Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından gerçekleştirilen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Ege’den Gazze’ye: Bilim, Umut ve Gelecek” programı, EÜ Kültür Sanat Evinde yoğun katılımla yapıldı. Etkinliğe Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydoğan Savran, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, Deya Ar ve Begüm Aksoy tarafından hazırlanan, 15 ödül ve 19 finalistlik başarıya ulaşan “Adımı Yaz” isimli kısa film de izleyicilerle buluşturuldu.
“ÜNİVERSİTELER SADECE BİLGİ ÜRETMEZ”
Programın açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Gazze’de yaşananlara ve üniversitelerin toplumsal sorumluluğuna dikkat çekti. Alcı, üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar olmadığını belirterek, bilimsel çalışmaların toplumla buluşması ve toplumsal faydaya dönüşmesinin önem taşıdığını söyledi.
Alcı, “Üniversiteler sadece bilgi üretmez; temel hedeflerimizden biri de yapılan çalışmaların topluma dokunması, bilimin üniversitelerin sınırları içerisinde kalmayarak toplumun tüm kesimleriyle buluşması, bilimsel bilginin erişilebilir kılınması ve toplumsal faydaya dönüşmesidir. Bu vizyonla yürütülen çalışmalara sundukları değerli katkılar dolayısıyla YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar'a teşekkür ediyorum” dedi.
Gazze konusunda ortak bir vicdan ve güçlü bir ses oluşturmanın insani bir sorumluluk olduğunu ifade eden Alcı, Filistin halkının güven ve huzur içinde geleceğe bakabileceği günlere en kısa sürede ulaşmasını temenni etti.
“HER BİREYİN VERİSİ ÇOK KIYMETLİ”
Konuşmasında yerli ve milli teknolojinin önemine de değinen Alcı, kişisel verilerin ve mahremiyetin günümüzde daha fazla önem kazandığını söyledi. Savaşlarda dahi hedeflerin konum bilgilerinin takip edilerek belirlendiğine dikkat çeken Alcı, veri güvenliği konusunda toplumun bilinçlenmesi gerektiğini ifade etti.
Alcı, “Benim verimden ne olur” düşüncesinin doğru olmadığını belirterek, her bireyin verisinin değerli olduğunu vurguladı. Türkiye’de sunucusu ve ana bilgisayarı bulunan yerli platformların tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Alcı, yapay zekânın hayatın önemli bir parçası haline geldiğini ve yeni teknolojilerin dikkatli şekilde yönetilmesi gerektiğini dile getirdi.
FİLİSTİNLİ ÖĞRENCİLER SORUNLARINI DİLE GETİRDİ
Etkinlik kapsamında, moderatörlüğünü EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün’ün üstlendiği bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı (İHH) Yönetim Kurulu Üyesi Av. Halit Çelik ile Ege Üniversitesinde eğitim gören Filistinli öğrenciler konuşmacı olarak yer aldı.
EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün, “Bilim Kafe etkinlikleri; bilimsel birikimi toplumsal fayda gözeterek kampüs dışına taşıyan önemli bir harekettir. YÖK’ün 'Gazze İçin Bilim Kafe' vizyonu bizlere ufuk açtı. Enstitü olarak Filistinli öğrencilerimizi Ege’de karşılayıp onlara Türkçe eğitimi veren ilk birim olmanın gururuyla, gençlerimizle aramızda çok kıymetli bir bağ taşıyoruz” diye konuştu.
ÜNİVERSİTELERARASI İŞ BİRLİĞİ YAPILMASI ÖNEMLİ
Etkinliğe çevrim içi katılan İzmir Filistinli Öğrenciler Topluluğu Başkanı Yasmin Kehail, Gazze’deki eğitim mücadelesine dikkat çekti. Kehail, “Gazze bize sadece acıyı değil; direnişi, umudu ve yeniden ayağa kalkma iradesini de öğretiyor. Bizler eğitimimizi burada sürdürürken, Gazze’de de şartlar ne kadar zor olursa olsun yüz yüze eğitim bir şekilde devam ediyor. Ancak imkânlar çok kısıtlı. Tam da bu yüzden, Ege Üniversitesi ile Gazze’deki üniversiteler arasında kurulacak bir bağ ve yürütülecek ortak online dersler, oradaki öğrencilerin geleceğine büyük bir umut olacaktır” dedi.
BİNALAR YIKILSA DA EĞİTİM DEVAM EDİYOR
Filistinli öğrenci Mohammed Mohesın ise “İsrail taş üstünde taş bırakmayıp her şeyi yok etse de, Gazze'deki o kararlılık ve ilim aşkı asla yıkılmadı. Bornova kadar bir alanda 2023'ten beri her türlü saldırıya rağmen insanlar direniyor, ‘Bizi bitiremezsiniz’ diyor. Bugün eğitim durma noktasına gelmiş olabilir; ancak en büyük gücümüz bu iradedir. Allah'ın izniyle bir gün o kampüsleri yeniden inşa edecek, öğrencilerimizi sınıflarına kavuşturacak ve yeniden başaracağız” diye konuştu.
ÖĞRENCİLER İÇİN ‘KARDEŞ ÖĞRENCİ’ PROJESİ
Gazze’deki eğitim kurumlarına ve oradaki öğrencilere destek olunması gerektiğini belirten Av. Halit Çelik, “Üniversitelerimiz; Filistin’in Batı Şeria bölgesinde veya Gazze’de faaliyet gösteren gerek ortaöğretim kurumlarıyla gerekse üniversitelerle bir ‘kardeş okul’ projesi yürütmelidir. Bu proje kapsamında, şartların elverdiği ölçüde misafir öğretim üyeleri görevlendirilmeli ve öğrenci değişim programları düzenlenmelidir. Ayrıca öğrenciler için bireysel düzeyde bir ‘kardeş öğrenci’ projesi öneriyorum. Filistin ve Gazze’deki öğrencilerle doğrudan irtibat kurarak onlara destek olabiliriz. Bu noktada İHH olarak bizler de elimizdeki mevcut listelerle sizlere yardımcı olabiliriz. Bunun için Müslüman olmaya gerek yok, insan olmak yeterlidir. Onurlu insanlar olarak, yeryüzünün neresinde olursa olsun bir zulüm varsa ona karşı durmalı; nerede bir iyilik varsa onu çoğaltmak için çaba göstermeliyiz” dedi.
Program, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydoğan Savran tarafından katılımcılara günün anısına plaket takdim edilmesinin ardından, Gazze’deki yaşamı ve direnişi konu alan “Gazze Fotoğraf Sergisi”nin gezilmesiyle sona erdi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın