EĞITIM

EÜ’de sahte haberler semineri

Karşıyaka Lisesi ve Almanya’daki Mulvany Berufskolleg öğrencileri, “Türk-Alman Gençlik Köprüsü” programı kapsamında Ege Üniversitesi’ni ziyaret etti. Prof. Dr. İlknur Aydoğdu Karaaslan dijital çağda sahte haberler ve dezenformasyon üzerine seminer verdi.

Karşıyaka Lisesi ve Almanya’nın Herne kentindeki Mulvany Berufskolleg arasındaki “Türk-Alman Gençlik Köprüsü” öğrenci hareketlilik programı kapsamında, öğrenciler Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, EÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İlknur Aydoğdu Karaaslan tarafından “Sahte Haberler-Dijital Bilgi Çağında Gerçeği Bulmak” başlıklı seminer verildi. Karşıyaka Lisesi’nden 2 danışman öğretmen ve Almanya’daki Mulvany Berufskolleg’den 2 danışman öğretmenle birlikte toplam 20 öğrencinin katıldığı seminerde, sahte haberin doğası, dezenformasyonun psikolojik temelleri ve dijital çağda manipülasyon teknikleri ele alındı.

“SAHTE HABERLER ARTIŞ GÖSTERİYOR”

Prof. Dr. İlknur Aydoğdu Karaaslan, sahte haberlerin dijitalleşme ile artış gösterdiğine dikkat çekerek, “Günümüzün en büyük dijital tehditlerinden biri olan sahte haber olgusu, dijitalleşmeyle birlikte haberin yayılma hızını artırırken ne yazık ki güvenilirliği zayıflattı. Bilgi kirliliğine karşı vatandaşları uyarırken her zaman altını çizdiğim bir gerçek var. Sahte haber sadece basit bir yanlış bilgi değil, bilinçli bir manipülasyon aracıdır. Dijital medyada karşılaştığımız her yanlış bilgiyi aynı kefeye koymamalıyız. Burada hata sonucu yayılan ‘misinformation’ (yanlış bilgi), bilinçli olarak üretilen ‘dezenformasyon’ ve dezenformasyonun haber formatında sunulmuş hali olan ‘sahte haber’ kavramları arasındaki ince çizgiyi iyi görmemiz gerekiyor. Sahte haberin en ayırt edici özelliği kasıt unsurudur; yani bu içerikler sadece gerçeği gizlemekle kalmaz, aynı zamanda alternatif bir gerçeklik inşa etmeyi hedefler” dedi.

“TOPLUMSAL KUTUPLAŞMA DERİNLEŞİYOR"

Prof. Dr. İlknur Aydoğdu Karaaslan, sahte haberlerin hızlı yayılmasında ekonomik ve psikolojik faktörlerin önemli rol oynadığını vurguladı. Dijital medyada içeriklerin tıklanma üzerinden gelir sağladığı bir “tık ekonomisi” gerçeği bulunduğunu belirten Karaaslan, bunun sahte haberleri maddi açıdan kârlı hale getirdiğini söyledi. Sosyal medya algoritmalarının kullanıcıları yalnızca kendi görüşlerini destekleyen içeriklerle buluşturduğunu ve bunun “yankı odaları” yarattığını aktaran Karaaslan, insanların kendilerini doğrulayan veya korku ve öfke uyandıran bilgileri sorgulamadan kabul etme eğiliminin, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğine dikkat çekti.

MANİPÜLASYONDAN KURTULMANIN ÜÇ ADIMI

Prof. Dr. Karaaslan, dijital manipülasyondan kaçınmak için uygulanabilecek üç temel adımı paylaştı:

Duygu Analizi:

İçerik sizde aşırı öfke uyandırıyor veya tam da duymak istediğiniz şeyi söylüyorsa, bu mantığınızı devre dışı bırakmayı amaçlayan bir “olta” olabilir.

Kaynak Sorgulama: 

Haberin paylaşıldığı mecranın geçmişi, künyesi ve muhatabının belli olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.

Görsel Arama:

 Fotoğraflar bağlamından koparılabilir; görsel arama ile kullanılan görselin güncelliği ve gerçekten o olaya ait olup olmadığı teyit edilmelidir.

Karaaslan, dijital çağda gerçeğe ulaşmanın doğrulama kültürünü benimsemekten geçtiğini belirterek, “Paylaşmadan önce doğrulamak, hızlı tüketim kültüründe ‘yavaş düşünmek’ ve sorgulamak hakikate ulaşmanın yoludur” dedi. Etkinliğin ardından, Türk-Alman Gençlik Köprüsü öğrencileri, EÜ Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi’ndeki birimleri gezerek yürütülen çalışmaları yakından inceledi.