İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Mesleki Eğitim Merkezleri'ne (MESEM) ilişkin yayımladığı değerlendirmede, uygulamanın çocuk işçiliğini yaygınlaştırdığını ve bir halk sağlığı sorununa dönüştürdüğünü savundu.
Açıklamada, 2008 ekonomik krizinin ardından derinleşen yoksullukla birlikte çocuk işçiliğinin kentlerde yaygınlaştığı belirtilirken, pandemi döneminde çok sayıda öğrencinin örgün eğitimden ayrılarak açık liseye geçtiği ifade edildi. İSİG Meclisi, özellikle MESEM uygulamasının devlet politikalarıyla kitleselleştirildiğini ve çocuk işçi ölümlerinin artık kent merkezlerinde de daha görünür hale geldiğini ileri sürdü.
ÜCRETSİZ BİR İŞGÜCÜ KAYNAĞI
İSİG Meclisi’nin açıklamasında yer alan ifadeler şöyle: “Kentlerdeki 500 bin çocuğun en kötü çalışma biçimi olarak MESEM! 2008 krizi sonrası yoksullaştırma politikaları hızla devreye girdi. Alım gücü düştü ve ailenin her üyesi çalışmak zorunda kalmaya başladı. Kentsel yoksulluk yaygınlaşınca eğitim politikalarının da bu konudaki yönlendirmesiyle hızla ‘çocuk işçiliği kentleşti’. Pandemi süreci ile birlikte çocuklar kitlesel olarak örgün eğitimden açık liseye kaydını aldırdı. Özellikle MESEM’de gördüğümüz üzere bizzat devlet politikalarıyla kitleselleştirilen çocuk işçiliği ve tüm Anadolu kentlerinde yoğunlaşan OSB gerçekliği artık çocuk işçi ölümlerini kent merkezlerine ve çeperlerine taşıdı. MÜSİAD’ın düzenlediği 2014 Meslek Lisesi Çalıştayı raporundaki görüşler doğrultusunda şekillenen MESEM, 2016 yılında örgün eğitim kapsamına alındı. 2020 yılında MESEM programı öğrencileri fark derslerini alarak meslek lisesi diploması almaya hak kazandılar ve meslek liseleri bünyesinde MESEM sınıfları açılarak yaygınlık kazandı. 2021 yılında stajyer ve çırak ücretlerinin patronların sorumluluğundan alınıp İşsizlik Sigortası Fonuna bağlamasının ardından özellikle MESEM’li sayısında kitlesel bir artış yaşandı. MESEM’lerde yoğunlaşan çocuk işçiliğinin nesnel zeminini yoksullaştırma ve eğitim sisteminin dışına itilme politikaları oluşturmaktadır. Yüzbinlerce çocuk eğitim adı altında bir gün okula dört gün işyerine gitmektedir. Pratikte ise işyerlerinde çalışma 5-6 gün ve 10-12 saate kadar çıkmakta ve Bakanın da izin verdiği üzere gece 23.00’a kadar ‘işi öğrenme bizzat işçi olarak çalışarak’ gerçekleştirilmektedir. Çocuklara verilen asgari ücretin üçte biri ila yarısı olan ücret ise (9-14 bin TL) işsizlik fonundan karşılanmakta, patronun cebinden en fazla (o da isterse) verdiği yemek ya da harçlık çıkmaktadır. Yani MESEM patronlar için ‘ücretsiz bir işgücü kaynağı’dır.
BİR HALK SAĞLIĞI SORUNU
“MESEM yalnızca kötü bir eğitim modeli olarak kavranamaz” ifadelerine yer veren İSİG Meclisi, “MESEM, kamusal kaynaklarla finanse edilen, sermayeye düşük maliyetli / bedava çocuk emeği sağlayan bir mekanizmadır. ‘Mesleki eğitim’ söylemi, çocukların erken yaşta sömürü düzeni içine çekilmesini meşrulaştırmak için kullanılmaktadır. Bu uygulamanın son iki yıldır ortaokul düzeyine indirilmesi için adımlar atılmaya başlandı. 17 Ocak 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle 5. ve 6. sınıflarda eğitim yılı süresince, 7. sınıfta ise eylül ayının son iş gününe kadar ortaokullardaki çocukların meslek ortaokullarına nakli yapılabilecek. Yani mesleki eğitim adıyla işçileştirme yaşı 10-11’e düşürülüyor. Sonuç olarak genelde maddi durumu kötü olan ailelerden çocuklar MESEM’e gitmektedir. Böylece bir yandan lise diploması alıp diğer yandan çalışıp diploma, kalfalık ve ustalık belgesi alarak (meslek sahibi olup koluna altın bilezik takarak) işyeri açma hayalleri olacak. Ancak gerçekte bu çocuklara sunulan gelecek OSB’lerde, gıda, metal, kimya gibi sektörlerde ara eleman olma ya da hizmet sektörü çalışanı olmaktır. Diğer yandan sağlıklarını, çocukluklarını ve gençliklerini işyerlerinde bırakacaklar. İş cinayetleri en acı gerçektir ama orta-uzun vadeli sağlık sorunlarını da sorunun diğer yüzüdür. Uzun çalışma saatleri, ağır ve tehlikeli işlerde çalışma, kimyasal ve fiziksel risklere maruz kalma, gelişim çağında bedensel yıpranma, ruhsal örselenme ve eğitimden kopuş çocuk işçiliğinin pek de görünmeyen ama insan bedeninde kalıcı hasarlara neden olan sonuçlarıdır. Çocuk işçiliği, bu anlamda bir halk sağlığı sorunudur” bilgisini paylaştı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın