BERKAY ERDEN / Milyonlarca öğrencinin bugün karne almasıyla birlikte sonuna gelinen 2025-2025 Eğitim ve Öğretim dönemi hakkında Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) yıl sonu değerlendirmeleri devam ediyor. Yılın değerlendirmesini yapmak üzere Konak’ta açılan yeni binasında bir basın toplantısı düzenleyen Eğitim-Sen İzmir Şubeleri okullardaki fiziki eksikliklerin yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okullara ayrımcılık soktuğuna dikkat çekti. Şubeler adına açıklamayı Eğitim-Sen İzmir 1'nolu şube başkanı Hamdi Çalık okurken, Çalık MESEM’lere giden çocukların alt gelir grubundan olduğunu vurguladı.

ÇAY VE SU DIŞARIDA DAHA UCUZ
Okul kantinlerinde temel ihtilaçların bile karşılanmasının zor olduğunu belirten Çalık, “2025-2026 eğitim öğretim yılının sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bugün itibarıyla İzmir genelinde İlkokul, ortaokul ve liselerde öğrenim gören yaklaşık olarak 720 binden fazla öğrenci karne alarak, eğitim öğretim yılını tamamlamış bulunmaktadır. Bu eğitim öğretim yılı başta öğrenciler olmak üzere öğretmenler, veliler ve tüm eğitim paydaşları açısından pek çok sorunla birlikte tamamlanmıştır. Eğitim sisteminin, kamusal niteliğinin zayıflatıldığı piyasacı, bilimsellikten uzak politikalarla yaşanan değişim ve dönüşümler sonucunda ülke genelinde olduğu gibi İzmir’de de eğitimde bir çöküşten söz edilebilir. Yaşanan sorunlar ‘geçici aksaklıklar’ olarak açıklanamayacak ölçüde derin, süreklileşmiş ve yapısal bir krize dönüşmüştür. Derslik yetersizliği, yapımı tamamlanmamış okullar, beslenme, barınma sorunları, müfredat değişikliği nedeniyle yaşanan sorunlar, personel ve ödenek yetersizliğinden kaynaklanan temizlik sorunu, fiziki yetersizlikler bu eğitim öğretim yılında da öğrencilerin, eğitimcilerin, velilerin baş etmek zorunda kaldıkları önemli sorun başlıkları olmuştur. Eğitim sistemi öğrenciler açısından giderek daha fazla eşitsizlik üreten bir yapıya dönüşmüştür. Eğitimin kamusal bir hak olması anlayışının terk edilmiş olmasının bir sonucu olarak üst gelir gruplarının, Milli Eğitim Bakanı dahil kamu yöneticilerinin çocukları özel okullarda, kolejlerde eğitimlerini her türden olanaklara sahip olarak sürdürürken, özel okullarda çocuklarına eğitim aldırma imkanına sahip olmayan alt gelir gruplarından yurttaşlar, sağlık, beslenme hatta yaşam hakkının göz ardı edildiği ortamlarda eğitim hakkına ulaşmaya çalışmaktadır. Ülke genelinde olduğu gibi İzmir’de de kamu okullarının büyük bölümünde yoksulluk ve yoksunluk bu öğretim yılında da devam etmektedir. Öğrencilerin, velilerin bütün taleplerine rağmen bir öğün yemek, temiz su ihtiyacının giderilmesi doğrultusunda bu eğitim öğretim yılında da herhangi bir somut adım atılmamıştır. Okul kantinleri yetersiz, denetimsiz sağlıklı beslenme koşulları taşımayan ürünler piyasadan daha pahalıya satılmaktadır. Çay, su tost gibi öğrencilerin çok tükettiği ürünler dışarıdan daha ucuza alınabilmektedir” dedi.
