilimsel çalışmalar yürüten Prof. Dr. Çetin Kaya Koç, Ege Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi kadrosuna katılarak öğrencilere yapay zeka eğitimi vermeye başladı. Prof. Dr. Koç, Türkiye’de yapay zeka farkındalığına ve bu alandaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Dünyanın önde gelen kriptologları arasında gösterilen Koç, Türkiye’de yapay zeka alanında önemli bir farkındalık bulunduğunu belirterek, "Türkiye'de yapay zeka konusunda iyi bir farkındalık var. Bu konuda çok çalışılıyor, bunu kesinlikle görüyorum" dedi.
Kriptografinin veriyi ve bilgiyi korumaya yönelik matematiksel bir yöntem olduğunu hatırlatan Koç, bu alanın elektronik ticaret başta olmak üzere birçok teknolojik gelişmenin temelini oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye’ye dönüş amacının öğrencilere yapay zekayı öğretmek olduğunu söyleyen Koç, akademide bu teknolojiye yönelik endişelerin arttığını gözlemlediğini belirtti. Öğrencilerin yapay zeka destekli araçları kullanmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Koç, bu durumun doğru şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.

Koç, bu kapsamda "Yapay Zeka Prensipleri" adlı bir ders hazırladığını belirterek, "Bu çalışmayla Türkiye'ye örnek olacağımı düşünüyorum. Şimdi biz buna 'yapay zeka okuryazarlığı' deseydik kavramsal açıdan zayıf kalacaktı. O nedenle dersin adına 'Yapay Zeka Prensipleri' dedik. Ben yapay zekayı kullanmayı öğrenmek istiyorum ama öyle değil. Birazcık motordan anlamazsan, ehliyet gibi bir şey yani. Bazen çalışmadığı zaman da çalıştığını sanıyorsun. Yapay zeka tehlikeli bir araç o açıdan. O yüzden prensiplerini öğretmeye çalışacağım, aslında bu bir kılavuz. Sonra bunu bir kitap haline dönüştürmek istiyorum. Herkesin ulaşabileceği PDF bir kitap olacak. Makine öğrenmesi dahil, dil modelleri dahil, matematiksel modeller dahil, derin öğrenmeyle ilgili modeller dahil hepsini göstermek istiyorum. Yapay zekanın çok gizemli görünmesini istemiyorum. Nasıl çalıştığını anlarsan o zaman onun cevaplarını daha iyi anlamlandırırsın. Yapay zekayı daha etkin kullanmayı sağlamalıyız çünkü bilinçli bir şekilde kullanırsak bizi daha iyi çalışmalar içerisinde olmamızı sağlayacaktır." diye konuştu.
"ŞİMDİ KARŞINDA SENDEN DAHA İYİ CÜMLELER KURAN BİR MAKİNE VAR"
Yapay zekanın gelecekte insan yaşamında çok daha belirleyici olacağını ifade eden Koç, önümüzdeki 10 yılın önemli dönüşümlere sahne olacağını söyledi.
Geçmişte makinelerin daha çok tekrar eden işleri yaptığını, ancak bugün durumun değiştiğini dile getiren Koç, "Çünkü çok mekanik, sürekli tekrarlanabilen işleri yapıyorlardı. Ben daha iyisini yaparım dediğin için kendine rakip görmüyordun ama şimdi karşında senden daha iyi cümleler kuran bir makine var. Sen yazdığın cümleyi veriyorsun, 'bunu biraz düzeltir misin, daha etkili yapabilir misin?' dediğinde ağzın açık kalıyor. Ne kadar güzel yazmış diyorsun. Böyle bir sistemin benim elimde olması bana çok fazla. Hem sorumluluk hem güç veriyor. Güçle birlikte sorumluluk da olmalı. Zaman da kazandırıyor. Akıllı bir asistan birçok işi çok güzel yapıyor ama azıcık sorguladığın zaman bakıyorsun saçmalıyor. Bizim karşımızda böyle bir sistem var. Dolayısıyla şimdi çalışma alanı ne olursa olsun bunu kullanmanın bir temel prensiplerini öğrenmek gerekiyor. Kullanmanın temel prensiplerini öğrenmeliyiz ayrıca sürekli testler, denemeler yapa yapa bu konudaki uzmanlığımızı artırmalıyız. Yani dil gibi bu. Konuşa konuşa daha iyisini öğrenebiliyorsun." ifadelerini kullandı.
"ŞU ANDA YAPAY ZEKAYI BİRAZ ZORLUYORUZ"
Koç, yapay zekanın henüz gelişim aşamasında olduğunu ve bazı alanlarda yönlendirmeye ihtiyaç duyduğunu belirterek, güvenlik ve doğrulama süreçlerinin önemine dikkat çekti.
Yapay zekanın tamamen kontrolünün verilmemesi gerektiğini vurgulayan Koç, "Yani kritik yerlerde yapay zekaya kontrol tamamıyla verilmez. Sebebi çünkü hatalar yapıyor. O hataların sorumlusu biz oluruz. Zararını da biz görürüz. Şimdi emniyet supabını nasıl kurmalıyız? Validasyon... Validasyon kelime olarak teyit etme anlamına geliyor. Şu anda öyle bir yapıyoruz ki biraz yapay zekayı zorluyoruz. Mesela bir labirent var, oradan çıkmasını istiyoruz. Labirente koyuyoruz. Ondan sonra bakıyoruz çıkmıyor, sürekli dönüyor. Yardım ediyoruz biraz soldan götürüyoruz. Şu anda yardım ediyoruz resmen yapay zeka sistemlerine. Böylece onun o labirentten çıkmasını sağlıyoruz. Doğru yola sokmaya çalışıyoruz. Yapay zekanın başarısız olduğu alan matematiktir ancak bununla ilgili çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Soruları çözdürüyoruz yapay zekaya. Matematik hocaları, resmen onu yönlendiren problemi çözüyor ve ondan sonra oturup evet çözdük diyor problemi. Şu anda bununla ilgili 8-10 makale var. Bazı bilinmeyen problemleri çözdüler. Bir süre sonra yapay zeka modelleri ödül kazanacak hale gelecek. 10 yıldan bahsediyorlar, kendini toplayacak o zaman. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde insanoğlunun hüngür hüngür ağlayacağı zamanlar olacak, 'benden daha iyi yapıyor' diye. O zaman mutsuzluktan değil benden daha iyi yapıyor diye ağlayacak insanlar. O şimdi senden daha iyi problem çözüyor. Senden daha iyi matematik yapıyor, senden daha iyi arkeoloji, ziraat yapıyor." dedi.
Koç ayrıca Türkiye’de yapay zekaya yönelik farkındalığın yüksek olduğunu, özellikle savunma sanayinde bu teknolojinin yaygın şekilde kullanıldığını ve devletin de bu alana stratejik önem atfederek kaynak ayırdığını ifade etti.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın