27 Nisan 2026, Pazartesi 19:15
26°C İzmir

EBSO'dan enflasyon uyarısı: Bedeli yine sanayici ödeyecektir

EBSO Nisan ayı meclis toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, ekonomideki gidişatın faturasına dikkat çekerek, "Dengelerin sağlanması çok vakit alacak; bu durumun bedelini yine hep beraber, biz sanayiciler en ağır şekilde ödeyeceğiz" dedi

EBSO'dan enflasyon uyarısı: Bedeli yine sanayici ödeyecektir haberinin görseli
6 dk okuma süresi

KEMAL ÖZKURT / Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Nisan ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkan yardımcısı İzzet Şanlı idaresinde, sanayici iş insanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar yoğun programları nedeniyle toplantıya katılamadı. Toplantıda konuşan  Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, ekonomideki belirsizliklere ve finansmana erişimdeki zorluklara dikkat çekti. Enflasyonun giderek kötüleştiğini belirten Ürün, piyasalardaki dengelerin yeniden kurulmasının zaman alacağını vurguladı. Sanayicinin yüksek faiz ve artan maliyetler nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Ürün, "Bunun bedelini ise her zaman olduğu gibi biz sanayiciler en ağır şekilde ödeyeceğimize inanıyoruz. Bu tablo, üretim ve yatırım iştahı önünde en büyük engel olarak durmaya devam ediyor" dedi.

HAKAN URUN

ENFLASYONDAKİ KÖTÜLEŞMENİN FATURASI SANAYİCİYE KESİLİYOR

Ekonomik göstergeler üzerinden karamsar bir tablo çizen Hakan Ürün, IMF’nin büyüme tahminlerini revize etmesine rağmen enflasyonist baskının kırılmadığına dikkat çekti. Sanayicinin üzerindeki yükün her geçen gün arttığını belirten Ürün, "Türkiye için en kritik sorun enflasyonun giderek kötüleşiyor olmasıdır. Ekonomik dengelerin yeniden tesis edilmesi çok vakit alacak gibi görünüyor. Bunun bedelini ise her zaman olduğu gibi biz sanayiciler en ağır şekilde ödeyeceğimize inanıyoruz. Faizlerin düşmesini beklerken, Merkez Bankası mevcut şartlardan dolayı müdahale edemiyor ve iki aydır büyük bir baskı oluşmuş durumda. Bu tablo, üretim ve yatırım iştahı önünde en büyük engel olarak durmaya devam ediyor" dedi.

HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ GIDA VE İHRACATINI DOĞRUDAN VURUR

Küresel enerji ve ticaret yollarındaki risklere değinen Ürün, özellikle Hürmüz Boğazı’nın olası bir kapanma durumunda Türkiye’nin en çok etkilenecek ülkeler arasında olduğunu hatırlattı. Ürün, yapılan teknik çalışmalara atıfta bulunarak şu uyarıyı yaptı: "Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasından en çok etkilenecek 9. ülkeyiz. Sadece enerji değil, gıda fiyatlarındaki artış beklentisinde de Türkiye yine 9. sırada yer alıyor. Enerjide birinci derecede sıkıntı yaşamasak bile, bu boğazın kapanması ticaretimize, üretim hattımıza ve dezenflasyon sürecimize doğrudan olumsuz yansıyacaktır. Petro-dolar sistemindeki sarsıntılar ve Amerika ile Körfez ülkeleri arasındaki güven bunalımı dünyayı büyük bir belirsizliğe sürüklüyor."

- REKLAM -

YALIN ÜRETİM VE SIKI NAKİT YÖNETİMİ

Ekonomik programın somut adımlarla güçlendirilmesi gerektiğini savunan Ürün, özellikle KOBİ'lerin bu kriz dönemini atlatabilmesi için uzman görüşlerine dayanan bir yol haritası sundu. Nakit akışının satıştan daha önemli hale geldiğini vurgulayan Ürün, "KOBİ'lerimiz tahsilatı satıştan öncelikli görmeli ve nakit yönetimini çok güçlü kurmalı. Jeopolitik risklerin tetiklediği maliyet artışlarını minimumda tutmak için esnek bütçe ve gider planlaması yapılmalı. İsraftan kaçınmak adına yalın üretim sistemleri tam kapasite yerleştirilmeli. Kredi kullanımında ise her zamankinden daha titiz davranılarak ödeyememe riskinin önüne geçilmelidir" diye konuştu.

KURUMSAL HAFIZAYI 50 YAŞINDA EMEKLİ EDEREK RİSK ALIYORUZ

İş dünyasındaki "gençleştirme" eğiliminin kurumsal hafıza kaybına yol açtığını savunan Hakan Ürün, tecrübeli personelin sistem dışına itilmesini eleştirdi. 50 yaşın kariyerin en verimli çağı olduğunu hatırlatan Ürün, "Şirketlerimiz yetişmiş, kıdemli çalışanlarla yollarını erkenden ayırmaya çalışıyor. Oysa belirsizlik dönemlerinde tecrübe ve kriz çözme becerisi hayati önemdedir. Yeni neslin teknoloji hakimiyeti yüksek olsa da sebatkâr olma ve aidiyet duygusu konusunda eksiklikler görülüyor. Devlet 65 yaşına kadar çalışma izni verirken, sanayicinin 50 yaşındaki birikimi emekli etmesi kurumsal hafızaya ihanettir. Geçmişteki hataların tekrarlanmaması için bu birikimden vazgeçmemeliyiz" dedi.

ŞİDDET SARMALI VE YOKSULLUK GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR

Toplumsal verilere ve eğitim sistemindeki aksaklıklara değinen Ürün, çocuk nüfusunun azalması ve artan şiddet olaylarına dikkat çekti. İstatistiklerin iç açıcı olmadığını belirten Ürün, "Toplumdaki her dört bireyden biri çocuk ancak çocuk nüfusumuz Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesinde. Çocuklarımızın yüzde 37'si yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında. Eğitim alanın da almayanın da şiddetle yan yana geldiği bir süreçten geçiyoruz. Şiddeti özendiren her türlü yayın ve oyun derhal denetlenmeli. Geleceğimiz olan çocuklarımızın güvenliği için okullarda ve ailelerde hassasiyet en üst seviyeye çıkarılmalıdır" çağrısında bulundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.