Eğitim-İş Sendikası, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı sendikalarla birlikte 19 Aralık’ta iş bırakma eylemi gerçekleştireceklerini duyurdu. Sendika, iktidarın emekçiyi yoksullaştıran ve sermayeyi koruyan ekonomi politikalarına karşı insanca yaşam, adil ücret ve hakça paylaşım talebiyle üretimden gelen gücün kullanılacağını açıkladı.
Eğitim-İş tarafından yapılan açıklamada, iş bırakma eyleminin ulusal ve uluslararası hukuktan doğan meşru bir sendikal hak olduğu vurgulandı. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesi hatırlatılarak, Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 87 ve 98 sayılı sözleşmeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi ile Anayasa Mahkemesi kararlarının, sendikal faaliyetler kapsamında iş bırakma hakkını açık biçimde tanıdığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca Danıştay kararlarıyla, kamu emekçilerinin sendikal eylemler nedeniyle cezalandırılamayacağının defalarca tescillendiği belirtildi.
HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ
Açlık sınırında yaşamaya mahkûm edilen kamu emekçilerinin sorunlarına dikkat çekmek amacıyla alınan eylem kararının hukuka uygun ve meşru olduğu kaydedilen açıklamada, sendikal eyleme katılan kamu emekçilerine en hafif disiplin cezasının dahi verilemeyeceği vurgulandı. Eğitim-İş, iş bırakma eylemi nedeniyle disiplin cezası verilmesinin hukuka aykırı olacağını ve bunun sendikal faaliyet hakkının engellenmesi anlamına geleceğini belirtti. Sendika, sendikalı-sendikasız ayrımı yapmaksızın eyleme katılan tüm kamu emekçilerinin yanında olacaklarını duyurdu. Açıklamanın sonunda, hukuka aykırı biçimde herhangi bir disiplin cezası uygulanması halinde sürecin sendika tarafından yakından takip edileceği, gerekli tüm hukuki desteklerin sağlanacağı ve yargı yollarına başvurulacağı ifade edilerek, “Emekçiyi yoksullaştıran politikalara karşı susmayacağız, haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz” denildi.