ÇEVRE

İzmir’de baraj doluluğu sevindirdi: Uzmanlardan tasarruf uyarısı

İZSU tarafından açıklanan 2026 yılı baraj doluluk oranları İzmir için olumlu bir tablo ortaya koydu. Ancak uzmanlar, yaz ayları öncesinde su tüketiminde rehavete kapılınmaması gerektiğine dikkat çekti.

Türk Hava Kurumu Güzelbahçe Şube Başkanı, Çevre Mühendisi ve Yüksek Mühendis Yakup Ateş, yaz aylarında artış gösteren nüfus yoğunluğu, yükselen hava sıcaklıkları ve günlük kullanım alışkanlıklarının su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu.

Paylaşılan son verilere göre, İzmir genelindeki barajlarda kullanılabilir su miktarının yaklaşık 364 milyon metreküp seviyesine ulaştığı belirtildi. Bu miktarın kent açısından önemli bir su rezervi oluşturduğu ifade edilirken, uzmanlar özellikle yaz döneminde artacak tüketim, sıcak hava etkisi ve buharlaşmanın baraj seviyelerinde belirleyici rol oynayacağı uyarısında bulundu.

22 Mayıs 2026 tarihli İZSU verilerine göre kentteki barajların doluluk oranları da açıklandı. İzmir’in başlıca içme suyu kaynaklarından Tahtalı Barajı’nda aktif doluluk oranı yüzde 54,55 olarak ölçüldü. Son günlerde seviyesini koruyan barajın, yaz öncesinde kritik sınır kabul edilen yüzde 50 seviyesinin üzerinde bulunması dikkat çekti.

Öte yandan Balçova Barajı yüzde 93,62, Ürkmez Barajı ise yüzde 97,55 doluluk oranıyla yüksek seviyelerini sürdürdü. Yaz aylarında nüfusun yoğunlaştığı turistik bölgelere su sağlayan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda doluluk oranı yüzde 75,78 olarak kaydedildi. Gördes Barajı ise yüzde 41,32 ile diğer barajlara kıyasla daha düşük seviyede kaldı.

Yakup Ateş konu hakkında yapmış olduğu değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“Barajlarımızın mevcut doluluk oranları bugün için olumlu görünse de, su kaynakları sonsuz değildir. Geçtiğimiz yaz döneminde İzmir’in bazı bölgelerinde yaşanan kısmi su kesintileri hepimize önemli bir ders vermiştir. Aynı sorunları yeniden yaşamamak adına bugünden itibaren bireysel su tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmek zorundayız.

Bugün açıklanan veriler sevindirici olsa da, su yönetimi yalnızca mevcut doluluk oranlarına bakılarak değerlendirilemez. Yaz aylarında artacak tüketim ve iklim koşullarının oluşturacağı baskı göz önüne alındığında, su tasarrufu konusunda toplumsal farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır. Özellikle geçtiğimiz yıl yaşanan kısmi su kesintileri, suyun ne kadar stratejik bir kaynak olduğunu hepimize göstermiştir.”

TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK

Küresel iklim değişikliği, kuraklık tehdidi ve hızla artan şehir nüfusunun su yönetimini her geçen gün daha önemli hale getirdiğini belirten Yakup Ateş, özellikle bireysel su kullanım alışkanlıklarının kritik rol oynadığını ifade etti.

Ateş, su kaynaklarının korunabilmesi için;

• Gereksiz su harcamasından kaçınılması,

• Tarım ve peyzaj sulamalarında kontrollü tüketim sağlanması,

• Evlerde su tasarrufuna yönelik sistemlerin kullanılması,

• Araç ve çevre temizliğinde aşırı su kullanımına son verilmesi,

• Su kaçakları ile arızalı tesisatların kısa sürede onarılması gerektiğinin altını çizdi.

GELECEĞİN EN STRATEJİK DEĞERİ SU OLACAK

Ateş, çevre mühendisliği bakış açısıyla yaptığı açıklamada suyun yalnızca günlük yaşam için değil; tarım, sanayi, halk sağlığı ve doğal ekosistemlerin devamlılığı açısından da vazgeçilmez bir kaynak olduğunu vurguladı.

“Bugün göstereceğimiz duyarlılık, yarının su güvenliğini belirleyecek. Su kaynaklarını korumak yalnızca kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. İzmir olarak suyu dikkatli kullanmalı, çocuklarımıza daha yaşanabilir bir gelecek bırakmalıyız.”

Yaklaşan yaz ayları öncesinde tüm vatandaşlara çağrıda bulunan ATEŞ, “Barajlarımız dolu diye rehavete kapılmadan, suyu bilinçli kullanan bir kent kültürü oluşturmalıyız” dedi.