AKILLI TAHTALAR HURDAYA DÖNDÜ
Fatih Projesi ile okullara konulan akıllı tahtaların kullanılamaz hale geldiğini belirten Çalık, “Okullarımızın yarısından fazlasının dersliklerinde klima bulunmamakta, Nisan ayından başlayarak iki aydan daha fazla süre öğrencilerimiz kalabalık sınıflarda, terleyerek derslerini takip etmekte güçlük çekmektedir. 2010 yılında uygulamaya konulan FATİH projesi kapsamında dersliklere konulan akıllı tahtalar geçen 16 yıl içinde herhangi bir yenileme yapılmadığı için adeta duvarda asılı birer hurda yığınına dönüşmüştür. Dersliklerin çoğunluğu masa ve sıraları kırık dökük, pencerelerinde perde bulunmayan yetersizlikler içindedir. Öğrenci tuvaletlerinin hemen hemen tamamına yakınında temizlik için gerekli sabun, kâğıt gibi malzemeler bulunmamaktadır. Depremde hasar görmüş olması veya depreme dayanıksız olduğunun tespit edilmesi nedeniyle yıkılan okulların yapımının yavaş seyretmesi nedeniyle çoğu okulun yapımı tamamlanmamış, birden çok okul aynı binada, yetersizlikler içerisinde eğitim öğretim yılını tamamlamıştır. Birinci yarıyıl raporumuzda belirttiğimiz ve örneklerini de verdiğimiz gibi koridorların derslik olarak kullanıldığı okullarımız bulunmaktadır. Yeterli personel olmaması nedeniyle, okul bahçelerinin, koridorlarının, dersliklerinin ve tuvaletlerinin temizliği yapılamamaktadır ve öğrenciler hijyenik koşulları elverişsiz ortamlarda eğitim öğretim yılını tamamlamışlardır” ifadelerini aktardı.
MESEM’LER UCUZ İŞ GÜCÜNE HİZMET EDİYOR
MESEM’lere giden çocukların alt gelir grubundaki ailelerin üyeleri olduğuna dikkat çeken Çalık, “Maarif modeli müfredat değişikliği kapsamında gerçekleştirilen bazı uygulamalar, öğrenciler, öğretmenler, veliler arasında ayrımcılığa yol açmıştır. Örneğin Ramazan ayı etkinlikleri genelgesi ile okul öncesi eğitim kademelerinden başlayarak, ilk, orta ve lise eğitimi kademelerinde yapılan uygulamalar, oruç tutanlar tutmayanlar, dindar olanlar olmayanlar şeklinde okullarda ayrımcılığı derinleştirecek şekilde gerçekleşmiştir. Sağlıklı ve dengeli beslenmeleri doğrultusunda adım atılmayan, temiz içme suyuna ulaşımı sağlanmayan, hijyenik olmayan, fiziki altyapısı yetersiz ortamlarda eğitimlerini sürdürmek zorunda kalan öğrencilerimiz üstüne bir de ayrımcılıkla karşı karşıya bırakılmışlardır. İl genelinde pansiyonlu okullardan özellikle merkez ilçelerde bulunanları kapasiteleri yetersizdir. Örneğin İzmir Atatürk lisesi pansiyonunda kapasitenin yeterli olmaması nedeniyle Torbalıdan, Aliağa’dan, Manisa’dan öğrencilerimiz sabah saatlerindeki derslerine yetişmeye çalışmaktadır. Bu durum, öğrencileri ekonomik açıdan zorladığı gibi, zaman kaybına ve yol yorgunluğuna da neden olmaktadır” diye konuştu. Fırsat eşitliği olmaması nedeniyle özellikle alt gelir gruplarından ailelerin çocukları sayıları sürekli artan MESEM lerde çocuk emeği sömürüsüne maruz kalmaktadır. İzmir’de, 9. Sınıf seviyesinden başlayarak, giderek artan sayıda öğrenci MESEM lere yönelmektedir. Ekonomik zorluklar içindeki ailelerin çocukları Kuralsız ve denetimsiz bir şekilde erken yaşta piyasanın ucuz iş gücü talebini karşılamak üzere ucuz emek piyasasına sürüklenmektedir. Mesleki eğitim adı altında fiilen eğitim hakkı ortadan kaldırılmaktadır” dedi.
