Berkay Erden - ÖZEL HABER / İklim krizi ve hatalı kullanıma bağlı olarak su krizinin yaşandığı içinden geçtiğimiz dönemde suyun verimli kullanımı büyük önem arz ediyor. Suya en çok ihtiyaç duyan sektörlerin başında gelen tarım sektörü geleceğini şekillendirirken su kullanımı konusuna ayrı bir önem göstermek zorunda kalırken, modern sulama yöntemleri ile tarımda kullanılan suda büyük oranda tasarruf sağlanabiliyor. Vahşi sulama yöntemlerine kapısını kapatan ve üyelerinin damlama sistemi ile akıllı sayaçlar kullandığı S.S. Karateke Mahallesi Sulama Kooperatifi örnek oluşturduğu model ile yüzde 60 su tasarrufuna imza atarken Kooperatifin Yönetim Kurulu Başkanı ve Karateke Mahallesi Muhtarı Erkan Tutkaç, sanayi işbirlikleri ve teknoloji desteği ile daha fazıla tasarrufun da mümkün olduğunu söyledi. Açılan sondajlar nedeniyle suyun giderek derine kaçtığını ve yağmurların yeraltına inmesinin yıllar aldığına da dikkat çeken Tutkaç, kooperatif olarak üreticiye verdikleri desteklerden de bahsetti.
SU 5 YILDA 150 METRE DERİNE KAÇTI
Kooperatif olarak kullandıkları yeraltı sularının sanayi sondajları ve kaçak kullanım nedeniyle yıllar içinde hızlıca derine kaçtığına dikkat çeken Tutkaç, sondaj maliyetlerinin 1 buçuk milyon lirayı geçtiğini söyledi. Bu yıl yaşanan yağmurların da yeraltına etki etmesi için yıllar geçmesi gerektiğini ifade eden Tutkaç, “Son yıllarda yer altı suları ciddi şekilde düştü. Özellikle sanayi sondajlarıyla birlikte 5-6 yılda su seviyesi 100-150 metre aşağı indi. Kuyu derinlikleriyle ilgili de bilgi vereyim; bende 5 tane kuyu var. En sığ olanı 110 metre, en derini 290 metre. Aralarında neredeyse 200 metre fark var. Yağışlar yüzey sularını biraz toparladı ama derin suyu etkilemiyor. Onun için uzun vadeli yağış lazım. Vatandaş hâlâ ‘yağmur yağdı, bu sene bol su var’ diye düşünüyor ama öyle değil. Vahşi sulamayı tamamen bırakmamız gerekiyor. Kaçak su kullanımı da hâlâ çok fazla. Biz bu konuda sürekli bilgilendirme yapıyoruz. Zaten ayın 25’inde bir su çalıştayı var, orada da bunları anlatacağız. Kuyu maliyetlerine gelince; şu an bir kuyu açtırmak 1,5 milyon lirayı geçiyor. Biz eskiden üyelerden para topluyorduk ama artık kooperatifin kendi bütçesiyle yapabiliyoruz. Geçen yıl 230 metre bir kuyu açtık. Su bulmak da garanti değil, bazen sondaj çökebiliyor bu bölgede ve çalışma boşa gidebiliyor. O yüzden daha profesyonel, petrol sondajı gibi makinelerle çalışmaya başladık. Maliyet yüksek ama daha sağlam ve verimli oluyor. Biz artık vahşi sulama yapmıyoruz. Yaklaşık 6 yıldır damlama sulama sistemine geçtik. Kooperatif olarak da suyu kontrollü veriyoruz, öyle herkes istediği gibi kullanamıyor” diye konuştu.
YÜZDE 60 SU TASARRUFU YAPILIYOR
Suyun verimli kullanımı konusunda yapılan işlerden bahseden Tutkaç, sanayide kullanılan suyu arıtarak tarımda kullandıklarını dile getirdi. Akıllı sayaçlar ve damla sulama sistemi ile büyük oranda su tasarrufu sağladıklarını vurgulayan Tutkaç, “Bir de organize sanayi bölgesiyle yaptığımız bir çalışma var. Orada arıtılan suyu tarımda kullanmak için bir proje geliştirdik. Tahliller yapıldı, uygun bulundu. Yaklaşık 2 yıldır oradan saatte 100 ton civarında su geliyor. Biz de bunun için 100 tonluk bir havuz yaptık. Yazın sulama başladığında hem yer altı suyunu hem de bu arıtılmış suyu birlikte kullanıyoruz. Ayrıca yer altı damlama sistemine geçmek istiyoruz. Sensörlü bir sistem kurmayı planlıyoruz. Toprağın nemine göre suyu otomatik açıp kapatan bir sistem. Şu anda birkaç firmayla görüşüyoruz, deneme alanı kuracağız. Biz hangi ürünün ne kadar su tükettiğini kayıt altına alıyoruz. Yer altından ne kadar su çekildiğini de takip ediyoruz. Akıllı sayaçlarımız var ama manuel kullanıyoruz. Bu sistemle normal sulamaya göre yüzde 60’tan fazla su tasarrufu sağlıyoruz. Sensörlü sisteme geçersek bu oran daha da artacak” dedi.
KOOPERATİF İLE ÜRETİCİYİ DESTEKLİYORLAR
Sulama çalışmalarından ayrı olarak kooperatif çatısı altında üretimi ve satışı destekleyen çalışmalar da yürüttüklerini aktaran Tutkaç, açıklamalarını şu şekilde bitirdi: “Şu anda 122 üyemiz var. Sadece sulama değil, aynı zamanda tarımsal üretim de yapıyoruz. Anlaşmalı olarak biber ve kornişon ektiriyoruz. Ürünleri de kendi tesisimizde işleyip hem Türkiye’ye hem yurt dışına satıyoruz. Kooperatif olarak çiftçiye ciddi destek veriyoruz. Traktörümüz var, tarlasını süremeyenlerin işini yapıyoruz. Fide veriyoruz, tohum desteği sağlıyoruz. Ürün zamanı geldiğinde de ortaklarımızdan ürün olarak geri alıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımız da var. Doğal gübrelerle 2 bin metrekarelik alanda denemeler yapıyoruz. Bir de 3,5 milyonluk sera projemiz var. Orada da kornişon üretimi yapacağız. Amacımız 50 çiftçiyle örnek olacak şekilde seracılığı yaygınlaştırmak.”