Dünyanın en büyük istismar skandallarından biri olarak kabul edilen Jeffrey Epstein dosyası, mağdurların yıllar sonra yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi. BBC’ye konuşan ve aralarında Joanna Harrison, Chauntae Davies, Lisa Phillips, Jena Lisa Jones ve Wendy Pesante’nin de bulunduğu kadınlar, ilk kez aynı ortamda bir araya gelerek yaşadıkları süreci anlattı.Saatler süren görüşmelerde mağdurlar, Epstein’ın sistematik bir şekilde kurduğu istismar ağını ve bu ağın nasıl işlediğini detaylarıyla paylaştı. Pek çok mağdur, yıllarca sessiz kalmalarının nedeninin korku, baskı ve çaresizlik olduğunu vurguladı.

“Epstein korkudan güç alıyordu”
Mağdurların ortak ifadelerine göre Epstein, kurbanlarının psikolojik olarak zayıf anlarını hedef alıyor ve korkularını bir kontrol aracı olarak kullanıyordu.
Joanna Harrison, Epstein ile 18 yaşında tanıştığını ve sürecin diğer mağdurlarda olduğu gibi “masaj” bahanesiyle başladığını anlattı. Başlangıçta her şeyin normal göründüğünü belirten Harrison, kısa sürede durumun cinsel istismara dönüştüğünü söyledi.
Harrison, “Bir noktada donup kalıyorsunuz. Ne yapacağınızı bilemiyorsunuz” sözleriyle yaşadığı çaresizliği ifade ederken, yıllar sonra konuşma kararını ise “nefes alma ihtiyacı” olarak tanımladı.
Lisa Phillips ise Epstein’ın kurbanların gözlerindeki korkudan haz aldığını öne sürerek, “Donup kalmamızdan, çaresizliğimizden keyif alıyordu” dedi.
Epstein’ın ölümü tartışma konusu
2019 yılında ABD’de cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’ın ölümüne ilişkin resmi açıklama “intihar” olarak yapılmıştı. Ancak mağdurlar bu açıklamaya inanmadıklarını açıkça dile getirdi.
Mağdurlar, Epstein’ın ölümüyle birlikte olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasının önüne geçildiğini savunarak, “Cevapsız kalan çok fazla soru var” değerlendirmesinde bulundu.
Epstein soruşturmasında ünlü isimler ve dikkat çeken iddialar
Röportajda en dikkat çeken başlıklardan biri de Epstein’ın güçlü ve tanınmış isimlerle kurduğu ilişkiler oldu.
Chauntae Davies, Epstein’ın özel uçağıyla yaptığı seyahatlere ait daha önce yayımlanmamış fotoğrafları paylaştı. Bu fotoğraflarda Ghislaine Maxwell’in yanı sıra oyuncu Kevin Spacey ve eski ABD Başkanı Bill Clinton’ın da yer aldığı görüldü.
Davies, bu yolculukların dışarıdan “hayatın fırsatı” gibi göründüğünü ancak perde arkasında çok daha karanlık bir gerçek olduğunu ifade etti. Ayrıca Epstein’ın özel adasında cinsel saldırıya uğradığını da anlattı.
Lisa Phillips ise Epstein’ın güçlü bağlantıları sayesinde uzun süre dokunulmazlık kazandığını öne sürerek, bazı etkili isimlerin yaşananlardan haberdar olabileceğini iddia etti. Phillips, bir arkadaşının İngiltere Prensi Andrew ile ilişkiye zorlandığını öne sürdü; söz konusu iddialar daha önce de gündeme gelmiş, Prens Andrew suçlamaları reddetmişti.
“Karanlık bir sistem kurmuştu”
Mağdurlar, Epstein’ın sadece bireysel suçlar işlemediğini, aksine sistematik bir istismar ağı kurduğunu vurguladı. Bu ağın farklı ülkeleri, güçlü bağlantıları ve organize yapıyı içerdiği belirtildi.
Epstein’ın New Mexico’daki Zorro Çiftliği, mağdurlar tarafından “korkutucu”, “izole” ve “karanlık” bir yer olarak tanımlandı. Bu tür mekanların, kurbanların dış dünyadan koparılması ve kontrol altında tutulması için kullanıldığı ifade edildi.
Travmanın izleri silinmedi
Röportaja katılan birçok mağdur, yaşadıkları istismarın hayatlarında kalıcı etkiler bıraktığını dile getirdi. Özellikle çocuk yaşta Epstein ile tanışan mağdurlar, bu deneyimin psikolojik etkilerini yıllarca taşıdıklarını belirtti.
Jena Lisa Jones ve Wendy Pesante, erken yaşta maruz kaldıkları istismarın gerçeklik algılarını ve yaşamlarını derinden etkilediğini ifade etti. Joanna Harrison ise eski fotoğraflarına bakarak, “Artık aynı şekilde gülümsemiyorum” sözleriyle yaşadığı değişimi anlattı.
“Adalet tam olarak sağlanmadı”
Mağdurların ortak görüşü ise yaşananların tam anlamıyla aydınlatılmadığı ve adaletin eksik kaldığı yönünde oldu. Epstein’ın ölümünün ardından birçok bağlantının ortaya çıkarılamadığını belirten mağdurlar, dosyanın yeniden ve daha kapsamlı şekilde incelenmesi gerektiğini savundu.
Kadınlar, yıllar sonra konuşarak hem kendi hikâyelerini duyurmayı hem de benzer olayların önüne geçilmesine katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın