29 Haziran 2026, Pazartesi 14:03
36°C İzmir

Eğitim-Sen’den 2025-2026 değerlendirmesi

Eğitim-Sen, 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonunda yayımladığı değerlendirme raporunda, eğitim sisteminin kamusal niteliğini kaybettiğini, laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşıldığını belirtti

Eğitim-Sen’den 2025-2026 değerlendirmesi haberinin görseli
3 dk okuma süresi

2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesiyle birlikte Eğitim-Sen, ‘2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Sonunda Eğitimin Durumu’ başlıklı raporunu kamuoyuyla paylaştı.

Raporda, Türkiye'de eğitim sisteminin kronikleşen yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtilirken, kamusal eğitimin tasfiye edildiği, okulların piyasalaştırıldığı, laik ve bilimsel eğitim anlayışından uzaklaşıldığı ifade edildi. Eğitim-Sen, çocuk yoksulluğundan MESEM uygulamalarına, okullardaki hijyen eksikliğinden öğretmenlerin güvencesiz çalışma koşullarına kadar birçok başlıkta yaşanan sorunlara dikkat çekerek, eğitim politikalarının yeniden kamusal, demokratik ve bilimsel bir anlayışla düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

SENDİKANIN TALEPLERİ

Eğitim-Sen’in ‘2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Sonunda Eğitimin Durumu’ başlıklı yazılı açıklamasında şu ifadeler yer alıyor: “2025-2026 eğitim-öğretim yılı, bugün çalacak son zille birlikte yerini yaz tatiline bırakmaya hazırlanıyor. Ancak Türkiye eğitim sistemi, ne yazık ki arkasında kronikleşen, yapısal hale gelen ve acil çözüm bekleyen köklü sorunların gölgesini bırakmaktadır. Bugün burada; okullarımızın ticari birer pazar alanına dönüştürüldüğü, bilimsellikten ve laiklikten uzaklaşıldığı, çocuk yoksulluğunun ve güvencesizliğin derinleştiği bu karanlık tabloyu tüm çıplaklığıyla kamuoyuyla paylaşmak için bir aradayız. Sistemdeki bu çok boyutlu çöküş ve yapısal kriz karşısında Eğitim Sen olarak taleplerimizi açık ve net bir biçimde siyasi iktidarın ve kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Raporumuzun sunduğu gerçekler ışığında acil taleplerimiz şunlardır: Eğitimin dinselleştirilmesine ve protokollere son verilsin. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli derhal geri çekilsin. Anadilinde eğitim hakkı anayasal güvenceye alınsın. MESEM uygulamaları derhal durdurulsun. Okulda bir öğün ücretsiz yemek ve temiz su sağlansın. Okullarda kadrolu ve güvenceli temizlik personeli istihdam edilsin. Mülakat kaldırılsın, tam güvenceli ve kadrolu istihdam sağlansın. Okul güvenliğinde ‘pedagojik kalkan’ modeli esas alınsın! Eğitim, siyasi iktidarların kendi ideolojik ihtiyaçlarına göre şekillendireceği bir deneme tahtası, piyasanın kâr odaklı dinamiklerine terk edilecek bir ticarethane değildir. Eğitim Sen olarak; çocukların ve gençlerin eşit, özgür, nitelikli bir eğitim alabilmesi; tüm eğitim emekçilerinin güvenceli, insanca koşullarda çalışabilmesi için meydanlarda, sokaklarda ve okullarda örgütlü mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimiz bilinmelidir.”

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.