- Eğitim
- 01.01.2026 13:05
Çocuk hakları ihlalleri ve eğitimde eşitsizlikler 2025’te de sürdü
Eğitim-Sen, 2025 yılında Türkiye’de çocuk haklarının ihlal edildiğini, milyonlarca çocuğun eğitim, sağlık ve güvenlikten mahrum kaldığını, öğrencilerin beslenme ve barınma sorunlarının derinleştiğini açıkladı
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : SULTAN GÜMÜŞ KAYA
Eğitim-Sen, 2025 yılına ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’de çocukların sağlık, eğitim, güvenlik ve sosyal koruma alanlarında ciddi ihlallerle karşı karşıya kaldığını açıkladı. Sendika, ekonomik kriz, yoksulluk ve yetersiz sosyal politikaların en ağır bedelini çocuklara ödettiğini vurguladı.
Açıklamaya göre, Türkiye’de yaklaşık 2,3 milyon çocuk işçi bulunuyor ve bu yıl 91 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. İSİG verilerine göre son 12 yılda iş cinayetlerinde ölen çocuk sayısı en az 770 olarak kaydedildi. Çocuk yaşta evlilikler, cinsel istismar, çocuk işçiliği ve tutuklamalar da devam etti.
EN AĞIR BEDELİ ÇOCUKLAR ÖDEDİ
Çocuklara ve haklarına yönelik tehditlerin arttığını kaydeden sendika, “Türkiye’de çocuklar; 2025 yılında da sağlık, eğitim, güvenlik ve sosyal koruma alanlarında ciddi ihlallerle karşı karşıya kaldı. Çocuk yaşta evlilikler, cinsel istismar, çocuk işçiliği ve tutuklamalar devam etti. Ekonomik kriz, yoksulluk ve sosyal politikaların yetersizliği, en ağır bedeli çocuklara ödetti. Türkiye’de yaklaşık 2,3 milyon çocuk işçi bulunurken bu yıl 91 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. İSİG verilerine göre, son 12 yılda iş cinayetlerinde hayatını kaybeden çocuk sayısı en az 770 oldu… 2025 yılında milyonlarca kız çocuğu hala eğitimden, sağlıktan, güvenli yaşamdan ve özgürlükten mahrum bırakıldı. Yoksulluk, cinsiyetçilik, dinselleştirme ve otoriter politikalar; kız çocuklarının yaşamlarını doğrudan belirledi. Eğitim, sağlık, katılım ve adalet alanlarında yaşanan her ihlal, bir kuşağın geleceğinin gasp edilmesi anlamına geldi… 2025 yılı itibariyle 611 bin 612 çocuk örgün eğitim dışında ve bunun yaklaşık yarısı kız çocuğu. Net okullaşma oranı 5 yaşta yüzde 84,3; ilkokulda yüzde 95; ortaokulda yüzde 91,5; ortaöğretimde yüzde 88’dir. Bu oranların ardındaki sınıfsal ve bölgesel eşitsizlik çok daha derin. Kırsal bölgelerde, yoksul hanelerde ve göçmen topluluklarda yaşayan kız çocukları eğitimden dışlanıyor. 2025 yılında geçici koruma altındaki kız çocuklarının sadece yüzde 48,86’sı okula gidebildi” bilgisini paylaştı.
GEÇİM KRİZİNİN EĞİTİM ÜZERİNDEKİ YIKICI ETKİLERİ
Öğrencilerin beslenme ve barınma sorunlarının derinleştiğini aktaran sendika, “2025 yılı, ekonomik sorunların ve halkın yaşadığı geçim krizinin eğitim üzerindeki yıkıcı etkilerinin en somut görüldüğü yıl oldu. Eğitim Sen’in yıl boyunca meydanlarda dile getirdiği ‘Okullarda bir öğün ücretsiz yemek ve temiz su’ talebi, MEB tarafından yine görmezden gelindi. Derinleşen yoksulluk nedeniyle binlerce öğrenci okula aç gitmek zorunda kalırken, yetersiz beslenme kaynaklı sağlık sorunları ve öğrenme güçlükleri sık sık kamuoyu gündemine geldi. Barınma krizi ise üniversite öğrencilerinden sonra ortaöğretim düzeyine kadar indi. KYK yurtlarının yetersizliği ve fahiş kira artışları, öğrencileri tarikat ve cemaat yurtlarına mahkum etme politikasının bir parçası olarak sürdürüldü” dedi.
TEMİZLİK İŞLERİ VELİLERİN SIRTINDA
Okullarda temizlik, hijyen ve destek personeli yetersizliğine de dikkat çeken sendika, “2025 yılı boyunca okullarda temizlik ve hijyen sorunları sürekli gündem oldu. Türkiye genelinde 60 bini aşkın devlet okulunda 49 bin 578 kadrolu temizlik personeli görev yaparken, diğer okullar dışarıdan hizmet satın alarak ya da İŞKUR personeli görevlendirilerek okul temizliği sorununu çözmeye çalıştı. 2025 yılında Toplum Yararına Çalışma Programı (TYP) kapsamında 70 bin temizlik (ve güvenlik) personeli alımı yapıldı. Eğitim kurumlarında ihtiyaç kadar personel görevlendirilmemesi nedeniyle pek çok okulda ciddi temizlik sorunları yaşandı. Bazı okullarda tek bir temizlik görevlisi dahi bulunmazken, sınıflar öğretmenler ve öğrenciler tarafından temizlendi. Okulların temizlik işlerinin velilerin sırtına yüklenmesi veya öğretmenler ile öğrencilere yaptırılmaya çalışılması, kamusal eğitimin iflasının bir başka göstergesi oldu” sözlerini kullandı.
Kaynak : SULTAN GÜMÜŞ KAYA