- Eğitim
- 15.01.2026 15:22
Eğitim-İş’ten çarpıcı rapor: Eğitim kamusal bir hak olmaktan çıktı
Eğitim-Sen, 2025/26 Eğitim-Öğretim Yılı Birinci Yarıyıl Raporu’nda öğretmen açığı, güvencesiz istihdam, artan özelleşme ve dini eğitime ayrılan bütçedeki büyük artışa dikkat çekti
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : SULTAN GÜMÜŞ KAYA
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ‘2025/26 Eğitim-Öğretim Yılı Birinci Yarıyıl Raporu’nu yayımladı. Raporda, 16 Ocak Cuma günü sona erecek ilk yarıyılın; öğretmen açığı, ağır çalışma koşulları, ekonomik sorunlar, personel yetersizliği, hijyen problemleri ve eğitimde artan piyasacı-dini yönelimlerin gölgesinde tamamlandığı öne sürüldü.
Rapora göre yüz binlerce öğretmen atama beklerken, görev yapan öğretmenler artan iş yükü ve yetersiz ücretlerle çalışmak zorunda bırakıldı. Okullarda yardımcı personel eksikliği devam ederken, temizlik ve hijyen sorunlarının çözülemediği belirtildi.
KÖKLÜ SORUNLARIN GÖLGESİNDE SONA ERDİ
Raporda dikkat çeken ifadeler şöyle: “2025/’26 eğitim-öğretim yılının ilk yarısı 16 Ocak Cuma günü sona erecek ve iki haftalık yarıyıl tatili başlayacaktır. 2025/26 eğitim-öğretim yılının ilk yarısı, eğitimde çözüm bekleyen köklü sorunların gölgesinde sona ermektedir. Yüz binlerce öğretmenin atama beklediği, mevcut öğretmenlerin ağır iş yükü ve ekonomik sıkıntılar altında görev yaptığı, okullarda personel yetersizliği ile temizlik ve hijyen sorunlarının çözülmediği koşullarda eğitim öğretim yapılmıştır. Son yıllarda Türkiye’deki eğitim politikalarında yaşanan piyasa merkezli ve laiklik karşıtı dönüşüm, eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkararak piyasacı, tek din–tek mezhep referanslı ve merkeziyetçi bir yapıya dönüştürmüştür. Bu dönüşüm sadece eğitim sistemini değil; öğrenciler, öğretmenler ve toplumun tamamı üzerinde çok katmanlı ve derin etkiler yaratmıştır. Eğitim, toplumsal eşitliğin ve kamusal yararın bir aracı olmaktan uzaklaştırılmış, piyasanın ihtiyaçlarına ve siyasi iktidarın ideolojik yönelimlerine göre şekillenen bir araç hâline getirilmiştir.”
OECD ORTALAMASININ OLDUKÇA ALTINDA
Devamında ise, “Türkiye’nin eğitim kademelerine göre öğrenci başına yaptığı harcama, OECD ortalamasının oldukça altındadır. Özellikle ilköğretim ve ortaöğretimde bu fark daha belirgindir. Bu rakamlar, Türkiye’nin eğitime daha fazla yatırım yapması gerektiğini ve harcamaların OECD ülkeleri seviyesine yükseltilmesi gerektiğini göstermektedir. 2020 yılında Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne ayrılan bütçe 10,1 milyar TL; 2021’de 11,9 milyar TL, 2022’de 20,6 milyar TL; 2023’te 41,7 milyar TL ve 2024’te 82,6 milyar TL olmuştur. 2025’in ilk 9 ayında 53 milyar TL civarında bir artış söz konusuyken yılsonu 90 milyar TL’nin üzerine çıkması beklenmektedir. Söz konusu artış eğiliminin 2026’da artarak devam etmesi ve genel eğitime ayrılması gereken kaynakların önemli bir kısmının yine dini eğitime ayrılması şaşırtıcı olmayacaktır” mesajı verildi.
Raporun tamamına Eğitim-Sen’in resmi sayfasından erişebilirsiniz.
Kaynak : SULTAN GÜMÜŞ KAYA