ÖĞRETMENLERİN MOTİVASYONU ZEDELENDİ
Liyakatsiz idareciler ve keyfi uygulamaların öğretmenleri zorladığını belirten Çalık, “2025-2026 eğitim öğretim yılında öğretmenlerin yaşadığı sorunlar daha da ağırlaşmıştır. Norm kadro uygulamaları kapsamında oluşturulan ilçe grupları içinde yapılan yer değişiklikleri adeta sürgüne dönüşmüş, Gaziemir’den Kemalpaşa’ya veya Menderesten Bornova’ya yer değiştirmek zorunda bırakılan öğretmenler bu eğitim öğretim yılında adeta sürgün koşulları yaşamışlardır. Keyfi soruşturmalar sonucunda görev yerleri değiştirilen pek çok öğretmenimizin kendisi yanında eşleri, çocukları için yaşamın sürdürülmesi bir eziyete dönüşmüştür. Artan fiyatlar karşısında eriyen ücretler, öğretmen maaşının yarısına varan kiralar, öğretmenlerin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirmiştir. Milli Eğitime bağlı kurumlarda ve okullarda liyakatten uzak idareci görevlendirmeleri eğitim kurumlarında ciddi bir yönetim krizine yol açmıştır. Eğitim alanında bunca sorun yaşanırken İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü başlıklı afişlerle Milli futbol takımının maçları bahane edilerek ‘seccadeni al da gel’ afişleriyle sabah saat 06 da konak meydanında toplu namaz çağrısı yapan yönetim anlayışı, sorunları çözmek yerine kişisel ikbal kaygılarıyla hareket ettiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Liyakat değil sadakat ilkesi gözetilerek atanan idarecilerin siyasal iktidarın gücünü arkasında hissederek sergiledikleri keyfi uygulamalar, mobbingin yaygınlaşması öğretmenlerin mesleki motivasyonunu ciddi biçimde zedelemektedir. Kadrolu çalışan öğretmenlerin yaşadığı bu sorunlar ücretli öğretmenler ve özel sektörde çalışan öğretmenler için daha da katlanılamaz boyutlarda yaşanmaktadır. Özel sektör öğretmenlerinin ve ücretli öğretmenlerin çoğu asgari ücretin altında, ağır koşullarda, izin, sağlık hizmetinden yararlanma gibi pek çok sosyal haklarından mahrum olarak çalışmaktadırlar. Mevcut durumda Konak ilçesinde 446, Karabağlarda 472, Torbalıda 288, Ödemişte 122, Kiraz ilçesinde 110, Tirede 62, Beydağı ilçesinde 21 ücretli öğretmen çalışmaktadır. Yüzbinlerce öğretmen atama beklerken İzmir ilinin sadece birkaç ilçesinde yüzlerce öğretmenin güvencesiz olarak çalıştırılması da göstermektedir ki, güvencesizlik bir zorunluluk değil siyasal bir tercihtir” şeklinde konuştu.
SORUNLAR YAPISAL
Sistemin sorunlarının yapısal olduğunu dile getiren Çalık, sistemin düzeltilmesi için sendika olarak taleplerini de sıraladığı açıklamayı şu şekilde bitirdi: “2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonunda ortaya çıkan tablo, sorunların rastlantısal değil, yapısal olduğunu göstermektedir. Eğitim kamusal bir hak olma niteliğini giderek kaybetmekte, geleceğe güven sarsılmakta, güvencesizlik yaygınlaşmaktadır. Öğrenciler arasında eşitsizlikler giderek artmakta buna karşın Millî Eğitim Bakanlığı bu sorunların çözümü yerine piyasanın ihtiyaçlarına göre ve ideolojik doğrultularına göre dönüştürme uygulamalarıyla demokratik, laik bilimsel ilkeler doğrultusunda, öğrencilerin fırsat eşitliğini gözeten kamusal eğitim zeminini hızla ortadan kaldırmaktadır. Taleplerimiz ise şunlardır;
En kısa sürede bir plan ve program çerçevesinde okulların fiziki yapısı yenilenmelidir.
Eğitim kamusal bir haktır bu nedenle müfredat ideolojik yönelimlere göre değil, demokratik, laik, bilimsel ve anadilinde eğitim hakkının gereklerine göre yeniden yapılandırılmalıdır.
Okullarda, öğrencilerin ruhsal ve bedensel gelişimlerini sağlayacak ortamlar oluşturulmalıdır.
Eğitim kurumları arasındaki eşitsizlikler giderilmelidir.
Öğrencilerin bir öğün yemek ve temiz içme suyu ihtiyaçları ücretsiz olarak karşılanmalıdır.
MESEM uygulaması mesleki eğitim değildir, çocuk emeği sömürüsüne son verilmelidir.
Eğitim kurumlarına yönetici atamaları sadakat değil liyakat esas alınarak demokratik usullerle yapılmalıdır.
İhtiyaç bulunan tüm alanlara kadrolu ve güvenceli atama yapılmalıdır.
Keyfi uygulamalar, mobbing, resen atamalar, sürgün uygulamalarına son verilmelidir.
Son söz olarak; Eğitim kamusal bir haktır. Bizler, Eğitim-Sen olarak parasız, bilimsel, laik, anadilinde ve cinsiyet eşitlikçi eğitim hakkı için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın