KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER - İzmir’in Bayındır ilçesine bağlı Zeytinova Mahallesi’nde uzun süredir eğitim veren Zeytinova Anadolu Lisesi, öğrenci yetersizliği nedeniyle kapanma sürecine girdi. Milli Eğitim Müdürlüğü ve müfettişlerin okulda yaptığı incelemeler sonucunda, öğrencilerin eğitimlerine kesintisiz devam edebilmeleri için Bayındır merkezindeki Sadık Susamcıoğlu Anadolu Lisesi’ne yönlendirileceği öğrenildi. Okulun daha önce spor lisesine dönüştürülmesi gündeme gelmiş ancak bu plan uygun bulunmadığı için iptal edilmişti. Öte yandan binanın meslek lisesi olarak yeniden değerlendirme konuşulan konular arasında. Yaşanan gelişmeler hakkında açıklamalarda bulunan Eğitim-Sen Bayındır Temsilcisi Muhammet Çağrıtekinci, Zeytinova Anadolu Lisesi’nde öğrenci sayısının 65’e kadar düşmesinin okulun geleceğine ilişkin ciddi belirsizlik yarattığını söyledi. Yetkililerin şu aşamada “kapatma gündemimiz yok” açıklaması yaptığını ancak öğrenci sayısındaki olası düşüşle kapanmanın fiilen gündeme gelebileceğinin kendilerine de ifade edildiğini aktaran Çağrıtekinci, bu açıklamaların sahadaki tabloyla örtüşmediğini dile getirdi. Okulun özellikle kırsal mahallelerden gelen öğrenciler için önemli bir erişim noktası olduğunu vurgulayan Çağrıtekinci, olası bir kapanmanın ulaşım ve maliyet sorunları nedeniyle bazı öğrenciler açısından eğitimden kopma riski yaratabileceğini belirtti. Çağrıtekinci ayrıca, okulun kapatılması halinde öğretmenler açısından norm fazlası ve ciddi mağduriyetler yaşanabileceğine dikkat çekti.

KAPATMAYACAĞIZ DEDİLER AMA…
Yetkililerle yaptıkları görüşmelerde okulu kapatmayı düşünmedikleri cevabını aldıklarını ancak ilerleyen süreçte öğrenci sayısında yaşanacak düşüşle kapanma ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyen Çağrıtekinci, “Şu anda öğrenci sayısı 65’e düşmüş durumda. Kapanması konusunda ne düşünüyorsunuz diye sordum. ‘Aklımızın ucundan böyle bir şey geçmiyor, kapatmayacağız’ dediler. Ancak öğrenci sayısı 40-45’e düşerse belki o zaman düşünebiliriz ifadesini kullandılar. Sonradan fikir değiştirirler mi bilmiyorum. Bir de MESEM’i oraya taşımak gibi bir durum vardı. Bunun da pek mümkün olmayacağını ifade ettiler. Çünkü MESEM, Bayındır’daki liseler arasında en yüksek öğrenci sayısına sahip okul. Neredeyse 300’e yakın öğrencisi var. Hiçbir lisenin bu kadar öğrenci potansiyeli yok. O kadar öğrenciyi oraya taşıyabilirler mi, bu soru işareti. Şu anda meslek lisesinin bir katı zaten MESEM tarafından kullanılıyor. Ayrıca ulaşım açısından da MESEM için uygun bir yer değil. Bayındır’a yaklaşık 12 kilometre uzaklıkta. Bu konuya çok fazla değinmediler. Kafalarının arkasında böyle bir plan var mı bilmiyorum ama şu aşamada okulu kapatmayacaklarını, sendika olarak görüştüğümüz arkadaşlara da rahat olmalarını söylediklerini ifade ettiler. ‘Böyle bir şey gündemimizde yok’ dediler. Şu anda öğrenci sayısı 65’e düşmüş olsa da bu şekilde devam edeceklerini söylüyorlar. Çünkü çevre köylerden gelen öğrenciler de var. Bayındır merkeze gidemeyen öğrenciler bu okula geliyor. Ancak yine de ‘kesinlikle kapatmayacağız’ demelerine rağmen bu açıklamalar pek güven vermiyor” diye konuştu.

KAPANIRSA ÖĞRENCİLER MAĞDUR OLACAK
Kapanması halinde kırsalda yaşayan öğrencilerin ciddi mağduriyet yaşayacağını ifade eden Çağrıtekinci, “Okulun kapanması durumunda öğrencilerin büyük ihtimalle Bayındır’daki Sadık Susamcı Lisesi’ne taşınması gündeme gelecek. Ancak köylerde yaşayan ve okulun bulunduğu yerleşim alanı nedeniyle buraya kayıt yaptıran öğrenciler var. Bu öğrencilerin Bayındır’a nasıl taşınacağı önemli bir belirsizlik. Okula doğrudan toplu taşıma bulunmuyor. Ödemiş yolundan yaklaşık 4 kilometre içeride kalan okul güzergâh üzerinde yer almıyor. Bu durum servis ihtiyacını zorunlu hale getirirken, aileler için ek maliyet anlamına geliyor. Servis ücretlerinin yanı sıra yemek gibi giderlerin de artması veliler açısından ciddi bir yük oluşturabilir. Pansiyon seçeneği bulunsa da kapasitenin yeterli olup olmayacağı ile öğrencilerin ve velilerin bu durumu kabul edip etmeyeceği net değil. Tüm bu soru işaretlerine rağmen yetkililer şu aşamada okulu kapatmayı düşünmediklerini ifade ediyor” dedi.

ÖĞRETMENLERDE NORM FAZLASI DOĞURACAK
Öğrencilerle beraber öğretmenlerin de mağduriyet yaşayacağını ve norm fazlası oluşabileceğine dikkat çeken Çağrıtekinci, “65 öğrenciyi mevcut okullardaki sınıflara dağıttığınızda ciddi bir norm fazlası ortaya çıkar. Bu durum hem idareci hem de öğretmenler açısından norm fazlalığı anlamına gelir. Çünkü burada 300-500 kişilik bir öğrenci grubundan söz etmiyoruz. Öğrenci sayısı sadece 65. Bu öğrenciler Bayındır’a taşınırsa büyük ihtimalle farklı sınıflara serpiştirilecekler. Bu da kaçınılmaz olarak norm fazlası doğurur. Böyle bir tabloda mağduriyet sadece öğrencilerle sınırlı kalmaz, öğretmenler de aynı şekilde ciddi bir mağduriyet yaşar” dedi.

YILLARCA EĞİTİM VERİLDİ
Önceki yıllarda deprem gerekçesiyle kapatılan Bayındır Sağlık Meslek Lisesi’ni hatırlatan Çağrıtekinci, okulun yıkılmasının ardından yerine yeni bir eğitim kurumu yapılmadığını belirterek, “Deprem sonrası hasarsız olduğu gerekçesiyle kapatıldı ve bir daha açılmadı. Bu süreçte çok çaba sarf ettik. Bayındır halkıyla toplantılar yaptık, sendikamızın avukatlarını getirdik, yetkililerle görüştük ancak ne yazık ki bize destek verecek kimseyi bulamadık. Öğretmenlere ve velilere okulun deprem riski taşıdığı söylendi. 9 Eylül Üniversitesi’nden bilirkişi raporu alındığı ifade edildi ancak o dönemin koşullarında bu raporun sağlıklı olmadığı yönünde ciddi şüpheler vardı. O bina o sırada işitme engelliler okulu olarak hizmet veriyordu. Daha sonra burası İzmir’e taşındı. Ardından ‘yıkılacak’ denilen binada bu kez Sağlık Meslek Lisesi açıldı ve yaklaşık 7 yıl boyunca eğitim verildi. Her an yıkılacağı söylenen, çürük raporu olduğu ifade edilen bir binada yıllarca eğitim yapıldı. Daha sonra bina yıkıldı ancak aradan geçen zamana rağmen yerine yeni bir okul yapılmadı. Sağlık Meslek Lisesi ise başka bir yere taşındı” ifadelerini kullandı.

BAZI ÇOCUKLARIN EĞİTİM HAYATI BİTEBİLİR
Okulun kapanması durumunda geçmiş yıllarda olduğu gibi bazı öğrencilerin eğitim hayatının tamamen sona erme riski bulunduğunu ifade eden Çağrıtekinci, “Bunun en somut örneğini daha önce Bayındır’daki Sağlık Meslek Lisesi ve öncesinde İşitme Engelliler Okulu sürecinde yaşadık. Burası bölgenin en iyi işitme engelliler okullarından biriydi. Tüm imkânlarıyla çok iyi işleyen bir okuldu. Daha sonra öğrenciler buradan alındı, bir kısmı Bornova taraflarına taşındı. Ancak köylerden gelen bazı öğrenciler İzmir’e gidemediği için evlerine dönmek zorunda kaldı. Bu çocuklar fiilen eğitim hayatının dışına çıktı. Yıllarca bu durumu gündeme getirdik, kaymakamlıklarla toplantılar yaptık. Gerekçe olarak çocukların can güvenliği gösterildi. Ancak aynı binada daha sonra yaklaşık 7 yıl boyunca Sağlık Meslek Lisesi olarak eğitim verildi. Eğer bina riskliyse, bu öğrencilerin can güvenliği yok muydu sorusu hep ortada kaldı. Sonunda bina yıkıldı ama yerine yeni bir okul yapılmadı. Bugün Zeytinova Anadolu Lisesi için de benzer bir risk bulunuyor. Okul kapanırsa, özellikle kırsalda yaşayan ve okula yakınlığı nedeniyle burayı tercih eden bazı aileler çocuklarını daha uzak bir okula göndermeyebilir. Bu da az sayıda da olsa bazı öğrencilerin eğitim hayatının tamamen sona ermesi anlamına gelebilir” ifadelerini kullandı.